Bu yıl tam anlamıyla kontrolden çıkan ilçe öyle popüler bir hâle geldi ki kalabalıktan adım atacak yer kalmadı; ağız tadıyla keyifli bir yürüyüş bile yapamıyorsunuz. Pub'ları ve tekel bayileri en hafif tabiriyle tam bir kazıkçı. En az bir ay boyunca gitmeyi kesinlikle düşünmüyorum.
Hatta bu aşırı popülerlik yüzünden beIN CONNECT, Balıkçılar Çarşısı'ndaki meyhanelerden maç yayını için tam 8 milyon TL talep ediyor. Meyhaneciler de haklı olarak "En fazla 2 milyon TL veririz" diyor. Bence 2 milyon TL bile çok ama beIN CONNECT gözünü karartmış olacak ki "Kampanyalı teklifimiz bu, haftaya fiyat 12 milyon TL olacak" diye baskı yapıyor.
Bu yıl ilk defa Kadıköy'ün o güzelim ruhunu hissettirmedi, tadını alamadım. Normalde buraya taşınmayı düşünüyordum ama şimdilik bu fikirden tamamen vazgeçtim.
2025 yılına kadar Kadıköy, sanki 2003-2007 dönemini yaşıyor gibiydi. 2026 itibarıyla ise 2008-2012 dönemine geçmiş gibi hissettiriyor. Bu hızla giderse 2013 sonrasını yakalaması kaçınılmaz.
Sen de ruhunu kaybettin be Kadıköy, diğerleri gibi sıradan oldun.
2018'de de 90'lar dönemini mi yaşıyordu yoksa. Geçen sene, ondan önceki senelerde az mı gittim kadıköy'e. Gerçi aziz berker kütüphanesi 2022'de kapatılmıştı. *
Rıhtımdan yürüyüp vapurlara baktım. Birileri sevgilisine yetişiyordu, birileri arkadaşlarına, birileri de eve gitmemek için Kadıköy'de oyalanıyordu. Ben üçüncü gruptaydım galiba.
Moda tarafında hava biraz daha güzel oluyor. insan orada yalnızlığını bile estetik bir şey sanabiliyor. Bir bankta oturup sigara içiyorsun, uzaktan deniz görünüyor, insanın kendine acıması için bütün dekor hazır.