Şirince'de kızlar "gel Meryem ana'ya gidelim" diyormuş yalanına inanıp her sene yol tepiyorum, yok Bornova'ya gel yok şar'âbb içelim, böyle memelerime mümelerime dökülsün erotik erotik filan.
ilk kez bir üniversite öğrencisi olarak gittiğimde, medeniyeti onurlandırmasına, insanının sıcakkanlılığına, kadınının güzelliğine hayran kaldığım şehirdi. 21 sene sonra tekrar gittiğimde aynı hazları yaşadım.
izmir anlatılamaz. izmir' i görmeyen de anlatamaz. yok böyle bir güzellik.
not: eskişehirliyim bu arada. gerçi denize kıyısı hariç iki şehir benziyor birbirine.
geleni, gideni, kaçanı, göçeni eksik olmayan, ege denizi kıyısında romantizm ve modernizmin temsilcisi olmuş, her büyükşehir gibi kozmopolit bir yapıya sahip olan üçüncü büyük kentimiz.
Bornova demek sokak köpeği demektir. Öğrenmek bilmek gerek. Sokak köpeklerinden korkanlara, ne diyeyim ben de bilemedim. Esas apaçi rockçıların, gerizekalı rapçilerin ve ruh hastalıklı bazı, iki sokak ötede sosyo statüsü olan Kürtlerin sahiplendikleri; pitbull ve türevi itlere dikkat etmek gerek.
Esas yaratık o tipsizlerdir. Sokak köpekleri bornova'nın, özellikle de Özkanlar ve osmangazi'nin sembolleri, demirbaşlarıdırlar, insanlar varolduğu sürece onlar da orada dolaşacaklardır.
Sokak köpekleri senelerdir insanlarla yaşıyor, kuduz dönemi dahil problem yaratmamışlardır. Ne zamanki tv'lerde pitbull vb... Lerine özenip ülkeyi doldurdular, sokak köpekleri de delirdi! Yine de iyi sabrediyorlar. anasını sktiklerim Ülkemi terk edin!
Ya itaat et ya terk et! O canavarlar ve sevicileri gidecek! sokak köpekleri değil!