izmir

entry6806 galeri713
    1928.
  1. şu an denizi de göğü de gri "görünen" şehir. karıştığınız an kalabalığa her şey güneş ışığıdır oysa. ne güzel memlekettir...
    3 ...
  2. 1927.
  3. 1926.
  4. --spoiler--
    izmir gibiyim artık ; gülmeyi alsancak'ta bıraktım, coşkuyu göztepe'de , aşkı bornova'da. asansör kadar yorgun , agora kadar yıkık , eşrefpaşa kadar belalı , basmane kadar vedalara alışık , kemeraltı kadar kalabalık , yalı kadar cefakar , karşıyaka kadar vefakar.. izmir gibiyim yani uzaktan ışıl ışıl , ama aslında yorgun ve herşeye ragmen saat kulesi gibi dimdik ayakta...
    --spoiler--
    6 ...
  5. 1925.
  6. bir şehir değil, yaşam tarzıdır. burada herşey güzeldir.
    5 ...
  7. 1924.
  8. 1923.
  9. deniz ve ege havasının nasıl da enfes olduğunu dibine kadar hissettiğim soluduğum şehir.
    1 ...
  10. 1922.
  11. 1921.
  12. köpeklerin bugün acaip şekilde havladığı şehir.(#13873229) görünce iyiden iyiye tırsmaya başladım.
    2 ...
  13. 1920.
  14. güzel şehirdir, hoş şehirdir de deprem bu aralar korkutmaktadır.
    2 saattir susmadan havlayan sokaktaki köpekler insanı ister istemez paniğe sevk etmektedir.
    3 ...
  15. 1919.
  16. 1918.
  17. karşıyaka gibi bir kız cennetine sahip olan şehrimiz.
    1 ...
  18. 1917.
  19. chp'nin ağlama duvarı. yaşanabilir, güzel şehir.
    0 ...
  20. 1916.
  21. şehir değil cennettir geceleri. alsancak, karşıya en gözde mekanları.
    1 ...
  22. 1915.
  23. 1914.
  24. belediyesi devletten yeteri kadar yararlanamayan ve sıkı bir yıldırma politikası güdülerek chp'ye karşı olunması istenen şehir.

    izmir'e hizmet verilmediğini söyleyenler bunların nedenini, ankara'dan aziz kocaoğlu'na yapılan haksızlığı, zırt pırt yapılan yolsuzluk baskınlarını, aziz kocaoğlu'nun yaptığı hiddetli konuşmaları araştırsınlar.
    tüm bu koşullar altında bile şehirde bir çaba var.

    --spoiler--
    "bana yapılan haksızlık izmirlilere yapılmış sayılır. şimdiye kadar sustum ama bundan sonra susmayacağım. yapılan haksızlığı bütün izmirliler'le anında paylaşacağım. bundan böyle susmak yok, cevap vermemek yok, sineye çekmek yok./aziz kocaoğlu.
    --spoiler--

    http://www.google.com/url...5tt-cgfnlvkhdt6mhqrznyueq

    dip not: bu entry bir chpli tarafından girilmemiştir. yanlış sistem ve yanlış kişiler tarafından yönetiliyoruz.
    0 ...
  25. 1913.
  26. yaklaşık 3-5 saattir toplu taşıma araçlarının çalışmadığı şehir.

    sebep? büyükşehir belediyesine yapılan baskın, aziz kocaoğluna destek.

    tamam, eyvallah.

    ama toplu taşıma araçlarını durdurmak ne demek arkadaş? trafiği felç etmek ne demek? kaç tane ambulans yoldan geçemedi sizin haberiniz var mı? ya da insanlar onca saat duraklarda neler çekti haberiniz var mı?

    destek olun, protesto edin, eyvallah, kimse bir şey demiyor! ama bunun cezasını kendi şehrinizde yaşayan insanlara çektiremezsiniz, kimsenin buna hakkı yok.

    not: şuan toplu taşıma araçları çalışıyor fakat trafik inanılmaz derecede kötü durumda.
    0 ...
  27. 1912.
  28. bir ankara'lı olarak kızlarının ne kadar rahat olduğuna şahit olduğumda önce biraz sevindiğim, sonra da üzüldüğüm şehir.

    bu yaz mevsimiydi, yanılmıyorsam ağustos'un ortaları. hayatımda ilk defa geldiğim bi şehirde narlıdere'den yerini sorarak ancak öğrenebildiğim durağa gelmiş ve konak'a gidecek otobüsü beklemeye başlamıştım. şansım varmış ki fazla beklemeden geldi. girdim içeri, sadece bir tane boş yer vardı. oturdum haliyle. çünkü boş yer varken ayakta giden embesillerden gerçekten nefret ediyorum, belki benim gibi düşünenler olabilir diye geçtim yerime.

    yanımda bi hatun vardı. mini bi şort giymiş, güzel ve bronz teniyle gayet seksi idi bacakları, açık konuşmak gerekirse. dikkatimi başka yere vermeye karar verdim, çünkü gerçekten bakmaktan alamıyordum kendimi. hoş, aslında hiç bakmıyordum ama hatunun bacaklarıyla hiç ilgilenmiyormuş gibi görünmek istedim galiba, bilmiyorum.

    u şeklinde uzanan körfezi kat ederken otobüs, ben de en az kızımızın bacakları kadar güzel olan şehri izliyordum. dürüst olmak gerekirse güzel bi şehir gibi gelmişti, gerçekten izmir'li arkadaşlara hak vermiştim. güzel şehir, güzel insanlar.

    derken efendim, asla inanamayacağım bir şey oldu.

    hatun bana doğru döndü ve size yemin ediyorum, aynen şöyle dedi: "afedersiniz, konak'a gelince bana söyler misiniz.."

    lan?!?!
    lannnn?!?!?

    bi hoş oldum. ooyhşşş. eridim, bittim, o andaki hislerim.. sanki bir quentin tarantino filminin son 15 dakikası gibiydi. kaç saniye kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama, bi süre düşündükten sonra "şey, üzgünüm ama, ben de yabancıyım ve inanın tam olarak neresi olduğunu bilmiyorum" dedim. hem de olabilecek en cool ve soğuk halimle.

    hatun, hm, dedi. bişii söylemedi. hiç bişii söylemedi. döndü ve devam ettik. derken 1,2 durak sonra indi. oysa sorduğuma göre bana en az 20 dakika süreceğini söylemişlerdi konak'ın. muhtemelen yanlış bi yerde indi ama müdahale de edemedim. öyle sap gibi kaldım.

    evet, siz siz olun. asla ama asla hissettikleriniz ve davranışlarınız arasında derin farklar olmasın. kasmayın kendinizi, insanın ne hissettiği, hissettiği gibi tepki vermeyi, davranışta bulunmayı ayıp bir şey gibi görmemesi gerekiyor galiba.
    0 ...
  29. 1911.
  30. türkiyenin en imansız şehridir.yakılmalıdır yıkılmalıdır ki türkiye rahata kavuşsun.
    1 ...
  31. 1910.
  32. 1909.
  33. 1908.
  34. petrol şeyhinin bir tanesi üniversitede okuması için oğlunu i̇zmir'e gönderir.. çocuk ilk devreyi basarıyla bitirdikten sonra notlar düşmeye ve çocuk hafiften serserileşmeye baslar. zaman geçtikçe memleketten çocuğa gönderilen avuç dolusu paralar da artik yetmemektedir! şeyhimiz oğlunu kontrol etmek için adamlarından birini izmir'e gönderir. adam izmir'e gelince bir de ne görsün! şeyhin okusun diye gönderdiği oğlu okulu bırakmış, kendini manzaraya ve güzel kızlara vermiştir! neyse, çocuğu kordon da bir meyhanede bulur: 'ya seydi, bu ne kepazeliktir? baban seni merak eder! kalk gidiyoruz arabistan'a 'çocuk 'ayva seydi' der, 'ama önce bir otur da su manzaraya bir bak...' şeyhin adamı 'bunda ne kötülük olabilir ki' diye düşünür ve masaya oturur. sandalcılar çaparilerini sallamakta, arkada batan kıpkırmızı güneş, körfezi kırmızının tonlarına boyamaktadır. manzarayı seyrederken, garsonun getirdiği kavundan bir tane ağza atılır. ardından peynirin de tadına bakılır. 'eh eşek değiliz ya, su aslan sütü denen meretin de bir tadına bakalım' derken orada ipler kopar! şeyhin oğlu ve körfez tarafından ayartılan adam, yorgun ve aksamdan kalma olduğu anlaşılan bir sesle, 15 gün sonra, efendisini arar:* 'ya seydi, durum bildiğin gibi değil...veled mazbut, velakin memleket puşt!
    3 ...
  35. 1907.
  36. izmiri yaşamadan yada yaşasada hissedemeden entryi girmiş yazarlarımıza bişi diyemem ama izmirim kordonda içilen çayı, kumrusu boyozu midyesi.. vapuru takip eden martıları, göztepeden geçerken izlenen muhteşem günbatımı, inciraltı sahilinde kıyıda duran kayıkların yarattığı nostaljisi; her köşesiyle başkadır.. insanı sıcaktır hiç tanımadıgnız bir teyzeyle otobüste kanka olabilir vapurda oda martılara atsın diye GEVREĞiNiZi( http://www.uludagsozluk.com/k/gevrek/ ) küçük bir çocukla paylaşabilirsiniz.. Her ilin kötü tarafları var bu yönleriyle eleştricelek olursa hepsine buyuk köy diyip geçmek gerekir, muhteşem yönleri varken kötü yönlerine takılmak gereksizdir.
    3 ...
  37. 1906.
  38. ege şehirlerinin gözbebeğidir. metin arolat şarkıya dökmüştür bu şehri klibide yeni dönmeye başlamıştır.
    (bkz: bekle beni izmir geliyorum noel tatilinde)
    1 ...
  39. 1905.
  40. 17 kasımda kendimihissedemiyorumla birlikte kol kola tur atacağımız şehirdir.
    2 ...
  41. 1904.
  42. müthiş bir marşa sahip ilimizdir.

    mutlaka izlenilmelidir. tüyleriniz diken diken olacaktır.
    4 ...
© 2026 uludağ sözlük