objektif olarak en sevimli yüze sahip olduğunu düşündüğüm hayvan.
kediyi sevmemek, kedilerden nefret etmek gibi olaylara saygım var (anlayamasam bile) ancak bunların kedilerin fiziksel görüntüsü ile ilgili olduğuna inanamıyorum, inandırabilecek bir argüman olduğunu da sanmıyorum.
sevmeyen kedinin hoyratlığını sevmez, çağrıldığında değil de kafasına estiğinde yanaşmasındaki s*klemezliğini sevmez, tüy dökmesini sevmez falan ve evet, bir noktaya kadar anlarım bunları. gelgelelim şu suratı, doğduğu günden beri beton duvarların arasında haftada bir çiğ etle beslenmiş ve kırbaçla terbiye edilmiş talihsiz ruhlar hariç herhangi bir insanın estetik algısının "çirkin" bulabileceğine ihtimal veremiyorum:
dünyanin en, en, ennnnn güzel canlisi. dogdugum günden beri her hallerine hayranim. tiplerine, o karakteristik sivri kulaklarina, ters cevirilmis 3 toplu külahli dondurma gibi görünen agiz ve cenelerine, yumusacik tüylerine, tombul ve sarkik göbüslerine, mirmirlamalarina, birden dürtünce "mrrrp" diye cikardiklari ve hic kedi sahibi olmamis insanlarin pek bilmedigi o sirin mi sirin sese, o kibarcik ince sesleriyle "miyav" diyip (kedi sever) insana istedikleri her seyi yaptirabilmelerine, sapsalliklarina ve birden bire gözlerini belertip cildirmiscasina kacmalarina, yumusak nesneleri yogurmalarina, o bebe bisküvisi ve yeni dogmus bebek kokusu karisimi kokularina, yeni bir seyi agizlarini acip koklarken avanak gibi görünmelerine. Bu liste daha uzar da uzar, en iyisi burda keseyim :')