Ne zaman tırmalayacağı, ısıracağı belli olmadığı için akla şu şiir dizelerini getirir;
''Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunamadan." :)
Kimsenin umursamadığı, yaşama hakkı elinden alınan, arabayla çarpılıp kaçılan ve malesef ki her gün yol ortasında bir tane ölüsü görülen, şerefsiz insanların acımadan öldürdüğü sevimli hayvan;https://galeri.uludagsozluk.com/r/870109/+
allah belanızı versin!
3 tane yavruyu bakmaya çalışıyorum sokakta, barınacak yerleri var yemek veriyorum ama bi tanesi çok zayıf kaldı iştahı kapalı yemek yemeyi unuttu hayvan, kardeşleri de sagolsun fırsat vermiyolar hayvana.
ama çok tatlılar ulan hele o minik olanın bir bakışı var alıp isirasim geliyo mk.
sokakta gördüğünüz kedilere elinizden geldiğince bişeyler verin, bu sadece kedi için geçerli değil tabiki, bence en buyük sadakalardan biri onları beslemek.
Şu an evimdeki nüfusları 6 olan hayvan türü. 3ü anasız bebe, büyütüyorum onları. 3 tanesi de benim danalarım. Biri kablo yer, saksıları eşeler, poşetleri kemirir, diğeri lcdnin üstünde durmaya çalışır, buzdolabının üstünde yatacak diye mutfakta herşeyi kırıp döker, diğeri 3.sü pek birşey yapmıyor ya sakin çocuk. Kedi sevmek yürek ister. Sevmek istersin tırmalar, yanına yatarsın kalkar gider, yaramazlık yapar kızarsın laftan anlamaz, herşeyi kendi keyfine göre yapar. Gerçekten kendilerini tanrı filan zannediyorlar bence.
Mutluluk sebebi varlığı bile.bütün tabakları kırsa bile sinirlenmek yerine patilerini kontrol edip yaralanıp yaralanmadığını kontrol ettiğiniz zaman anlayacaksınız bu duyguyu.sizin sahibiniz gibi davranacak bazen ama kızmayacaksınız artık kuralları o belirleyecek.oyun oynuyorum sanıp ısıracak belki biraz sesinizi yükselteceksiniz arada.maması, suyu planlarınızı,tatillerinizi ona göre planlayacaksınız.sabah kucagınıza çıkıp masaj yapacak uykunuzun en tatlı yerinde .ama ağladığınızda ne yapacagını sasıracak minnacık bir varlık o.insan değil derdini anlatamaz bazen çıkardığı seslerden derdi var hissine kapılıp ne derdi var diye uyuyamayacaksınız.ama bütün bunlara rağmen kedi bencildir,vefasızdır,nankördür falan diyenler bir kedi ile yaşamadan konuşmamalı.yaşamak isteyen de o insanları dikkate almamalı.çünkü siz nasıl bir insansanız kedinizde bir süre sonra sizin gibi oluyor.
bugün bir tanesi üstüme atladı ve üstümden alıyım derken pantolonumda çizgi halinde hava boşlukları yarattı. sinirlenip attım bir kenara gerçekten de dört ayağının üstüne düştü.
makara hayvanlardır. severim. ama evde olmuyor be. şöyle büyük dubleks bir ev ya da villamız olsa olur. ama çük kadar apartman dairesinde kediyi nereye koyalım mubarek.
üstelik bir dönemin kutsal hayvanlarıdır biliyorsunuz. o dönemde yaşamak isterdim. zaten tapıyorum kedilere, tam otururdum o döneme.
o tatlı hareketleri, yürüyüşleri, tepkileri...
her kedinin farklı kişiliği vardır. kişilikleri insanlar gibidiri. kimisi çok huysuz olabiliyorken, kimisi fazla dostane olabiliyor. ancak sonuç olarak hepsi birbirinden sevimli oluyor. böyle alın tutun, en çirkin kediyi koyun karşınıza. bir masa başında oturun. o size baksın siz ona bakın. yemin ediyorum aklınızı kaybedersiniz sevmezseniz.
kediler bu arada mırıldar, biliyorsunuz değil mi? yani eğer elinizde süt varsa ve bir sokaktan geçiyorsanız, bir kediye yakalandıysanız, kedi de bunu fark ettiyse, siz de sadece gülerek iki okşayarak geçtiyseniz, muhtemelen arkanızdan "orspu çocuğu!" diye küfür ediyordur.
ayrıca köprücük kemikleri olmadığından dolayı başlarının sığdığı her yere girebiliyorlar.