kadınım.
benim de gözlerim ve gönlüm var vardır.
aşka sevgiye saygıya susamışlığım vardır.
mecbur muhtaç bir kadına dilek ve arzum.
ben de güzel bi kadına aşkla da varımdır.
varacağım bende bir güzele yazılacağım.
kadınlardaki sinir reseptörü sayısı erkeklerdekinin iki katıymış. bu yüzden acıyı daha yoğun hissederlermiş. ancak acıya karşı dayanıklıkları da daha fazlaymış.
Kadını götürüp mutfağa ya da süslenme odasına kapatıyor, sonra da ufkunun darlığına şaşırıyoruz; kanatlarını kesiyoruz, sonra da uçamıyor diye yakınıyoruz.
Haydi ilân edilsin dünyaya o geldi. Seul sokakların da Allahın gücünü kuvvetini kudretini göstermektedir.
Dudaktan başlayan k harfi kendini parmak uçlarına götürüyor ve n harfiyle kelime bitiyor. Zira sen Allah zikrinden sonra kulağa şeytanın fısıltıları içinde bir lütüf dün..
Erkeğin yanında kesinlikle winner olan cinsiyet. Her bok da kazanırlar, erkekler de her haltta kaybeder, kaybetmeye mahkumdur. Hiçbir sik yapmadan herşeyi erkekten beklerler, %100 suçlu olduğu bir konumda bile ne yapar ne eder yolunu bulur üste çıkar yine trip atmasını bilir. Erkeğin hayatını siker geneli. Empati yeteneği sıfırdır, kendi cinsine empati kurabilir ama erkeklere karşı asla empati kur-a-maz. Aslında sorun sadece Türkiye'de ki kadınlarda. Abazan erkek milleti olarak götlerini inanılmaz kaldırdık.
özellikle 30'una dayanmış yahut bir kaç yaş geçmiş olanları erkekleri sadece evlenilecek bir biblo gibi görür.
iş ciddiye binmeden önceki sohbetlerinizde 'ne evlenmesi yaaa ne çocuğu yaaa' diye takılan entel hanım duygular biraz netleşince anında evlilik delisi bir kezbana dönüşür.
'lan bu kadın bana deli gibi aşık' dersin o derece inandırır seni. ama olayın aslının öyle olmadığını gördüğünde iş işten geçmiştir. bir kaç ay önce 'ne evliliği yaa' diye takılan arkadaş bir anda 'ne zaman evleniyoruz?' moduna girer ve duygu katili çekilmez birine dönüşür.
'biraz beklesek mi?' diye sorduğun anda da o sözde ölüp bittiği adamı dakikasında terkeder ve yeni avına doğru yelken açar.