tiksindigim canli türü. normal bir durum degildir belki bilmiyorum ama ben karsi cinsten tiksiniyorum baya, bildigin. sadece cok ac oldugum vakit güzel yemek yaptiklarinda seviyorum ki böyle bir duruma da 3 yilda bir rastliyorum. kadini sevmem, ona bagli olmam icin hicbir sebep yok. ihtiyacim olan her seyi, is yaparak kazandigim parayla alabiliyorum. temizlikci tutabiliyorum, göbekli ismet amcanin lezzetli tavuk döneriyle doyabiliyor ya da gaza gelip kendim kuru fasulye pisirebiliyorum. hicbir bok yapamiyorsam ekmegin yanina sogan kirabiliyorum, bunu da "ay simdi kizla öpüsücem ya agzim kokarsa?" demeden yapabiliyorum.
"ama ya maneviyat, sevgi, ask, aaa?" diye ciktiginiz noktada ise, "sikeyim sizin vereceginiz sevgiyi" diyor ve cekiliyorum.
ciddi iliskilerin sacmasapan sebeplerle bitebildigi, sevgilisinden ya da esinden ayrilanin 3 gün sonra baskasinin kucagina atlayabildigi, affedersin am ve yarrak üzerine kurulu dünyada su varliklari bana savunmayin arkadas. ölsünler, yok olsunlar demiyorum ben, kadin her zaman olsun. ama benden uzak dursun. lütfen.
sözlük hatunlari. bakin lütfen diyorum lan. lütfen. biliyorum zaten bana bayilmiyorsunuz, kapimda yatmiyorsunuz ama öyle bir fikriniz olursa vazgecin. cok üzüyorsunuz beni, biktim ben sizin yüzünüzden kendimi sikmekten. ulan "dünya vajina ve pipi üzerine kurulu" diyorum "ay cok olgunsun" deyip atliyorsunuz. "e sikelim madem" diyorum, sizi kovalarken kendi hayatimi sikiyorum, kendimi siktigimle kaliyorum.
ya gidin ya da verin artik. ya da vermeyin, kaybolun gidin. aa. sikerim ha.
futbolu oynayan erkek, buz hokeyini oynayan erkek, basketbolun hasini oynayan erkek, güclü olan ve her türlü isi yapmasi gereken erkek, centilmenlik yapmasi gereken erkek, kadinla özdeslesen alanlarda bile(yemek gibi mesela) dünyanin en iyileri erkek, her sey erkek mna koyim! gidin lan gidin, kist!
bu gibi ülkelerde ne giyeceğine bile karar veremeyen varlık. babası, amcası, abisi, kocası, sevgilisinin ya da bekçisi her kimse onun iznine tabidir giyecekleri. onurluysa bir yolunu bulur ezdirmez kendini; malsa, kocam beni çok kıskanıyoo ondan x i giymeme izin vermiyooo gibi cümleler kurar. açık konuşmak gerekirse malların sayısı da azımsanacak gibi değil.
dokunurken tenine, masumiyetin ve emanet edilmişliğin hissi düşer parmaklarınızın ucuna. narin, hem de bir nar çiçeği kadar. ürkek bakışları yeter de artar, üzerine sereserpe bıraktığınız gözlerinizi alamamaktan yana. kadın bu, melekten hallice.
Mitolojide ki tanımı ;
--spoiler--
"tanrı yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi. onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı. bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadını yaptı. yarattığı kadını erkeğe armağan etti. "
--spoiler--
erkek güneşse kadın aydır. gece gibidir kadın, hep sürprizleri vardır. kah gecenin zifiri karanlığı kah dolunay berraklığı. ama hep bir yönü karanlıktır. güneşin aydınlatmak için peşisıra sürüklendiği...
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayâlimdir,
boynumda taşıdığım vebâlimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek , ne köçek, ne ayâl ne vebâl.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, hayat arkadaşımdır...
yuvarlak belini, güzel göbeğini, şahane sırtını, dolgun kalçalarla birbirine bağladıktan sonra bütün bu harikaların arasına, o oyun ya da savaş alanını yerleştirdi. *
her kadın içten içe kendisinin çok güzel olduğunu düşünür. örneğin görecesiz bir çirkinliği vardır ama her aynaya baktığında "ne kadar güzel"im der. hatta lisede edebiyat hocam şöyle bir şey söylemişti;
bir kadın aynaya baktığında çirkin olduğunu düşünürse, bunu düşündüğü ilk an o ayna çatlar. o yüzden kadınlar şımarıktır yani en azından her kadında biraz şımarıklık vardır ve şımartılmayı severler. her kadın sevilmeyi sever, hiç hoşlanmadığı bir erkek mesela kendisini seviyorsa içten içe büyük haz duyar.* normal psikolojideki erkek için durum böyle değildir. neyse kadınlar garip yaratıklardır vesselam...
ademde cennette gayet memnunmuş halinden; gülüyor, oynuyor, türlü mevyenin tadına bakıyor, ireme dalıyor, topladığı o güzel üzümleri, o güzel ırmakların kıyısında afiyetle yiyor yiyemediğini meleklere atıyormuş...
derken, kader ağlarını örmüş ve haliyle adem sıkılmış doğal olarak bir süre sonra.
ve demiş ki; "sana görüp görebileceğin en güzel, en akıllı, varlığı ile huzurunu daim kılacak, yanında durduğunda hiçbir şeyden korkmayacağın, muhteşem bir yaratık vereceğim; bir kadın. yalnız bir şartım var; sağ kolunu alırım."
çoğu felsefeden, siyasetten, spordan ve müzikten anlamayan erkek olmayan canlı türü.
sonra da niye erkekler toplumda daha ön planda diye ağlaşıp yapay siklerle birbirlerini sikmeye başlıyorlar.
şüphesiz ki dünyanın en zarif ve en hayran olunası varlıklarıdırlar. Lakin bir de şu vardır ki; televizyonda gördükleri orospular gibi giyinmek isterler, geceleri onlar gibi çıkıp eğlenmek isterler, onlar gibi her hafta her ay erkek degistirirler, o orospuların yaşamına özenir taklit ederler, ama orospu dediğinde dünyanın en büyük suçu olur..
Ha bide şöyle bir gerçek vardır; bunun yanında , bu işi abartmamış bir kadına da orospu demek dünyanın en büyük hayvanlığıdır.