karamazov kardeşler

entry74 ↑ galeri7
    49.
  1. en beğendiğim karamazov kardeşler çevirisi ergin altay'ın çevirisi olmuştur.
    0 ...
  2. 48.
  3. KARAMAZOV KARDEŞLER VE DOSTOYEVSKi'NiN BÜYÜKLÜĞÜ

    Karamazov Kardeşler neden büyük bir romandır? Bana göre, ivan Karamazov sayesinde. (Tek faktör değil, en önem verdiğim faktör anlamında.) Çünkü Dostoyevski için aslında eleştirilecek, yenilmesi gereken, kötü olan ivan'dı, Dimitri değil. Dimitri Karamazov, suç işleyen, düşkün biriydi ama suçunun cezasını çekmek istedi, çırpınmadı, babasını öldürmemişti ama bu suçtan suçlandığı mahkemede kendini savunmadı, var gücüyle acı çekmek, çektiği acıyı başka günahlarının bedeli saymak, giderek tüm insanlığın suçlarının bedeli saymak istiyordu. Dimitri böyle epik bir karakterdi. O suç işleyen, şehvet ve güç peşinde biriydi, işlemediği suçtan tutuklanınca acı çekmek isteyerek kurtuluşa ulaştı.

    Peki ya ivan? ivan eylemsel olarak kötü değildi, suç işlemiyordu. Ama düşünceleri nedeniyle suçluydu. Yazı zaten uzun, daha da uzun olmaması adına açmak istemiyorum. Dostoyevski bize eylemsel suçlunun değil, düşünsel suçlunun inançtan uzak olduğunu anlatmak ister Karamazov Kardeşler'de. Katılabilir ya da katılmayabiliriz. Ama kitapta en ilgi çekici nokta ivan ile Alyoşa'nın felsefi tartışma yaptığı bölümdür. ivan'a karşı yazılan kitapta ivan'ın argümanları kitabın bitimine kadar hala çürütülmeden, güçlü biçimde kalır. Düşünsel olarak kazanan ivan olur. Alyoşa'dan daha ikna edicidir. ivan düşünceleriyle suçludur, kurtuluşa eremeyecektir. Ama mantık ve akıl açısından "haklı" gözüken odur. Buna rağmen inanç yine de nasıl ayakta kalır ve savunulur olur? Bunu da Dimitri ve Alyoşa'da görürüz.

    Yani Dostoyevski o çift kişilikli, diyalektik karakterine uygun olarak müthiş bir nesnellikle sergiler ivan'ı. Onu karikatürize etse, itici gösterse, fikri olarak da yenilmiş kılsa, kitap bir propaganda metni gibi kalırdı. ivan Karamazov'un fikirlerini, nihililizmini ve itirazlarını kitabı okuyup görün isterim. Aydın ivan, fikirde güçlüdür ve haklı olduğu izlenimini uyandırır. Dostoyevski buna rağmen onun gibi düşünmeyen biriydi. Karşı görüşün bu kadar güzel ve hatta onu savunurcasına sergilendiği metin edebiyatta yok gibidir, sayılıdır. Her iki pozisyon da saygıdeğer biçimde sergilenir kitapta. inanma-inanmama gerilimine dair edebiyat tarihinin en güçlü metni Karamazov Kardeşler'dir.
    2 ...
  4. 47.
  5. yukarıdaki entry refere etmek gibi olmasın ama tekrar okuma isteğiyle dolup taştım. dostoyevski nin cümle aleme "yalansınız!" deme şekline hayran kaldım. büyüksün adam.
    0 ...
  6. 46.
  7. kitapta bir kişinin çok isimle anılmasının sebebi bizim adı mehmet ali olan bir kişiye mali memoli memo gibi isimler takmamız kadar normaldir. tabi çeviri öyle değil fakat bu durumu çok yadırgayan var örnek vermek istedim.
    1 ...
  8. 45.
  9. bu kitabı okuyup da sevmeyen olunca ciddi anlamda şaşırıyorum. şu dünyada gökten indiği iddia edilmeyen tek kutsal kitaptır.
    3 ...
  10. 44.
  11. Bu kitabi anlayabilen var mi cidden? Zevkle okuyabilen var mı? Yoksa hepimiz Dostoyevski okuyup havali oldugumuzu mu dusunuyoruz? Bir karakterin 10 tane ismi var ve surekli farkli isimle zikrediliyor. Kimden bahsettigini asla anlamiyorsunuz bir sure sonra onemsemiyorsunuz ve bos bos okumaya devam ediyorsunuz.
    0 ...
  12. 43.
  13. ... " insanlığı seviyorum dedi ama ilginçtir ki insanlığı bir bütün olarak sevdikçe, insanın kendisini daha az seviyorum...''
    5 ...
  14. 42.
  15. sonu biraz daha net bitebilirdi diye düşünsem de kesinlikle okuduğum en iyi beş roman arasındadır.
    4 ...
  16. 41.
  17. okumayı planlayanlar karakterlerin isimleri konusunda zorluk yaşayabilirler biraz araştırma yapıp okumaları ve morallerini bozmamaları önerilir.

    özellikle ilk 300-400 sayfadan sonra daha akıcı bir hale bürünür kitap.
    1 ...
  18. 40.
  19. Altın bulmak için Kayseri'den istanbul'a giden 4 kardeşin hikayesini konu alan, Victor Hugo eseri.
    2 ...
  20. 39.
  21. Dostoyevski'nin ölümünden yaklaşık iki ay önce tamamladığı zirve romanı.

    -Hayattan pek çok şey öğrenen insanlar neşeli ve masum kalamazlar.
    5 ...
  22. 38.
  23. 37.
  24. dünya edebiyat tarihinin en iyi kurgusal karakterini içinde barındıran kitaptır.
    0 ...
  25. 36.
  26. Uzun olması sebebiyle Haftalardır inat ettim okumayacağım diye. Birazdan başlıyorum ve and olsun korona bitmeden o kitap bitecek.
    1 ...
  27. 35.
  28. şaka mısın sen kardeş? bizi mi deniyon yoksa kendin mi demleniyon? karamazov kardeşleri maksim gorki yazdıysa don kişotu da recaizade ekrem yazmıştır kesin. tövbe tövbe.
    0 ...
  29. 34.
  30. "Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur."
    13 ...
  31. 32.
  32. “Yalan söyleyerek dünyanın öbür ucuna gidersin ama geri dönemezsiniz.”
    8 ...
  33. 32.
  34. 31.
  35. 30.
  36. Suç ve ceza'yı gölgede bırakan, budala'yı unutturan bir şaheser. "Ne kadar büyük bir yazar olursan ol böylesini yazamazsın" dedirtmiştir bana. Kitabın sonunda alyoşa'nın çocuklara bu anı asla unutmayalım, ilyuşa'nın hatırasını hep diri tutalım şeklindeki konuşması az kalsın ağlamama sebep olacaktı. Bir ölümden ancak bu kadar güzel bir fayda sağlanabilirdi doğrusu. Ah keşke alyoşalar mışkinler daha çok olsa. Görünen o ki bu kitaptan kopmam zor olacak. Romanı okuyanlar Genel olarak ivan karamazov favori karakterimdir der ama benim için düş kırıklığı olmuş bir karakterdir ivan. Pek bir etki uyandıramamıştır. büyük bir yankı uyandırabilecek potansiyeli olmasına rağmen 'unutulur' roman karakterleri arasında yerini almıştır. Araya serpiştirilen staretz zosima mükemmel bir baharat gibidir. Sadece iki sayfalığına bahsi geçen zosima'nın ağabeyi kocaman bir dünyadır. Romandaki kadın karakterler beş para etmezdir maalesef. Dostoyevski kadın karakter kurgulamakta zorlanıyor zaten; hepsini erkek gibi hastalıklı düşüncelere sahip, isterik, humma nöbetli vesaire olarak yansıtıyor. Bu kuyruklu bir yalan. Ben ömrümde böyle bir kadının örneğine rastlamadım. Dostoyevski'nin kusuru boldur bu da bir gerçek. Her kusuruna rağmen, tüm zamanların en iyisi unvanına sahip basketbolcu michael jordan gibi, dostoyevski de gelmiş geçmiş ve gelecek tüm yazarların en iyisi unvanına sahiptir. Karamazov kardeşler'le de bunu ispat etmiş ve sonsuzluğa uğurlanmıştır.
    0 ...
  37. 29.
  38. 28.
  39. okuduğum bütün romanlar kafamdan silinse ve sonraki hayatımda yalnız bir tek roman okuma şansım olsa seçeceğim eserdir.
    en çok sevdiğim değil ama en gereklisi budur.
    5 ...
  40. 27.
  41. 'bratya karamazovı' isimli dostoyevski romanıdır. Dostoyevski'nin kendi yaşamını kısım kısım lanse ettiği romanda, en derin felsefe fikirlerini sunmuş ve yazdığı bu eserinin ardından birkaç ay gibi kısa bir zamanda hayatını kaybetmiştir. Daha önce başlayıp ölümüne yakın tamamladığı bu kitap, Kendisinin son imzası iken Tolstoy'un evi terkettiğinde yanına aldığı ilklere belki de konu olacak başka bir hikayeye kapı açmıştı.
    1 ...
  42. 26.
  43. Aşkı memnu tarzında ilerlerken beni hayli sıkmıştı. Birkaç gün ara verdikten sonra tekrar okumaya başladığım, yer yer sıkıcı olan ama totalde okumayı keyifli bulduğum kitap. Şu ana kadar (520. sayfa) en etkileyici kısım staretz zosima'nın hayatından kesitlerin anlatıldığı kısımdı bana göre.
    0 ...
  44. 25.
  45. Dostoyevski’nin aile ilişkileri ve Tanrı’nın var olup olmaması üzerine yazdığı kalın bir kitap.

    okur olarak kitap hakkında bir kaç not düşmek istiyorum. kitap ne öyle bir başucu kitabı ne de yangında kurtarılacak ilk kitaplardan birisi.

    ilk olarak yazar baştan sona yakanızı bırakmıyor. ikide bir karşınıza çıkıp “ bak gardaşım burayı okumasan da olur ama oku zaten ilerde anlatıcam sana” “ bak gardaşım kısa bir şey bla bla bla...” “ bak gardaşım yine bölüyorum ama nasılsın” diye sizle alay eder derecesinde konuşuyor.

    5-6 yaşlarında kardeşler kendi arasında, 11-13 yaşında çocuklar koca adamlarla felsefe ve siyaset üzerine tartışmaya giriyor.

    çok fazla karakter olmasına rağmen 1 tane bile adam gibi adam, insan, canlı yok kitapta. Alyoşa ana karakter olmasına rağmen sağa sola gidip gelmekten başka vasfı olmayan sünepenin teki olarak karşımıza çıkıyor.

    herkes birbirini sikmek istiyor ama kimse kimseyi sikemiyor.

    kitap size 970 sayfayı okutup mahkeme bölümünde 30 sayfada her şeyi anlatıyor zaten. ayrıca mahkeme bölümünde jürinin kararını direk açıklaması, jürinin kendi içinde neler konuştuğunu yansıtmaması canımı sıktı.

    kitapta 1 tane bile adam gibi karakter olmamasına rağmen amerika kötü, Avrupa kötü, Türkler ve müslümanlar kötü ama Rusya “güzel Rusya, anavatan rusya, gerçek hristiyan rusya” .

    belli bir bölümden sonra “ ulan bir yerde karşıma çıkmayacak bir işe yaramayacaktı ne diye o kilise bölümünü okuttun bana” diyebiliyor insan. karakterler kendi içinde ve birbirleri ile tanrı üzerine tartışıyor ne sikime kilise muhabbeti yapıyorsun bana.

    dikkatimi çeken başka şeyse kitapta hasta olmayan 1 tane bile kadın yok hatta erkek de yok nerdeyse.

    neyse diyeceğim bir kaç şey daha vardı da gerek yok. sonu da bok gibi bitirilmiş zaten.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük