hani insanlar arasında belirgin farklar vardır ya, kimisi çekingen olur kimisi atik.
bir sokak köpeklerine bakıyorum mesela bir de sokak kedilerine. kedilerdeki ekâbirliğin, havanın onda biri yok köpeklerde. garibanlar kendi kendilerine "aman ağzımızın tadı kaçmasın" diye dolanıyorlar.
kediler ise istedikleri yerde istediklerini yapabilmeye o kadar alışmış ki çevresindeki canlıların kendilerine nasıl tepki vereceğini umursamıyor bile.
eleman avm'nin girişindeki döner kapının dibine uzanmış, bir yandan batan güneşin tadını çıkarıyor, bir yandan da dükkanı iyi yere açmanın avantajıyla avm'ye giren / çıkan kim varsa kendini sevdiriyor.
belki de bu rahatlıkları yüzünden seviyorum bu hayvanları, bilmiyorum.
Başıma bir şey gelmeyecekse ev kedilerini sevmiyorum. Bana aristokratlığı ve elitizmi çağrıştırıyorlar. Sokaktakiler can'dır, sokak kedileri canan'dır.
Edit: siz kedileri değil kendinizi seviyorsunuz. Kusura Bakmayın değil kusura bakın. Sokak kedilerini görmezden gelmeyin.
kum dolu bir kaba işeyip, sıçıyor her allahın günü onu temizliyorum, tınaklarını kesiyorum, tüylerini topluyorum ki evin her tarafı onlarla dolu, daha geçen gün götüne yapışan bokları temizledim, gece yarısı özellikle uyku uyutmuyor.
evlat edindim sanki yavşağı. neden peki uğraşıyorum bu kadar?
öyle gelip pıtı pıtı ayağının dibine bir uzanışı var, patileriyle oynayışı, bir ebleh bakışı var ki. o bakışı görünce 'yerim lan senin bokunu' diyesi geliyor insanın garip bir şekilde. gerçekten çok acayip hayvanlar amk.
Yürüyüşüyle meşhur olan, ona evinizi açmadan önce sahibi olacağınıza inandığınız fakat aslında sizin sahiplenildiğiniz yaklaşık 30 cm’lik özgüvenli sevgi topu.
kedilerin yaratılmasındaki amaç neydi acaba? kedileri artık evcilleştirdik. evlerde koşup şirinlik yapmalarından başka ne işe yararlar. evi dağıtan ergen erkek çocuğu gibi.