hiç bir partinin tekelinde olmayan güzelim şehir. birileri çıkıp izmir bilmem hangi partinin kalesidir, yok efendim onlar gavurdur falandı filandı. ağzı olan konuşuyor anlayacağınız ama kimse izmirlilerin nasıl olduklarını bilmeden sallamasyon yapıyor.
bir izmirli seçimlerde oy vereceği zaman öncelikle ülke çıkarlarını sonra da kendi çıkarlarını göz önünde bulundurur. asla ama asla bir izmirliyi 10 çuval kömürle, buzdolabıyla şuyla buyla kandıramazsınız.
bugün izmirde chp seçilerek cumhuriyette kurtulmuş oldu. bazı kafası almayan insanlar tarafından bu olay tam olarak anlaşılamadıysa da gerçek budur.
rte bile bu olayın bilincinde olduğu için hedefini izmir'in ne yapıp edip alınması şeklinde açıklamış, taa izmire kadar gelip bizi seçmezseniz buraya yatırımı unutun diyerek açıkça tehdit etmiştir. yani demokrasinin bir parçası olan seçme özgürlüğünü tehditler yağdırarak ortadan kaldırmış oldu. bir diktatör edasıyla benim dediğimi yapacaksınız diye nutuk çekmiş, canım izmirlilerim de bu rte'ye gereken cevabı vermiştir.
sonuç olarak izmir bu seçimde de cumhuriyeti kurtaran şehir olmuştur. darısı diğer şehirlerimizin başına...!!!
2007 yılı ocak ve şubat aylarında iş nedeniyle iki ay boyunca kaldığım, insanları, şehir yapısı, havası ve burada sayamadığım pek çok özelliğiyle beni çok etkilemiş mutlu şehir. ora adlı yerin yaptığı künefe ve lahmacunlar, bostanlıda bulunan rozinante, barlar sokağındaki rock barlar * ve buralarda çalan gruplar beni benden almıştır. sevilesi şehirdir vesselam.
neredeyse bütün ilçeleriyle chpnin kalesi olduğunu göstermiş en önemlisi de tehlikenin farkına varmış bir şehirdir. bırakınız tayyip'in izmiri almayı istemesini artık hayatta yanaşmaz izmire..
çok afedersiniz ama kelimenin tam anlamıyla akp nin eline verip kıçının ortasına tekmeyi basmıştır. 1923 ten beri izmir liyiz böyle sonuç görmedik kardeşim.
zamanında yunanlıları denize dökmüş ve an itibariyle de yunanlı olmasa da ülke için yarar getirmeyecek kişileri, kurumları yine denize döken güzel şehrim.
her zaman gurur duyduğum fakat bugün daha da çok gurur duyduğum şehrim.
STALiN TAVUĞU
Stalin en sadist cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu:
-Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım... Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
Her dumanlı kafadan bir ses çıktı. Kimisi adaletten, haktan söz etti... Kimisi demokrasiden... Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten... Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını... Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdar en yücedir! Halkın karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım... Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin... Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının gözleri önünde başladı canlı-canlı tüylerini yolmaya tavuğun. Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...
-Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...
Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını atayım diyor, soğuktan tir-tir titriyor... Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor... Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor... Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor... Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor... O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane-tane atıveriyor yolunmuş tavuğun... Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..
Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak... O zaman yönetmek kolay olur
- Stalin'in sofra dostları hayretler içinde kalıp:
oyunu belli bir partiye değil, demokratik, laik hukuk devletine kullandığı için gurur duyulan, gözleri yaşartandır. üç kuruşluk hizmet!! ve sadaka uğruna bu vazgeçilmezleri satmayan insanların yaşadığı şehirdir. yaşayanları ''ama izmirlilerde kendilerini çok övüyor bik bik'' diye ötenlere cevabı tokat gibi vermiştir.
imrendiğim şehir. modern ve asil tek kelimeyle, bu ülke için fazla ileri. darısı benim şehrimin* susuz kalmaya ve günde 5 tabak kazık yemeye muhtaç ve hevesli kalas insanlarına.
gavur izmir diyordu sevgili(!) başbakanımız. gavur olduğunu gösterdi iç kesimdeki insanlara oranla daha demokratik olduğunu göstererek! helal be izmir.
insanları, mekanları ve güzelliğiyle kendisine hayran olduğum ve chpyi tekrar seçmeleriyle hayranlığımı bir kez daha arttıran türkiyenin en modern şehri.
yüzde 30 luk bir kesimi göz ardı edecek olursak yaşanılası en güzel şehir. benim şehrim. karşıyaka çarşısında dahi kolkola girip etrafa şuh kahkahalar atan türbanlıları görebileceğiniz yerdir ama aynı zamanda... üzülüyoruz ama yine de sevdamızdan vazgeçmiyoruz.