anlaşılan bugün içlerinden biri içimizden birini terk etmiş yine. ha iki gün söversin falan ama ibne de olamayacağına göre yine döner bulursun bunlardan birini.
işleri yoluna koyduklarında destekçileri erkekleri bir güzel şutlayan/etrafından uzaklaştıran canlılar. işler yolunda olmadığı zamanlar erkeğe ihtiyaç duyar fakat düzenini sağladıktan sonra ona ihtiyaç duymaz. nankörler işte. bu tespitimi de elimdeki 4-5 hayat tecrübesine dayanarak yapıyorum. bu da yeterli bir sayı.
onsuz olunamaz olandır, şiirdir , saçı güzel olandır, gözü ışıldıyarak bakandır , öfkedir, yılmayandır, enerjidir, duygu selidir, annedir, sevgilidir... kan kusturandır, kan kusandır, candır , arkadaştır, kardeştir, hırstır, ceylandır, kuştur , sudur , bir tencere sıcak yemektir, şefkattir, ruhtur, işçidir, patrondur, sevdadır , aşktır , sabırdır , sebattır , öğretmendir , afettir. hayatın anlamıdır. hayat onunla ya her şeydir, ya hiç bir şey...
bir kadın olarak doğmuş olsaydım, kesinlikle orospu olurdum. erkek olarak doğduğum için sürekli kadınları arzuladım, ne kadar aşağılardaysan o kadar iyidir. buna rağmen kadınlar - iyi kadınlar - beni korkuttu çünkü onlar ruhunuzu ele geçirmek isterler sonunda, peki o zaman ne kalırdı benden geriye korumak isteyeceğim? açıkcası fahişeleri, düşmüş kadınları arzu ettim, çünkü öldürür onlar ve serttirler, sizden hiçbir şey beklemezler. çekip gittikleri zaman hiçbir şey kaybetmezsiniz. öte yandan bütün bunaltıcı bedellerine rağmen yumuşak, iyi kadınlara da hasret çektim. iyi türlü de kaybettim. güçlü bir adam ikisinden de vazgeçerdi. ben güçlü değildim. böylece kadınlarla, kadın düşüncesiyle uğraştım durdum.
--spoiler--
pek çok iyi adam bir kadın
tarafından köprü altına düşürülmüştür.
--spoiler--
sözlükte olanları ile uğraşılması çok eğlenceli olan dişi yaratıklar. onları bir kalıba sokmak yanlıştır. onlar azten çevremizde olandır. saçma sapan kanunlar gereğince içimize gelmişlerdir. bir objedir onlar. kendini sevdirmek değildir amaçları kabul ettirmektir aslında.**
onları dergilerde ahım şahım anlatan totoş yazarlar vardır ya hani... eskiden aşklar ne güzelmiş. bakış yeterli be abi!
şimdi ise eskisinden daha dağınık bir sistem var.*
allahın erkek milleti üstüne gazabıdır. şu sıralar hepsi dolu birader. ulan kime dokunsak ya sevgilisi var ya da evlenecek.
ben anlamadım bu işi .mınakoyim. acaba bir pazar vardı da ben o ara sıçmaya mı gittim. herkes alacağını aldı bir ben mi sap kaldım yav?
sonra bizi zikip zikip bırakmayın, bize bunu yapmayın diye zırlarlar.***onlar kadar mazoşisti var mı?bile bile acı çekmek kadar yaptıklar ve bu dünyaya sadece obje niyetine gönderilen başka canlı var mı?
tarihte niyese her savaş erkekler arasında oluyor kadınlar hep dünyanın dışında be aga. objesiniz obje. sadece bir araç. kullandığınızı sanarsınız ama kullanılırsınız. size köpek olan erkek önemli değildir. sizin için ağzınıza ölük ölük zıçan erkek iyidir. sevilmesi gereken erkek o dur değil mi? ne demişler deveyi diken insanı ..... yararmış. sonra demeyin şöyle oldu böyle oldu? siz istiyorsunuz bunu ama.
siz kölesiniz kadınlar,
erkeklerin kölesi.
nedir böle zorunuza giden,
yaşıyosunuz ekmek elden su gölden.
erkek dediğin soğan ekmeğe razı,
kadının milyonda biridir masrafı.
hayvan gibi yaşıyosunuz dertsiz tasasız,
üç kuruşluk verdiğiniz şeye bile yapıyosunuz ağız.
ne lafa gelebiliyosunuz ne söze,
başımıza kakıyosunuz ''seni doğuran kadındır'' diye.
işimiz gücümüz başımızdan aşkın lan,
onuda mı biz yapalım hayvanoğluhayvan.*
annemiz bacımız hayat arkadaşımızdır kadınlar onları sevelim üzmeyelim. kadınlar anlaşılmasa da, kadınsız erkeklerin, hiçbir şey olmadığını akıldan çıkarmamalı.
Kadının biri alışveriş için şehre inmiş, ilk girdiği dükkânda harika
ayakkabılar bulmuş, ikincide de nefis bir elbise..Üçüncü dükkânda her
şey 5 dolara inmiş, gözlerine inanamazken birden cep telefonu çalmış..
Hattaki kadın doktor ona kocasının feci bir trafik kazası geçirdiğini,
durumunun kritik olduğunu, yoğun bakıma kaldırıldığını söylemiş..
Kadın doktora kocasına çarşıda olduğunu iletmesini, bir an önce orada
olacağını söyleyerek telefonu kapatmış, ama akabinde hayatının en
verimli alışverişini yapmakta olduğunu fark etmiş ve hastaneye
gitmeden 1-2 mağazaya daha girmiş, birkaç saat sonra sabah
alışverişini bir fincan kremalı kahve ile tamamlanmış ki birden
kocasını hatırlamış.. Suçluluk duygusu ile hastaneye koşmuş..
Koridorda doktoruna rastlayıp kocasını sormuş..
Bayan doktor,kadının elindeki paketlere bakıp "Buraya hemen gelmek
yerine alışverişine devam ettin değil mi?.." demiş bağırarak, "Sanırım
kendinle gurur duyuyor olmalısın..
Adam burda yoğun bakımda, sen mağaza mağaza dolaş.. iyi be..! Ama bu
senin son alışverişin olacak.. Artık ömrünün sonuna kadar onun
hastabakıcısı olacaksın, hem de başından 1 dakika bile ayrılamadan..
!" Kadın son derece üzgün başını önüne eğmiş..
Bayan doktor,onun bu haline uzun uzun baktıktan sonra
kıkırdamaya başlamış, "Şaka yapıyorum kıııız şakaaaa.." demiş,
"Takıldım sana.. Kocan öldü.. Vallahi öldü.. Hadi aç bakayım şu
poşetleri de neler aldın görelim..!"