kesinlikle kaderimiz bellidir ancak bunu dua ve seçimlerimizle değiştirmek mümkündür. tıpkı bir harita gibi. nereye nasıl gideceğinizi sizin seçtiğiniz yollar belirler. kader de bunun gibidir. önceden Allah tarafından yazılmıştır ancak bunu irademizle yaptığımız seçimler ve dualarımızla değiştirebiliyoruz. bu yüzdendir ki yaptığımız her şeyden sorumluyuz. yani bir haltı yiyip "kaderim böyleymiş napalım yani" diyemezsiniz. kısaca kader hayatımızın önceden çizilen haritasıdır.
Cahil insanlarımızı genelde yaşanan üzücü bir olay karşısında kabullenmesini sağlamak için dini gerekçelere dayanarak bir olaydaki hatayı yoksayarak işine gelindiği gibi yorumlanmasıdır günümüzde kazandığı net anlam budur. Korkaklıktır gerçeklerden kaçmaktır. Kader yoktur yerine düşünülen insanlar vardır olasılıklar vardır insanın cahilliğinin arkasına sığınarak açıklayamadığı başaramadığı şeylerdir kader basitliktir. pes etmektir. kaybeden taraftır.
masumiyet filminin flashbacki olan bir zeki demirkubuz filmidir.
--spoiler--
erkan can ın bekir ile otelde izlediği televizyonda masumiyet filminin can alıcı sahnesi göze çarpmaktadır.
--spoiler--
kader....
insanı,yeryüzünün en karmasık canlısını,başlatmak ve bitirmek adına yazılmıs senaryolardan ibaret...her 'yaşayış'ın her farkındalıgında ,tüyler ürperten, farkındalıgı artırdıkca ,akıl erdirilemeyen algılara ak(i)l ettiren kader... ....bedenden ruha butunlesen hissiyatların golgesinde kader.... insan psikolojisini kırılgan , muhtaç, eli açık bırakan,etrafında kimseler bırakmayan,basını göge kaldırdıgında bir damla gözyaşı süzdüren kader..
Bu gözyaşları yaşamın 'son'lugundan hiçsizliğin hiçliğine bir sitemdir ....
Ben kader deyince ;bir gözü yaşlı ceylan su içmeye iner ...derin derin bakar ....gözünden yaşlar suzulur ,dudaklarının kenarlarını ıslatır ,yanaklarını ürkekçe titretir ,kulaklarını kızartır....oluk oluk kan damlar şakaklardan yanaklara ....ay ışıgını esirgemez acır o ceylanın haline ...ay da olmasa ne yapar bu 'kaderin' ortasında kalmıs, tahmin edilmeyeni önüne getiren bu yollarda bir ceylan.....
hiç bir şeyin gizini öğrenemeyeceksin diye çığlıklar karısırken göklerde ...kızarmıs gözlerle yıdızlara seslenir ki o , hayata bağlılıgını haykırır, ama duyulur mu bilinmez ..
Bir bulmaca misali. Kulların hakkında fikir sahibi olmadığı, yaşadıkları kadarıyla görecekleri, karşısında tamamen çaresiz olmadıkları bir olgu. Razı olmak, elinden geleni yapmak sonrasında kabullenmek, bir de koşulsuz kabul etmek halleri vardır.
ateşin yakıcı olduğunu bildiğim için yakmıyor, ateş yakıcı olduğu için yakıyor durumudur. bir şeyi bilmek o şeyin olmasında irade sahibi olmak değildir. kader bilgidir ve zamansızlığın kavranmasıyla soru işareti olmaktan çıkar.
kişi neyi seçiyorsa kaderi odur. ancak ne olursa olsun seçtiğinin gerçekleşmesi yalnızca allah ın iradesi ile mümkündür.
birde "alın yazısı" vardır ki yıllarca çok fazla suistimale sebebiyet vermiş. alın yazısı, insanın afrikada kabilede doğmasıdır. kabilede hırsızlık yapması ise seçimdir ve kişi bundan mesuldür.
özetle, cüz-i irade ile müdahale edemediğimiz olaylar allah ın taktiridir ve imtihana tabi olmadığımız konulardır. cüz-i irade ile müdahale etme gücümüz var ise işte ondan sorumluyuz ve bu olayların gerçekleşmesi alın yazımız değil kendi seçimimizdir.
anlamadıysanız bunu kendiniz seçtiniz kusura bakmayın *
rabbimin geleceği bildiğinin ve aynı zamanda fiillerimizin karar ve sorumluluğunun bizde olduğunun, yani kader ve kazanın üç açıklaması:
birincisi: allahın gelecek hakkında bilgisi cebri yani zorlayıcı bilgi değildir. "o biliyor demek ki olacak" düşüncesi yanlıştır.
ikincisi: allah zamandan münezzehtir, zaman insanı sınırlar. ben bu yazıyı ancak şimdi yazabiliyorum. 5 dakika sonra yazabilmem için, zamanın ilerleyip, "5 dakika sonra" dediğim anın "şimdi" olmasını beklemem gerekiyor ki bu acizlik allahta yoktur, zaman onu sınırlamaz. bu yüzden bizim için bazen geçmiş, bazen şimdi, bazen de gelecek olan zaman, onun için her zaman "şimdi" olur. bu yüzden şimdiyi her zaman bilebilir.
üçüncüsü: insan, zıt durumları mantık olarak da amel olarak da bir araya getiremeyecek kadar acizdir. bu acziyet allahta yoktur. o öyle güçlüdür ki zıt durumları ve tezat olayları birleştirip aynı anda yaşatabilir ve yaratabilir.
Bir yazar arkadaşa mesajla da anlatmıştım, buraya da kopyalayayım dedim.
2006 yapımı zeki demirkubuz filmi. seyredin seyrettirin.
oyunculukları için vildan atasever ve ufuk bayraktar'ı kutluyorum. dün seyretme fırsatı bulabildim ancak. ama neden bu zamana kadar seyretmemişim demedim. demek zorunda mıyım amk? seyredin ama. güzel şey.
Çok güzel bir film herkese tavsiye ederim. Konu masumiyetin aynısı ama bazı detaylara girerek sanki ordaki bazı merak edilen ve eksik kalan noktalara ışık tutuyor.