kadın...
kadın işte ya. bizim ülkemizde ve kültürümüzde çok sevilir. o kadar ki 12-13 yaşında gelin edilir 40 yaşındaki orospu çocuğunun birine.
namus şeysi bir tek onun bacakları arasındadır birde. erkekteki bi bok değildir hiç bi haltı temsil etmez ama kadındaki namusun, namuslu olmanın anahtarıdır.
karşı cinsleri her boku yer, her haltı düşünür, her türlü şerefsizliğin, cibilliyetsizliğin allahını geçirir aklından ve bir çoğunu da tatbik eder ama cezayı hep kadın görür. erkek öldürür karısını namus cinayeti, ağır tahrik derler 10 yıl verip salarlar. fakat aynı şeyi kadın yapınca 25 yıl verip hayatını karartırlar.
toplumumuzun kadın diyince aklına ne/neler geldiği bizim sol frameden de bellidir zaten. aklınızın alabileceği en aşşağılık şekillerde kadınlara hakaret etmeyi eğlence sanan siktiğimin şerefsizleriyle doludur burası.
hiç kimse aklına getirmez bir kadından doğduğunu. ettiği her hakaretin yada yaptığı her kötü eylemin, bir şekilde evladının ne kadar aşşağılık ve şerefsiz bir insan olduğundan bi haber, o masum kadına da dokunduğundan habersizdir.
biz çok severiz kadınları. çok saygı duyar çok gururlanırız da üstelik. el üstünde tutar pamuklara beleriz biz onları. ve bunları istediklerimizi aldığımızda, gönlümüz olduğunda yaparız pek tabiki.
havvagiller ve lilithgiller olarak ikiye ayrılır. Havvagillerin oğulları sözlükte kadın düşmanı başlıklar açar ve ben hem o erkeklere hem de havvagil annesine söverim. Bu beni çelişkili feminist mi yapar? Hayır, blasphemic feminist yapar. Öpüldünüz.
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.
Yanı cancazım anlayana iki memeden çok daha fazlasıdır.
kadın olmak yüzyıllardan beri zor. hele türkiye'de. kadınlar , erkeklerin egolarını tecrübe ettikleri varlıklar olarak görülüyor ve onların sahibiymiş gibi davranılıyor. eşit imtiyazlara sahip olsak da , bunu ne sosyal ne de özel hayatta bize hissettirmiyorlar. türkiye'de kadın olduğunu hissedebilmek ne yazık ki azınlık. halbuki erkekler , kadınlarını mutlu ettiklerinde kendilerinin de mutlu olacağını keşfetmiş olmaları gerek. eyyyyy erkekler, kadın olmayan bir hayat anlamsız bir hayata dönüşür. reklam kampanyalarında estetiğe gönderme yapmak için kullanılan ana tema genellikle kadın. kadın estetiğinin kullanılma sınırı ile meta olarak kullanılma sınırı arasındaki bıçak sırtı denge çoğu zaman tartışma konusu. işte bu yüzden kadını salt bir cinsel meta olarak görülmesinden vazgeçilmeli.
"""bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir
ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir
ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir
ona sebze verirsiniz, size yemek verir
ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir
ona bir şarkı söyleyin, size konser verir
kendisine verileni çarpıp çoğaltarak geri verir
bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun."""
ilişkinin şeklini şemalini, dekorunu, kokusunu belirleyen varlıklardır. iki seçeneğin var, ya kadının kriterlerine uyum sağlayacaksın ya da pornozitesi.kom. gurme yemekten çok iyi canlar ama eve geldiğinde önüne konulanı yer şanslıysa. o da yoksa aç yatar.