yüzde 30 luk bir kesimi göz ardı edecek olursak yaşanılası en güzel şehir. benim şehrim. karşıyaka çarşısında dahi kolkola girip etrafa şuh kahkahalar atan türbanlıları görebileceğiniz yerdir ama aynı zamanda... üzülüyoruz ama yine de sevdamızdan vazgeçmiyoruz.
ortaçağda tedavülü kalkmış, "tanrıya karşı geliyo bunlar, yakalım" veya "yılbaşı kutluyorlardı layığını bulup geberdiler" zihniyetinden insanların söz sahibi olmak isteyip de olamadığı şehir. iyi ki var.
tek cümleyle ifade etmek gerekirse insanları 1500 yıl önce belirlenen dini ve ahlaki anlayışa göre yaftalamayan şehirdir. bizim insan yaftalamak için başka kriterlerimiz var. mesela hırsızı, gerici yobazı, bezirganları çok fena yaftalarız.
artık götümüze girer mi bilemiycem ama akp genel başkanı ve başbakanımız sayın recep tayyip erdoğan a şöyle seslenmek istiyorum;
1930'larda tedavülü bitmiş bir ilericilik-gericilik anlayışına sahip olup kendilerini ilerici, diğer birçok insanı gerici olarak yaftalayan insanların yoğun şekilde yaşadığı şehir.
sağ-sol mevzusundan ziyade belediye başkanını ahlak ve dürüstlük kıstaslarına göre belirleyen şehirdir.* zaten özü hizmet yarışı olan yerel seçimlerde bu kıstaslar gözönüne alınmalıdır. ama ankara da bu kıstaslar gözönüne alınmaz. ne kadar puşt olursan o kadar başarılı olursun.
seçim sonuçlarının açıklanmaya başlanmasıyla çeşitli platformlarda bazı insanların hakkında "izmir ne kadar çağdaş olduğunu bir kez daha kanıtladı. kızları da güzeldir, hepsini öpüyorum." şeklinde bahsettikleri şehir.
istanbul'un aksine memleketçilik, izmir'lilik duygusu yerleşmiş bir şehir olsa da, TBMM'nde 24 izmir milletvekilinin sadece 4'ü izmir doğumludur. bu milletvekillerinin 3'ü chp'li 1'i akp'lidir.
yavaş ve ağıraksak gelişimi sayesinde kentli ve izmirli bilincini daha kavramış olduğuna inandığım memleketim.
istanbul gibi herşey bir anda önüne serilmemiş, bir gece yüzlerce bar, yüzlerce cami kurulmamış, kurulanı hazmederek büyüten bir şehir olma yolunda olduğunu düşünüyorum.
yılmaz özdil ne güzel söylemiş işte, acelesi yok.kimsenin acelesi yok.sayfiye yeri burası yavaş hareket edilir, tadı çıkarılmaya bakılır.
istanbul istedide mi böyle oldu, olmadı biliyoruz ama çok şükür burası daha öyle değil.
ne memur memleketi ciddiyeti oldu ne de çılgınlıklar, partiler, gece hayatı şehri oldu.
kendi havasında bir akdeniz şehri oldu.
insanlar burun kıvırıcaktır ama ben exponun buraya gelmemesine de sevindim.eldeki bütçe çalınıp çırpılmadan idare edilirse herşey olur burda zamanla zaten.
insanların dikkatini çekmesini hiç istemiyorum güzel bu hali gayet diye düşünüyorum.
pek bir güzel olan, en sevdiğim şehir. her şeyden önce memleketim. ama yaşlıların istilasına uğramış bir şehir olduğu gerçeğini de hiç bir şey değiştiremez.*
hak ettiği gelişimi gösteremeyen şehir. ama bunun nedeni ne izmir, ne de izmirliler. izmir'e merkezi hükümetlerce yıllardır uygulanan ambargo. çok uzağa, çok eskiye gitmeyin, daha bir kaç gün önce söylendi iktidar biz de , para biz de neyi neyle yapacaksın diye.
izmirin aşıklarının pembe gözlüklerini çıkarıp biraz da çoğunluk halkın yaşam alanlarına bakmak gerekiyor. izmir karşıyaka, güzelyalı dan ibaret değil. gelişime bu kadar elverişli olan bir kentin bu kadar yavaş gelişmesi izmir i istanbul ve ankara nın gerisine atmakta ve pembe gözlükler bunu görmezlikten gelmektedirler. medeni olmak sadece ramazan da kordon da rahatça rakı içmek değil, yaşadığın yeri güzelleştirip adına yakışır bir yere çevrilmesidir.
zihinsel gerici olmaktansa fiziksel gerici olmayı seçmiş bir şehirdir.
fiziksel gericilik şunun şurasında 3-5 ayda ya da bilemedin 1 yılda çözülür; yollar yapılır, kaldırımlar, metrolar yapılır.
fakat zihinsel gericiliğin çözümü olmadığından iyi ki sadece kaldırımı yoktur da onun yerine insanlar kaldırımları olmayan yollarda özgürlüklerini doya doya yaşamaktadır.
varsın metro olmasın özgürce yürümebilmek de güzel.
ilericilik diye gördükleri şeylerin aslında gericilik oldugunu fark edemeyen birsürü insanı içinde barındıran kent .. izmir baska seylerden dem vururken , metrosu yok , yolda yurumeye kaldırımı yok , gezmek ıcın alısverıs merkezlerı yok .. ama karsıyakadan bakınca , alsancaktan bakınca hayat ne güzel , izmir ne kadar modern .. yeşildere yolundaki gecekondular , bucada olmayan kaldırımlar , hala bitmemiş metro , hala yapılamamış kaldırımlar ,çalışmayan gece lambaları bucada ama ..
farklı oldugunu insallah bu pazar bir kez daha gosterecek sehirdir. kıskanılandır, orda olunamadıgından, onun gibi olunamadıgından kıskanılan, b.k atılan sehirdir...
gecenin bir vakti alsancak'tan dönüyorsanız ve karnınız açsa eğer... fırından yeni çıkmış sıcacık boyoz yetişir imadınıza.otobüse bindiğinizde kartınızda (kentkart) para olmadığını farkedip birinden kart isterseniz, karşılığında kolay kolay para kabul etmeyen insanları vardır. ilk buluşmaların adresi Konak YKM'nin önü, her zaman birilerini bekleyen insanlarla doludur. ha bi de kızları var tabi... "izmir'in kızları deniz, denizi kız kokar. izmir hem deniz, hem de kız kokar."