2000-2002 arası yüksekokul'a gittiğim şehir. Bu şehri Real Market hâlâ faaliyette olduğu zamanlardaki ekmeği ve okul önü kafeteryada Dünya Kupası izlediğimde Hasan Şaş'ın attığı gol sonrası sevincimle anımsıyorum. Kullar yemyeşil köylük yerdi. Bazı bazı rüyalarımda oralarda uğraşırım. Kaset taktığım walkman ile Asya Tur ya da Efe Tur otobüsüne biner, her haftasonu umut dolu dimağımda serin hayallerle istanbul'a dönerdim. Ben ne bileyim felaketin hemen yanıbaşımızda olduğunu? Bir süre daha anlayamadan devam ettiğim hayatımın en güzel rahatlığını o dönemde yaşamışım, anlayamamışım. Şimdi sadece rüyalarda kalan bir tatlı anı bu şehir. Bir de askerliğimi yaptığım Bitlis Tatvan öyledir benim için.
havası insanın boğazını tıkayan şehir. yeşil, imkanları güzel sayılır, insanı yardım etmeyi sever ama havası leş gibi arkadaş. malatya'dan buraya gelince boğuluyorum. izmit'ten malatya'ya dönünce temiz hava, oksijen ciğerlerimi yakıyor. bir de doğru düzgün yemek yiyebileceğiniz bir müessese yok.
bu kadar doğal güzel bir körfez nasıl iç edilir diye merak eden olursa gitsin baksın. he bi de yağmur yağdığı zaman şemsiyesiz dolaşmayın. asit yağar üzerinize.
Üniversite'ye gittiğim şehir. O vakitler Futbol takımı bile 1. Lig'deydi. Sonradan adı Süper Lig oldu. Uzattım lafı galiba. Neyse! Bir zamanlar benim için her yeri dutluk olan şehirdir zatıalileri efendim.