işgal edilmesiyle kurtuluş savaşı'nı başlatan, kurtarılmasıyla kurtuluş savaşını bitiren şehir.
15 mayıs 1919''da işgal edildiğinden bir gün sonra büyük atatürk 16 mayıs 1919 'da istanbul'dan samsun'a hareket etmiş, kurtuluş savaşı'nın ateşini yakmış, 19 mayıs 1919'da da samsun'a varmıştır.
3 yıl esaretten sonra 9 eylül 1922'de türk ordusu tarafından kurtarılması da kurtuluş savaşının sonu kabul edilir. kurtuluş savaşı nihayete ermiştir, "ordular ilk hedefiniz akdeniz" emrinin gerçeğe dönüşmesi ile.
türk halkının gözbebeğidir. verilmezidir.
selam olsun " izmir bizimdir düşmanın olamaz" diyerek onu kurtarmaya koşan, ve bugün izmir'in bağrında yatan kütahyalı, ankaralı, çorumlu, diyarbakırlı, konyalı, adanalı, trabzonlu, denizlili, tüm anadolu'lu kahraman şehitlerimize.
sıcak sevmeyen bir insanın yaz aylarında gelmemesi gereken şehirdir. denizin de etkisiyle havada oluşan nem maksimum düzeye ulaşır ve hayatı çekilmez kılar. izmir, yaz ayları hariç gayet güzel bir şehirdir. arkadaşlıkları sıcaktır. ortam isteyen için de istemeyen için de mekanları vardır. karşıyaka, bornova, alsancak gibi yerler dışında da gezilecek yüzlerce yeri vardır.
yaşanacak şehirdir. doğma büyüme bir izmirli için yalnız bir şehir değil, bir yaşam tarzıdır. kokusuyla, sesiyle, rengiyle, herşeyiyle bambaşkadır. kızlarının güzel olduğuyla ilgili söylentiler de doğrudur.
milyonların sevgilisi şehir. nasıl ki eskişehir " tam öğrenci şehri yeaa " ise izmir de "aslında bi izmire yerleşsek var ya... " dır, "bi iki seneye kalmaz ordayım" dır, " bak buraya yazıyorum" dur. öyle bi şeyler işte izmir.
o değil de bi iki seneye kalmaz sendeyim izmir. tam yaşanılası şehirsin izmir. denizin kız, kızın deniz... hebele gübele. *
izmir deki ilk zamanlarimda hic sevmemistim bu sehri cok pis, daginik, duzensiz gelmisti ama yasadikca cok sevdim ve 'izmir aski baskadir' diyen insanlari gercekten idrak ettim.. hakkaten izmir i sevmek orda olmak baska bir mutluluk baska bir ayricalikmis..
izmir'de hayat beklenmez, kovalanmaz da.
O zaten sizinle beraberdir.
Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır.
Mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır Körfez.
Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız. Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur!..
Hafta sonları denize doğru bir göç başlar.
'Ey hayat, biz Çeşme'ye gidiyoruz, sen de arkadan gel.'der
izmirliler muzipçe ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.
Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan "izm." harflerine sevgiyle bakıyorum.
Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar.
"Azıcık Kar yağdı, kartopu oynuyorlar diye izmir'lilere 'görgüsüz' diyenler, siz yazın 3 bavul dolusu eşya ile Çeşme'ye tatile geldiğinizde, biz sadece havlu ve terlikle orda olucaz. Hayırdır deniz görmemişler, sizin orda deniz yokmu? "
izmirli olup henüz şehir dışına yerleşmiş birine, "ulan 40 yılda bir kar yağar .mına koyim onda da ben yokum. hey şansımı, basiretimi..." dedirtebilir. *
ankara kadar nüfusu olmamasına karşın ankara'daki trafikten daha felç bir trafiğe sahip olan ama ne olursa olsun ankara en yaşanılabilir kent seçilse de benim gözümde izmir en "yaşanılır" kenttir.