Niteliklerin ilgili pozisyonu karşılaması, kendini doğru ifade etme ve enerjinin karşısındaki insana geçmesi, ilgili firmayı iyi araştırdığını ve bildiğini karşındakilere hissettirme, kritik sorulara samimi ve profesyonel cevaplar verme ve tabii ki kaderinde o işyerinde çalışmak olması, insan kendi kaderini kendi yazar, kendi şansını kendi yaratır diye bir laf var ama o iş öyle değil, bazı insanlar hayatın kendine sunduklarını bekler ve o sırada o sundukları için tesadüfen doğru şeyler yapmış olur, bazıları da hayatındaki şeyler konusunda belirleyici olabilme şansına sahip olur, yani etken yaratılışlıdır. Bu doğuştan gelir ve değiştiremezsin ama iki durumda da hayat bir şekilde bildiği gibi gelir..
Günümüzde deneyim kadar network ve torpil önemli. Bu gözler sıfır deneyimle torpili sayesinde işe giren adam da gördü, full deneyim ve iyi bir eğitime rağmen networkü olmadığı için torpili olmadığı için evde oturan ya da bim'de kasiyerlik yapan gıda mühendisi de gördü.
iki besyo mezunu arkadaşım var. Biri partili (akp değil ha chp bu sefer), ilçe belediyesine torpille memur olarak girdi geçen sene. Diğeri kpss kazandı atama bekliyor (ki besyo mezununun ataması da en zor bölümlerden biri)
Günümüzde iş bulmak sadece üniversite diplomana ya da deneyimlerine bakmıyor. Şans torpil network üçlüsü de önemli.
Ben çalışırken iş aradım ve ayrıldığım hemen ertesi günü iş buldum. Biraz şans yardım etti ve ben şans faktörüne her zaman inanırım, bu sefer yaver gitti. Umarım önümüzdeki zamanlarda da yaver gider de hayatımda bir düzen oturturum.
Bir tane gezgin kız var bayan c adını anmayayım şimdi buradan, ulan geçen bir videosunu izledim, hatun diyor ki 30 yaşına kadar işini gücünü hayatını oturtamamış adamdan bir sik olmaz. Arkadaş böyle genel geçer bir cümleyi sen nasıl kurabilirsin ya, hele ki şu türkiye şartlarında. Kendisi avrupalı ya, muhacır ya, babası balkanlarda ona müstakil ev yapmış hediye etmiş ya, çifter çifter pasaportları, vizeleri, vatandaşlıkları var ya, hayat herkese altın tepsiyle sunulmuyor diye suratına haykırdığım aslan parçası, biz burada üniversite tercihlerimizi puanlar düşer diye beşer puan üstten yazmışız, onu da biz yazmamışız rehberlikçi yazmış, mağdur etmiş bizi, sonra kazanamadık diye depresyona girmişiz, sonra çaresizce yine aynı rehberlikçiye gitmişiz bursla bizi bir ticarethaneyi kazandırmış, burs şartları çok ağır olduğu için ve bunalım tedavimiz de hatalı yapıldığı için iyice boka battığımızdan dolayı bursumuz kesilmiş, o bokun içinde debelenirken ve tam bir ticarethane olduğu için o okulu da senelerce uzatmak durumunda kalmışız, işe girdiğimizde ancak o bok durumdan kurtulabilmişiz, çaylak zamanlarımızdan ve pert ekonomiden kaynaklı başımıza gelen işsizlikler vs derken götü toparlayıp düzeni tutturana kadar uzayan okul seneleriyle birlikte toplamda 6.5 sene kaybetmişiz. E dolayısıyla 30+ da ancak düzeni tutturmuşuz. En verimli yaşlarımızı da işe güce boğularak geçirmişiz, sonuç olarak 40+ sorunluymuş da ondan evlenmemiş diye muhtemelen algılanan, habisli tipler tarafından yüzüne gülünüp arkasından konuşulan birine dönüşmüşüz. Evde hastalıklardan bitmiş bir anne, anlayışı kıt bir baba, huzur yok, kendimi bildim bileli sürekli bir zorbalama halindeler, saçmasapan bir sülalem var ve kendi oluşturduğum networküm dışında kimseden zerre fayda görmedim, onlar da zaten yaptıkları pisliklerle ya da basiretsiz halleriyle o faydaları nötrlediler. Yani kimseye bir gram minnet borcum yok, böyle de çok mutluyum çok şükür.