eğitim sisteminin durumuna göre iyi veya kötü olabilen sistem.
bir ülkenin eğitim sistemi etik degerleri aşılamada üstünse japonya gibi olursun; vasatsa türkiye gibi.
Kapitalizm karl marxın kendi elestirdiği sisteme koyduğu isimdir. Komünizm gibi insan ürünü olmayan bir sistemdir. En büyük avantajı insan zaafı olarak nitelendirilebilecek nefse yönelik olan hayal satım gücü pazarlaması. Tabi hayal denilen soyutlugu bir meta olarak ela almadığımız gibi bu bahsettiğimiz ürünü oluşturanda sistemin kendisi değil ele alınan pastadaki en büyük dilimi yiyen kalanını yemek içinde çaba gösteren sermaye sahibinin ta kendisidir. Sisteme ters yaklaşım sergileyenlerde genelleme olarak görülen düşünce ise ya ulkelerin kendini sistemin dısında tutacak uretim, egitim ve ekonomi politikaları sergilemeleri ki bu cok zordur en basitinden uygulanacak ambargolar goz onune getirildiginde cevre ulkelerin merkez ulkelere cekemeyecegi duzeyde bir resttir. Bir digeri ise sistemin kendi sonunu getirmesi ki son donem arastırmaları icerisinde sistemin her 80yılda bir kendini tukettigi ve kuresel bir krize yol actıgı (kara persembe,petrol,mortgage) ortaya koyulmus fakat her seferinde kendini yeniledigi gozlemlenmistir. Son noktayıda klasiklesen su notla koymak isterim son agac kesildiginde, son nehir kurudugunda, son balık avlandıgında; beyaz adam paranın yenmeyen bir sey oldugunu anlayacak.
din dil ırk ayırmadan herkesi kuşatmıştır. hepimiz bu döngüde türbinler daha hızlı dönsün diye mücadele ediyoruz. kapitalizmin zincirsiz köleleriyiz. efendilerimize daha çok kazandırmak için ihtiyacımız olmayan şeyler alabilmek için ek işler yapıyoruz. hayatı yaşamıyoruz. bir şeyler satın alıp bir köşede ölüyoruz.
guncel hayatta somut ornekleriyle karsilasmak mumkun. (bkz: medikal) universite'nin bana verdigi sigorta sukurler olsunki karsiliyor. taa liseden kalma, 14 tane asi oldum 2200$ fatura cikarmis adamlar ya. bu asilari turkiyede okullarda bedava yapiyorlar, adamar 2200$ almis 14 asi icin. disciye kontrole gittim 250$ check up girmisler faturaya... ya insan sonra gercekten dusunmeye basliyor. hadi benim sigortam karsiliyor, duzgun bir isi veya allah korusun sigortasi bitenler/olmayanlar ne hallere dusuyor diye.
tanim: kendi vatandasin dahil, herkesin cebinde elin olmasidir kapitalizm.
"çıkmaz sokak çocukları" adlı tiyatro oyununda kapitalizme gönderme yapan bir hikaye vardır. hatırladığım kadarıyla şöyle bir şeydi:
new york sokaklarında insanların dolaşarak gazete sattığı yıllardı. o yıl kış çok çetin geçiyordu. gazetecilerin soğuktan korunmak için geliştirdiği bir yöntem vardır. gazeteciler 3-4 gazeteyi göğüsleriyle kıyafetin arasına sıkıştırıp soğuk esen rüzgardan, ayazdan bu şekilde korurlardı kendilerini.
john o gün elindeki gazetelerin tamamını satmıştı. sadece onu soğuktan koruyan gazeteler kalmıştı. john bununla yetinmedi. göğsünde sakladığı, onu soğuktan koruyan gazeteleri satmak istedi. o gazeteleri satarsa başına gelebilecekleri o da biliyordu. o gün hayatta kalacak kadar parayı kazanmıştı üstelik. engel olmaya çalıştım çalışmasına ama john daha fazla kazanmak istiyordu ve göğsündeki gazeteleri çıkartıp satmaya başladı. gazeteleri satarken soğuk resmen onun ciğerlerine işlemişti. o gece john ağır ateşli bir hastalığa yakalandı ve sabahı göremeden öldü.
kapitalizm iyidir. mesela alamıyacağın bir arabayı 15 yıl sonra çok ucuza ikincielden alabiliyorsun. mesela renault 12 model bir aracı 1500 tl alabiliyorsun. bu araçlar zamanında bir ev parasına satılıyordu.