gece boyu peşinden koşturduğunuz hayvandır aynı zamanda. aniden ayaklarınızın üstünde yatmaktan vazgeçip uykuya daldığınız anda kafanızın üstüne kurulur, kuyruğunu suratınıza çarparak uyandırır ve sevilmek istediğini beyan eden bol tüylü şirin şeylerdir.
çok büyük bir iftiraya maruz kalan masum bir hayvancıktır. nankör felan değildir onlar, sahibine çok bağlanır.
ayrıca günlerdir netten sahiplenilmeyi bekleyenlerden birini aradığımdır. şöyle mini mini bi yavru kedim olsun! bi kedim olsun artık!
asil, sevimli, vahşi, tembel, kıskanç, atik gibi kelimeleri birleştirerek hakkında türlü türlü tanımlar kurulabilir.
bu canlılarla ilgili ilginç olan nokta ise; insanlar tarafından ya fanatik derecede seviliyor olmaları ya da fanatik derecede nefret ediliyor olmalarıdır. ortada bi yerde olanların sayısı çok az galiba.
mutsuz olduğunuzda en yakınınız bile bunu hissedemeyebilir, ancak kediniz hisseder. önce o minik kafasını sağa doğru yatırır size bakar, sizden tepki gelmezse yanınıza gelir ve yanağınızı yalamaya başlar. o an hem güler hem ağlarsınız. ve bir kediniz olduğu için çok şanslısınızdır.
tanrıya inanmamı sağlayan yaratıklar, fındık büyüklüğünde ki kalpleri sevgiyle dolu mucizeler. 6 tanesiyle birlikte yaşanıyorsa guur guuur orkestrası kuruluyor evde.
sırf kucağımda uyuduğu için kıçıma kıraplar girene kadar kalkamadığım bebekler. uyurken başını poposuna sokabilecek elastikiyette, çekip sündürmek, ısırmak istediğim hatta arasıra ısırdığım varlıklar,
uyumadan önce yatağımı ısıtan ritmik battaniyeler, sadakatlerini hiçbir insan sadaketine değişmeyeceğim meleklerim.