dünyanın en abartılan mevzusu. tek yapman gereken daha az yemek. gerçekten bak, bu kadar. yok efendim karbonhidratlar, yok efendim karatay, yok efendim gluten. daha az ye oğlum lan. "az yesem de kilo veremiyorum amaa!" diye ağlayana da cevabım, yeterince azaltmamışsın demektir, daha da az ye.
şahsen en sonunda günde 500 kalori aldığım bir diyete inmiştim, ancak öyle kilo verebildim. ama verdim. 15 kilo verdim. o yüzden gayet de oluyor yani. az yiyin lan.
öğle yemeğinde hamur işi hariç her şeyden ye, akşam üstü spora git, akşam yeme.
bütün konu bu kilo vermek özelinde. 1 ay sabret gelirsin istediğin yere. sonra her istediğini yemeye başlayıp spora devam edersin, üste 2-3 kilo kas kütlesi atarsın. o da sana kâr kalır.
onun dışında aşırı nizami ve program dahilinde kilo vermek için ya hiçbir sorumluluğu olmayıp zengin olan biri olarak spor için yaşayacaksın, ya profesyonel atlet falan olacaksın.
ordan oraya koştururken gramajla yemek yemek imkansız bir şey. illa arada kaçıyor. kaçanlar seni hedefin ötesine atıyor.
en güzeli 1 öğünden kesmek, o da aktivitenin bittiği ve dinlenmenin başladığı akşam. başka şansın yok yani.
Kilolu insanlar için çok güzel bir durum olmasına karşın zaten hali hazırda zayıf bir insan için çileye dönüşecek bir durumdur.
Misal kuzenım kastamonunda ünv okumaktadır. 65 kilo 1.75 boyunda olan bu adam 3 ay sonra istanbula geldiğinde 55 kiloya kadar düşmüştür. Resmen kaptan amerikanın filmdeki ilk hali gibi olmuş adam lan.
Rutin takıldığımız kafeye gittik. hemen hemen her masa tanıdık simalardan oluşan ortam. Masaya selam vermek için gelen 15 kişiden 10u kuzenime "kardeşim çok kilo vermişsin hayırdır hastamısın?" tarzı yaklaşımlarda bulundu. Ulan çocuk hepsine de sıkılmadan bunalmadan aynı cevabı verdi. Demem o ki çok zayıf olmakta kötü şişman olmakta kötü.