devamlı komünizm eleştiri yapan insanların ezildiği sistem.
bazısı cahilliğinden yapıyor ama bazısı da "efendi" olabilme hayali ile bu sisteme sessiz kalıyor.
bu cahilliğinden eleştiri yapan arkadaşların nereden bilgi alıp neye göre eleştiri yaptığını anlam veremiyorum. yok ben çalışacağım da çalışmayanı ben geçindireceğim gibi ehehe. Bu bilgiyi nereden aldınız bilmiyorum ama asıl kapitalizm de böyledir durum. Ayrıca komünizm bir din değildir; değişir, geliştirilir ve güncele ayak uydurması için şartlar getirilebilir.
komünist değilim.
komünist bir sistemin insan fıtratına uygun olmadığını düşünüyorum.
ferdi güdüleri kutsayan, bireyi kendi çıkarı için çalışmak-kendi özel yararlarını garanti etmek için marksist doktrine karşı vaatte bulunan bir eksen olarak kabul eden ferdi bir doktrindir demişti rahmetli laklik hasan aga.
Zenginin daha zengin.
Fakirin daha fakir olduğu boktan bir sistem.
Sizin ineklerinizi alıyorlar.
Karşılığında para karşılında süt satıyorlar.
işte Kapitalizm böyle bir şeydir.
sermayeyle müktesebatlı olan tüm kurumsal dini yapılanmaları allah değil, iblis yönetiyor.
bu yüzden din adına ahkam kesenlerin en tepede olduğu hindistan, pakistan, afganistan, kongo, nijerya gibi ülkelerde hep aynı sefalet, cinnet, eşitsizlik, zulüm manzaralarıyla karşılaşıyoruz!
rüşvet yiyen ve namussuzları aklamaya çalışan din tacirlerinin,
yurtsever görünümlü
orospuların,
fahişelerin,
teröristlerin,
katillerin,
tecavüzcülerin,
hırsızların,
soykırımcıların,
dinci ve ırkçı canilerin el üstünde tutulduğu, emekçi halkın yok sayıldığı, insan kanıyla ve etiyle beslenen canavar.
malthusun nüfus teoremi,
malthus tuzağı,
eksponansiyel büyüme gibi temel kavramlara dayanan sistem.
ve korkunç olan şu ki, kapitalist büyüme ve buna bağlı olarak kapitalist ekonomi dünyamıza sonsuza dek hakim olamayacak.
insanlığı evrende sahip olduğumuz tüm kaynakları (dünyaya ait ) sınırsızca tüketmeye teşvik ettiğimizde, nüfus ve ekonomiler hızlı biçimde büyürken, kaynaklar da farkına varamadan hızla tükenip büyük savaşları tetikleyerek malthus tuzağına düşmemize yol açacaktır.
birçoğumuz elimizdeki tüm potansiyeli aptalca ekonomik bir varsayımla tek celsede silip süpürdüğümüzün bilincinde bile değil!
Herşeyi bok eden siyasiler. Amerikada ki kapitalizm ile türkiyede ki kapitalizm aynı mı. Nerede anti tröst anti kartel yasaları. Velev ki çıktı siyasiler sermeyeye direnebilecek mi. Bu yasaları adaletli bir şekilde uygulayabilecekler mi. örnek mi Nerede eylem tok niye getirilmiyor. Bilmem kimin oğlu da o arabada olmasa çoktan türkiyede hapse girmişti.
eğer nüfus artışının getirdiği korkunç maddi yük, hızla azalan tabi kaynaklar tarafından karşılanamayacaksa, sırf bu sebeple torunlarımız entropinin kahredici soykırımına maruz kalıp, varisi oldukları tüm beşeri ve medeni birikimleriyle birlikte magmanın altına gömülecekse, ne diye mücadele ediyoruz?
ezelden beri kıt olan kaynakları arz çılgınlığı için verimsizce tüketip, bir avuç elitin sefası adına tabiatı kıyma makinesinden geçirdiğimiz, çoğunluğun ufak tefek tesellilerle avutulduğu, kıyamet katalizörü şeytani düzen.
o, hepimizi hayatta kalmak için çamurlu su birikintisinde kısa bir süreliğine toplu iğne ucu büyüklüğünde gelişigüzel yığınlar oluşturup bununla övünen iğrenç kokulu yaratıklara, aptal bakterilere dönüştürüyor.
kapitalizm, twin peakse göre karanlık güçleri dünyaya davet etmekte, her bir ferdiyle bütün bir topluluğu kanser misali yiyip tüketmektedir.
yani emek hırsızlığı, tecavüz, cinayet de, her türden sapkın şehvet arzusu da, fuhuş ve uyuşturucuya varan ölçüde parayla para kazanma tutkusu da zenginliğin karanlık fıtratından tezahür ediyormuş!
onu çıban misali kesip atmadığımız sürece hiçbirimiz ruhsal kirlerden arınamayacakmışız!