allah' ın bireyler için yazdığı tüm olası senaryoların diğer olası senaryolarlar çaprazlanarak sonsuz bir döngü oluşturduğu bir sistem bütünü. Hangi yolu seçeceği ise insan iradesine bırakılmış.
Gercekten insanlara önceden yazılmış bir yazı var mi bilmiyorum ama o bilinmeyendeki gizemli şeylerin arkasindan bakıp kendini salmak istiyor insan. Nasılsa müdahale edemeyecegim bir şeye bir sekilde suruklenecegim, alması gereken şekli alacagim diye düşünmek iyi geliyor. Yoksa her sey cok can sıkıcı oluyor. " olamaz mi olabilir " diyoruz bir sürü sey icin. En azından böyle düşünmek daha cazip geliyor. Kader mevzusundan uzaklastim sanırım. Neyse taş gibi de bir filmdir aynı zamanda kader. Izleyin Masumiyet'ten sonra.
konusunu açtığında karşınızdaki dindarın şekilden şekilde girip kırım kırım kıvrıldığını göreceğiniz konudur. aslında öyle değildir de böyledir öyle denmemiştir böyle denmiştir diyerek can çekişirler.
Varlığına inanmak istediğim halde artık inanamadığım olgu. insan cevabını bulamadığı herseye kader deyip geÇiyor. Şu da var bazen insan son kararlarını iradesinin dışında da verebiliyor. Sonra oturup keşke öyle demeseydim keşke böyle yapmasaydım demekte kader oluyor herslde.
kimilerine göre saçmalıktır, mümin olup ta inanmayanların bahanesi bellidir,
''allah insanları bildiği bir imtihandan geçirmez''.
inananlara da sorulan klasik soru, '' madem kader diye bir şey var karşıdan karşıya geçerken bile sağa sola bakıyorsun? '', hadi sağa sola bakmadan geç te göreyim seni, nasılsa kaderin belli,
- öyle demiyormuydun?
şimdi iyice araştırılınca iş daha da farklıymış diyor insan, işin içinde gayb, kaza ve takdir de varmış.
size söyleyeceğim şu sevgili sözlük kaderin sözcük anlamı ile ilgili kavram karmaşası mevcut dilimizde, yani kader bize anlatıldığı gibi değil,
kesinlik olarak beynimize çivilenen kader asıl kader değil yani, sadece adını kader koymuşlar.
insanların da isyan ettiklerinde beynimize işlenmiş kadere ok fırlatmaları bundandır.
kuran da geçer bazı yerlerde, bu dünya da başınıza gelen musibetler kendi elinizle yaptıklarınızdandır?
bu da benim söylediğim kaderin kesinlik dahilinde olmadığını doğrular nitelikte,
bu meseleyi en yakın dostumla paylaştığım da terslendim,
agnostik bir bakış açısı içerisindeymişim ona göre,
ben iki yüzlü bir insan değilim, karşıma böyle bir şey çıktığında merak etmek verilecek en doğal tepkidir,
günümüzde allaha inanmak takım tutmak gibi bir şey , yani felsefi ve bilimsel ispatlarla açığa çıkarılması mümkün olmadığı için islama inananların çoğunun ateistlerce kuru kuru inanmakla suçlanması benim şu an daki durumumla özdeş,
çocuk bana diyorki madem allaha inanmışsın fazla kurcalama bu kader meselesini alimler bile çözememiş sen mi çözeceksin,
iyi de abicim ben onu demiyorum, madem her şey belli, necip fazılın dediği gibi (sevmem kendisini ama herif doğru demiş) ''sonunda yokluk olacaksa o zaman bu varlık niye?''
işte tüm bunlar varken ortada gel de şüpheye kapılma,
bir an şüpheye kapılırsan imanın gider diyor,
sevgili geniş görüşlü arkadaşım benim amacım ateistler gibi bug bulup çirkefliğe yatarak karalama yapmak değil,
koca evren elbette kendiliğinden oluşmadı, ben yüce bir gücün varlığına sonuna kadar inanıyorum,
sorun iletişimde sanırım, ya ayetler bizi yiyecek ya da biz ayetleri,
fakat içimde hep umut var hesaplaşma ve affedilme umudu, eğer gerçekten cennet ve cehennem varsa inancımla değil insanlığımla oraya
gitmek isterdim ama bakalım ''kader'' neyi gösterecek!!.
Hayatin herzaman senin cizdigin yollardan olusucak bazen dogru bazen yanlis yollar seciceksin bazen en dogru gelen yol en yanlis yol olucak senin icin.. Kendi kararlarini vericeksin hep kendi istediklerini yapicaksin ama kaderinide seveceksin! Kaderini sevmezsen mutlu olamazsin..
Yürek acısı bir demirkubuz filmidir. Sonra bu tipler derya alabora olur, haluk bilginer olur masumiyette. (410.a atıftır) sonra masumiyet güven kıraç olur. Hayat holivuddan, sanat ticari filmden ayrılır, cipe binen ağa, amcasının karısını düzen yakışıklı dizilerinden sıtkın sıyrılır gelirsin bu tarafa. Gel hele. Yaklaş.
Herkesin inandığı bir şey vardır bu amına kodumun hayatında ...
Benimkisi de sensin ne yapayım ... ...
Geçen gece çocuk hastaydı, ilacı bitmiş, almak için dışarı çıktım
Sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyoruz
Birden durup dururken içim cız etti
Bi baktım yine aynı karın ağrısı, öyle özlemişim ki seni
Dönerken bi meyhane gördüm
Bi içeri girdiğimi hatırlıyorum bi de rakıya yumulduğumu
Arkasından en az dört cigaralık
Sonra gözümü bi açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor
Bi daha açtım başımda bi çocuk "kalk abi" diyor, "Kars'a geldik" ...
Otobüsten indim yürümeye başladım
Dedim "Allahım nerdeyim ben, burası neresi"
Sonra güç bela burayı buldum, kapının önünde durup düşündüm
Dedim Bekir, bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü
Bi kere geçersen bi daha geri dönemezsin, iyi düşün dedim
Düşündüm ... düşündüm ... ama olmadı ... dönemedim
Sonra "Bak Oğlum" dedim kendi kendime
Yolu yok çekeceksin, isyan etmenin faydası yok kaderin böyle
Yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi...
bir kadın uğruna, hayat nasıl sikilirin güzel bir örneğini sunan Zeki Demirkubuz filmi.
sizin sevdiğiniz, sizi sevmeyen ve hiç sevmeyecek olan kadınlara selam olsun.
bir türlü ısınamadığım filmdir. karekterler gerçekçi olsa da geçişler çok zayıf kalmış. filmin başında pısırık bir izlenim çizen karekterin filmin sonuna doğru nasıl piçleştiği, enseye tokat, göte parmak konumuna geldiği gizemini korumaktadır.
örneğin; bir binanın çatısında dursan, sağdan ve soldan aynı hızda gelen iki araç görsen ve bir yere not etsen ama onlar birbirinden haberdar olmasa, "bu araçlar bu hızla gelmeye devam ederse, tam şu noktada çarpışırlar" dedin ve not ettin diye mi çarpışırlar? yoksa sen sadece çarpışacaklarını görebildiğin için mi önceden söylemiş ve not etmiş olursun?
yani kısaca; kader yazıldığı için yaşanmıyor, yaşayacağın bilindiği için yazılmış,
yaptığın her şeyin sorumluluğu senin.
başarılı bir türk filmidir. diyaloglar çok iyi ve samimi. ilginç olan bu filmin senaryosunun masumiyetten önce yazılmış olması ama masumiyetin kaderden önce çekilmesi.
zeki demirkubuz filmi. sırf vildan atasever için bile izlenir.gene varoş mahallelerdeki kahveler, it kopuk tayfası gene ucuz sürtüklerin maceraları söz konusu. en vurucu cümle ise sanırım " herkesin inandığı bir şey vardır bu amına koduğumun dünyasında. benimkisi de sensin ne yapayım ? "
Devletlerin kaderi de insanların kaderi gibidir. Ne kadar çabalarsan ve doğrusunu istersen ancak o zaman hürriyetine kavuşursun. Yoksa "allah bilir" deyip bir köşeye çekilmek ne islam'a nede kader inancına uygun düşer. O yüzden vatanını kendi kaderine bırakma çabala!
--spoiler--
biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık isra 13
--spoiler--