"Azıcık Kar yağdı, kartopu oynuyorlar diye izmir'lilere 'görgüsüz' diyenler, siz yazın 3 bavul dolusu eşya ile Çeşme'ye tatile geldiğinizde, biz sadece havlu ve terlikle orda olucaz. Hayırdır deniz görmemişler, sizin orda deniz yokmu? "
izmirli olup henüz şehir dışına yerleşmiş birine, "ulan 40 yılda bir kar yağar .mına koyim onda da ben yokum. hey şansımı, basiretimi..." dedirtebilir. *
ankara kadar nüfusu olmamasına karşın ankara'daki trafikten daha felç bir trafiğe sahip olan ama ne olursa olsun ankara en yaşanılabilir kent seçilse de benim gözümde izmir en "yaşanılır" kenttir.
sabah başlayan karın hala yağıyor olması ve gaziemir taraflarının beyaza bürünmesiyle beni şaşırtan şehir. kar topu oynamak için sokaklara dökülen yerli halk, kar görgüsüzlüğünü ayyuka çıkararak 1 cm kar ile kar topu savaşı düzenlemekte, karlar içinde siibiryada debelenen rus askeri gibi hoplayıp zıplamaktadır. bir iki saat daha yağarsa kardan adam yapacak yeterli malzememiz olacaktır ve halk olarak sayın başbakanımızın kardan adamını yapıp bir gün sonra erimisini cani gönülden izleyeceğiz. (en azından bu şekilde mutlu olalım bre, hadi gari bunuda çok görüvemeyin bize akp kardaşlarım )
sabah sabah bize, böyle bir kar topu savaşı yaşattığı için artık daha da çok sevdiğim şehir olmuştur.
(bkz: 1 cm kar ile kartopu oynamak)
(bkz: görmemişlik)
napalım lan çukurovalıyız.
rüzgarın uçurduğu şehir. yürürken arkanızdan iteleyip koşmaya zorlayan hafif bir meltem var sağolsun; soğuk derinin tüm katmanlarına yayılabilsin diye. bırrrr.