işleyen en iyi ve en mantıklı çark. üretim teşvik edilmiştir. taban üreticilerdir. dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde kabul görmüş/görecek sistem. islam ile de bağdaşmaktadır. kimisi üreterek zengin olur kimisi de üretimi teşvik ederek. arada kalanlar orta sınıfı oluşturur. komünizmdeki gibi tüm insanlar eşit değildir. bu bir eksi olarak görülebilir ama aslında en büyük artısıdır. eğer tüm insanlar eşit olursa ayak işlerini kim yapacak? kim köyde sebze yetiştirecek, kim istemez ki bir kuruluşta müdür olup ayak ayak üstüne atıp, kahve içip t.v izleyerek. o sebeple komünizmden daha öndedir. din konusunda insanlara baskı yapmaz, herkes hürdür. bu konuda da diğer sistemlerin önündedir.
kapitalizm din konusunda hürdür, mesela Afrika'ya giderken adamlar sadece pazar kurdular yoksa misyonerler getirip herkesin dinini değiştirmediler. Kapitlizm kültür konusunda hürdür, çünkü daha güney afrika'da zencilerin haklarını aldığı şunun şurasında 20 yıl oldu. kapitlazim de arada kalanlar olur, mesela batan bakkal ömer abi var bizim o arada kaldı banka ile ülker arasında, ondan sonra tuzla'da ölen işçiler onlar da iki demir arasında kaldılar. Kapitalizm hürdür, her zaman "ayak" işlerini yaptıracak birileri lazımdır, zira adı üstünde o işleri "ayak" işi yapan kapitalizmdir. Kapilizmde sebze yetiştirmek, bostan dikmek "ayak" işidir. Kapitalizm hürdür, mesela dünya'da en çok silahı kapitalistler yapıp onlar almışlar hürriyet için. Kapitalizm üretir mesela, her gün borsada, fonlarda, wall street'te, dolarla euro ile üretir kapitalizm. kapitalizm bir gariptir, zira kapitlistte öyle. Kapitalist müdür ayak ayak üstünde rahatça çalışır, metresini mıncıklar(mış). Kapitalist din de güzeldir, para toplar senden güzel güzel bankalar kurar sonra kar payı dağıtır. Güzeldir kapitlazim; ayak,baş,din,meme,orta da kalanlar.
herkesin küfrettiği ve herkesin içinde yaşadığı sistem. demek ki neymiş: küfrün içinde boğulurcasına yaşamak da varmış. ha unutmadan: kendisi bir dindir. çarpılırsınız.
para sahiplerinin sürekli üretimine dayalı ekonomik sistem. liberalizmin devlet yönetimi olarak benimsendiği ülkelerde görmeye şaşırmayacağımız bir ekonomi uygulaması. en aşina olabileceğimiz sistem laissez faire kapitalizmidir. ezici olmasının sebebi uygulama alanında işçi tabakasının daha çok kar için işveren sınıfınca ezilmesidir. bu sebeble zenginlerin daha zengin fakirlerin daha fakir olduğu sistem de diyebiliriz...
kim ne derse desin sevdiğim bir sistemdir. bayılıyorum hatta. yok sömürüymüş yok vahşiymiş falan fistan. her şey çok masum da çok evcil de bi bu kaldı vahşi. bi git ya.
o kocaman kocaman alışveriş merkezlerinin yemek bölümünde keşfettim bi gün bunu.
yediğimiz yemek artıkları masadan taşacaktı artık. iğrençtik. o mayonezler , ketçaplar falan. bildiğin yemekten sonra tiksinirsin ya aynen öyle işte. tiksindik biz de.
sonra sigaramız bitti.
çay içtik.
çay da bitti , masada öyle durmaya devam etti. masa hınca hınç yemek artığı ve pislikle dolu tabi.
sonra kalktık, siktirip gittik. onları orda öylece bırakarak.
Kapitalizmi tarif etmek için illa soros yada ayn rand okumak ve bunun üzerine tahliller yapmak gerekmez. Kapitalizm nedir biliyor musunuz? Ben size iki cümle ila bir ansiklopedi dolusu bilgiyi özetleyeyim;
gelişmesine en çok komünistlerin sevinmesi gerekir. tabi diyalektiği yalayıp yutmuş gerçek manada komünistlerden bahsediyorum. üniversiteli, zeytin yeşili parka gibi gereksiz metaforlarla kız tavlamaya çalışan eblehlerden değil.
marx kapitalizmi inceleyip ortaya koyarken kapitalizmin en ileri düzeyde olduğu ülkeleri göz önüne aldı. kapitalizm gelişecek, gelişecek ki gelir dağılımı arasındaki uçurum artacak, gelişecek ki üretim iliişkileri arasındaki çelişki keskinleşecek. bugün kapitalizmin gelişmesinden rahatsızlık duyan marksist, diyalektiği saptırmakta, tarihsel sürecin rayından çıkmasına sebep olmaktadır da o küçücük beyniyle bunun farkında bile değildir.
öyle ya da böyle insan doğasına en uygun sistem olarak bilinir. insan sürekli daha fazlasını ister, kapitalizm de hep daha fazlasını hedefleyen bir formdur dolayısıyla bugüne kadar başka bir yaşam felsefesine izin vermemiş, bu konudaki denemeler de kısa sürede başarısızlığa uğramıştır.
edittir bu: ben kapitalist falan değilim kardeşim doğruları söylüyorum. eksi vermeden önce biraz düşünün..
Kapitalizm; aslında obketif bir değerlendirme ile bakılacak olunursa, bireyin içerisindeki ben duygusunu öne çıkartarak ahlaki betimleme ve değer yargıları ile çatışmak pahasına kişiyi daha iyiyi ve mükemmeli bulma yoluna götüren bir araçtır. Ama amaç olarak karıştırılmaması gerekir. Kapitalizm, insan benliğinde yer alan var olan doyumsuzluk hissiyatını bir nevi bileme ve amaçlara ulaştırma görevinide görür. Hak edeni en iyi biçimde sunma ve betimleme yeteneği kapitalizmde vücut bulur. içeriside yaşanılan zaman dilimi ve konjönktürler, ne yazıkki var olma çabasında eşitlik kavramını sıfırın altına indirmiştir. Gerçeklik ve buna bağlı değerlerde günümüzde tekrar tanımlanması gereken modern ve rekabetçi kapitalist sistemde ancak kendisini gösterebilir.
"insan doğası" ile alâkası olmayan, sistemin hegemonik mekanizmalarının insanı böyle düşünmeye ittiği sistemdir.
hiçbir sistem "insan doğası" gibi özcü bir yaklaşımın sonucu değildir. "insan doğası" denen ideolojik aygıt insan tarafından şekillendirilir, ikna üzerinde yükselir. kapitalizm bu ikna aygıtını başarılı bir şekilde işletebilmiştir.
savunucularının bazıları allah'tan sonra paraya taparlar. çoğu kişiye göre ahlaksız, kendilerine ve savunucalarına göreyse içinde son derece pratik çözümler barındıran "beylik" cümleler kurarlar.