erkek olmayan...*
yeni bir aşka yelken açmaya başladığım, bunu hissettiğim ilk andan beri düşünüyorum. kadın olgusu...
nedir abi kadın?
yukarda tanımda dediğimiz gibi "erkek olmayan" mıdır sadece?
düşünüyorum hacı, düşünüyorum, etrafımdaki kadınlara bakıyorum, hoşlandığım kadınlara bakıyorum, benden hoşlanan kadınlara bakıyorum, güzel kadınlara bakıyorum ve son olarak şiirlere bakıyorum...
ve aklımda çeşit çeşit kadın siluetleri beliriyor. halbuki ben bu kadar sene kadını hep tek olarak bilmiştim ama öyle değilmiş o iş. kadınlar çeşit çeşitmiş ve dönemlerine göre değişirlermiş. anladım...
benim için kadın hep güzeldi.* maşuk olması gereken hep kadındı. bırakın cinsel birleşmeyi aşık olunan kadının elini tutmak en büyük vuslattı.
hala böyle düşünüyorum aslına bakarsanız. ya da tam düşüncemden cayıyordum ki yengeniz kişisi tuttu hooop dedi. bilemiyorum. ama istisnaları var. çeşit çeşit kadınlar aynı zamanda istisnai kadınlar bunlar. maalesef varlar...
bakın bakın ne anlatacağım bundan 3 ay önceydi. belki daha fazla. en yakın arkadaşımın facebook unda dolaşmaktaydım ki bir kız gördüm. arkadaşıma mesaj attım hemen. "kanka "i" kim çok güzelmiş lan muhabbetiniz var mı?" diye.
gelen mesaj tüylerimi ürpertti. şöyle bir şeydi. "kanka bizim orda oturuyor. yüzyüze en son ne zaman konuştuğumuzu hatırlamıyorum. geçen facede sohbetteydim fotoğraflarımı beğenir misin dedi...
ölmek istedim. hayatımda yaşadığım en büyük şoklardan birisiydi kesinlikle. inanamadım. baktım tekrar fotoğraflara. arkadaşım beğenmiş harbiden bir de yorum falan yapmış "çok güzel çıkmışsın" diye. utandım lan. yeminle utandım. tüylerim diken diken oldu. bu hiç görüşmediği benim arkadaşıma bile böyle diyorsa en yakın arkadaşlarına neler diyordun diye düşündüm.*** tam düşünüyordum bundan başka yoktur diye, okulda geçen gün şöyle bir muhabbet işittim...
"bu fotoları koyalım faceye kim bilir kaç kişi beğenir"
ulan ölün lan. tam da kadınlar üzerine düşündüğüm sıralarda bunu duymam çeşitleme konusunda bana yardımcı oldu tabii. bunlar ezik kadınlar.
şair süreya yaşasa ne derdi bu duruma. neyiniz olayım sizin; oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz...demezdi herhalde...
tespit ettiğim diğer tip kadınlar ise erkek delisi olanlar.
yine bir olay anlatayım başımdan geçen. bundan galiba 2-3 hafta önceydi. sevdiğim hatun yapmış yapacağını haliyle keyfim yok falan... neyse okuldan "r" diye bir kız mesaj atıyor sürekli. belli yavşıyor resmen. dayanamıyorum bir kadının yavşaklığına. tam da o gün yani aşık olduğum insana artık aşık olmamam gerektiği bilinci iyice yerleştiğinde beynimin her odacığına, ben de ona karşılık vermeye başladım. aradan 2 gün geçti okulda yürüyoruz başbaşa ve sordu "sevgiliyiz değil mi?"
ne? ne zaman? ne ara? diye düşündüm, böyle diyemedim tabii. benim aklım hala onda dedim.
olsuuuun dedi. ne? lan ne diyon hacı sen?
ve benim gönlüm yengenize kayana kadar sevgili olduk.* işte bir kadının gelebileceği en sefil yer buydu muhtemelen. tam gördüğüm örnekler beni şoktan şoka sokmuşken, bir şiirin en büyük objesidir dediğim kadın hakkında hayal kırıklıklarına uğramışken, yengeniz hatun geldi ve kurtardı beni.***
neyse efendim ne diyor şair süreya;
ama kadınlar tanrım,
öyle sevdim ki onları;
gelecek sefer dünyaya
kadın olarak gelirsem
eşcinsel olurum...
ben de katılırdım hep ama artık katılamıyorum maalesef...***
çogu erkegin hayattaki en büyük zaafıdır, çünkü yaradılış itibariyle iki vucudda cereyan eden ateş farklı boyuttadır.. sonuç ise önemini gördüğün kadar yaşayacagın bir acı olarak alır içinde..
--spoiler--
Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,kımıl kımıl olacak ya...takta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece
bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak.
Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine
koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini.Aşksı z yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.
Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil
huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup
sözünü geçirmeyi de.
--spoiler--
(bkz: can yücel)
şu hayatta fikirlerine güvendiğim tek cins.
zaten iki cins var çok bi olay değil ama neyse;
mesela saçlarımı kestiriyorum;
erkek kişisi geliyor "ahuahuah yarraama benzemişsin" diyor.
zerre kadar siklemiyorum, moralim bozulmuyor.
ama bir kadın desin ki "tatlım saçların güzel olmamış böyle ya :/"
o zaman inanıyorum.
kıyafet alacağım zaman da hep bu cinsin fikirlerini alıyorum;
bi kazak beğeniyorum erkek kişisine soruyorum nasıl diye, "ahuhauh bu giyilir mi olm mal mısın ya" diyor. ama aynı kazağı kadın kişisine gösteriyorum, "ay canım çok yakışır bu sana hemen almalısın" diyor, ben de gidip alıyorum.
kendi teşekkürünü, sağolunu edecek kadın, artık olmuş kadındır hacı. örnekse bi çifte tek kişilik yer verilir, kadın, kız neyse işte, o boş yere çömer, erkeği teşekkür eder, tamam en azından biri teşkür ediyo ona bişi dediğimiz yok da bırakalım da nezaket kime gösterildiyse o minnet duygusunu belirtsin. belirtenine denk geldim hani. ve de sen benim kadınım olman gerekirdi bebek dedim içimden. iyi ki sesli düşünmemişim haa.
beni sadece sopaladığı için adama sağol çekebilirdim. ehe hehe.
Kadınlar erkeklerden daha tahammüllü, daha toleranslı ve daha soğukkanlı yaratıklardır. Sinirlerini gizlemeyi daha iyi becerirler.
Bugün mahallemizdeki bir baz istasyonunu kaldırtmak için açtığımız davanın duruşması vardı. Davayı açan avukat mahallemizden bir hanımdı. Beni de tanık olarak yazdırmış. Gittim tabi haliyle. Duruşma saat 12'deydi. Tam zamanında adliyedeydim ve mübaşir hemen içeri aldı beni.
Duruşma salonu mahkemeden çok kabul günü yapan bir kadının evi gibiydi. Bizim avukat kadın, karşı tarafın avukatı kadın, hakim de kadın... Bir ben erkeğim... Benden başka her şey kadın... Yani ortam son derece feminel. Sanki duruşma yapılmıyor da sohbet yapılıyor. Bir tek çay börek ikilisi eksik... Duruşmada geçen cümlelerden aklımda kalanlar şunlar;
bizim avukat karşı tarafın avukatına:
- "Ay şimdi siz olsanız mahallenizde baz istasyonu açılmasına izin verir misiniz şekerim."
karşı tarafın avukatı:
- "neden olmasın?"
bizim avukat:
- "Peki bebeğiniz olsa izin verir misiniz?"
hâkim hanım:
- "ayol ben asla izin vermem vallahi..."
işte duruşma buna benzer cümlelerle devam etti. hanımlardan hiç birinin yüzünden tebessüm, dudaklarından zarif sözler eksik olmadı. hiç biri sesini asla yükseltmedi duruşma bitene kadar.
şimdi düşünüyorum da durum tam tersi olsaydı da duruşma salonundakilerin tümü erkek olsaydı ne olurdu? belki yumruklar masaya vurulmazdı ama sesler de yükselirdi salondaki tansiyon da yükselirdi. eminim kimse hakaret dolu sözler etmezdi ama gene de hakim bir çok kez salondakileri uyarmak zorunda kalırdı.
--spoiler--
kızlar arılara benzer,koloniler halinde yaşarlar.Yaşamlarını sürdürebilmek için kolonideki her bireyin kendine has bir görevi vardır.Bu sayede koloni ayakta kalabilir hatta diğer kolonilere üstünlük sağlayabilir.
Koloni lideri yani Kraliçe arılar:
Çoğunlukla koloninin kurulmasını sağlayan ve en baştan bu birlikteliği oluşturan bireydir.Koloninin çoğu özelliği onun kişiliğinden;belkide daha çok onun olmak istediği bireyin yani kafasında yarattığı süper kişiliğin özelliklerinden etkilenir.Tamamen içgüdüsel olarak özellikleri ile, kendine ve kolonisine yarar sağlayabilecek ama aurası ile onun önüne geçemeyecek bireyler belirleyip koloniye katarlar.
Toplayıcı arılar:
Koloninin ihtiyacı olan sosyal çevrenin sağlanması daha çok bu bireylerin görevidir.Tanıdıkları veya tanışma kabiliyetleri sayesinde koloni bireylerine ortam yaratıp,onların populer olmalarını sağlarlar.Bu populerlik bir koloninin can damarıdır. Çünkü koloninin gücü populerliğinin yansımasıdır.
Bilgi bellekleri yani istihbarat arıları:
Koloni için önemli sayılan aslında dünya düzeni içerisinde hiç kimsenin işine yaramayacak ve insanlık gelişimine pozitif yönde etki sağlamayacak konularda(diziler-filmler-yeni çıkan şarkılar,şakıcılar-etrafta olan biten dedikodusal olaylar vb.) düzenli bilgi akışını sağlarlar.Koloninin konuşabileceği konu ve alanlar yaratırlar hatta bu bilgiler sayesinde koloni bireylerinin kendini önemli sanmalarını bile sağlarlar.
işçi arılar:
Koloni deki bireylerin hayatta ihitiyacı olacak önemli şeyleri karışalayan bireylerdir.Okuldalarsa notları bulur ders çalıştırırlar.iş hayatına atılmaya karar verildiğinde iş bulur yardımcı olurlar.Hatta evlenme zamanı geldiğinde koca bile bulurlar.Koloninin en önemli parçası,koloninin hayata tutunabilmesini sağlayan unsurdurlar.Bütün bunların yanında çoğunlukla koloniye sadace bu özelliklerinden dolayı alındıklarından hep bir işçi-amele mumamelesi görÜr ve asla tam benimsenmezler.
Koloni olgunlaştıkça kolonideki bireyler bir takımın forma giyip kendini belli etmesi gibi hepsi neredeyse aynı tarzlarda giyinmeye başlar hatta birbirlerini etkilemeleri sonucunda konuşma-toplumsal ilşki-yürüme tarzları bile birbirine benzer.
Koloni bireyleri birbirini okadar etkilerki hayattaki tüm seçimlerini koloni bireylerinin ortak beğenilerine göre yaparlar.Hatta karşı cinsi bile buna göre seçerler.Elalem ne der sözü koloni ne dere dönüşmüştür.
Bir kolonideki bireyin en önemli görevi diğer koloni bireylerini sürekli pohpohlayıp,onların egolarının sarsılmasını engellemektir.Ne kadar çirkin olurlarsa olsunlar onların kendilerini güzel sanmalarını sağlamalı salak olduklarını bile unutturmalıdırlar.
Koloni zamanla kendi içerisinde bölünerek federal devletçikler oluşturur.Kolonideki bazı bireyler birbirlerine daha çok yakınlaşıp ikişerli başka koloniler kurarlar bunların kendi aralarında diğer bireylerden sakladığı sırlar bulunabilir ve koloniden ayrıca beraber yaşamsal bir süreç oluştururlar.Bu federaller ilk başta iç işlerinde bağımsız dış işlerinde koloniye bağımlı yapılardır fakat zamanla koloni dağıldıktan sonra bile bu federaller ayrılmaz ve kendi iki kişilik kolonilerini yürütmeye devam ederler.
Fakat her koloninin savaşması gereken bir virüs vardır:
-Bir erkek;sadece bir erkek bile bütün kız kolonisini dağıtmaya yetebilir çünkü kızlar erkeklerin aksine karşı cinsin üzerlerinde bıraktığı pisikolojik etki altında kolayca eziliyor ve istemedende olsa karşıdakinin istediği şekilde değişmeye başlıyor belkide istemeden onun pisikolojik hakimiyeti altına giriyorlar.
Bu etki altına girme kızın kolonideki görevlerini aksatmasına,eski karekterinden bambaşka bir yapıya bürünmesine ve koloninin aksamasına neden olur.
Böyle bir kolonide yapılacak 2 şey vardır..
Ya kolonideki diğer elemanlarda birer sevgili edinecek(biraz düşününce arkadaşı sevgili bulan kızların vakit kaybetmeden sevgili edindiklerini görecek ve şaşıracaksınız..)ve koloni tamamen evrimleşerek bambaşka bir yapıya dönüşüp daha farklı hedefler içerisinde bulunacaktır.
Yada kangren olmuş bir kol gibi sevgili bulan birey koloniden dışlanarak yepyeni bir kol(birey) edinilecektir
Bu algoritma yani 2 yoldan birini seçme ve sonuçlarını yaşama eğilimi koloni fiziki koşullardan dolayı(kolonideki bireylerin farklı yerlerde ikamet etmeye başlamaları)dağılana kadar böyle sürecektir.
-Madem bu kadar kolay hakimiyet altına alınabiliyorlar o zaman insanlık tarihi neden acı çeken erkeklerle doludur?...
Bu çok basit;tamam kızlar kolay etkilenirler ama bazı erkeklerde kızların ellerinde tuttukları önemli silaha yani cinsel çekim kuvvetine çabul yenilmektedirler.
Fakat kızların buna sevinmeleri fazlada uzun sürmez bu boyundurluk altına girme;bu zayıf pisikolojideki erkeklerde bile istediğini alınca ortadan kaybolmakta hatta karşıdekine eskisi gibi deilde galip durumda olduklarını bilerek bakmalarına neden olmaktadır.
Peki bütün kızlar bu tanımlamalara uyarmı??
Bazı istisnalar olduğu kulaklarda rivayet edilmekte fakat rastlanması çok zordur.
iyi bir çocuk olursan şirinlerin görünmesi yada noel babaya inanmak gibi.
--spoiler-- http://alkislarlayasiyoru...ik/20280/kizlar-ve-arilar
bir insan çeşidi. bilinenin aksine seks yapmayı alışveriş yapmaya tercih edeck olanları da vardır. tabii ki bu talep indirim dönemleri dışında yapılırsa.
kendi teşekkürünü, sağolunu edecek kadın, artık olmuş kadındır hacı. örnekse bi çifte tek kişilik yer verilir, kadın,kız neyse işte, o boş yere çömer, erkeği teşekkür eder, tamam en azından biri teşkür ediyo ona bişi dediğimiz yok da bırakalım da nezaket kime gösterildiyse o minnet duygusunu belirtsin. belirtenine denk geldim hani. ve de sen benim kadınım olman gerekirdi bebek dedim içimden. iyi ki sesli düşünmemişim haa. beni sadece sopaladığı için adama sağol çekebilirdim. *
Şebnem Ferah'ın ilk özgün stüdyo albümüdür. 1996'da yayınlanan albümde 10 şarkı bulunmaktadır.
albümdeki her parça mükemmeldir, ancak fırtına bir başkadır..