sabah başlayan karın hala yağıyor olması ve gaziemir taraflarının beyaza bürünmesiyle beni şaşırtan şehir. kar topu oynamak için sokaklara dökülen yerli halk, kar görgüsüzlüğünü ayyuka çıkararak 1 cm kar ile kar topu savaşı düzenlemekte, karlar içinde siibiryada debelenen rus askeri gibi hoplayıp zıplamaktadır. bir iki saat daha yağarsa kardan adam yapacak yeterli malzememiz olacaktır ve halk olarak sayın başbakanımızın kardan adamını yapıp bir gün sonra erimisini cani gönülden izleyeceğiz. (en azından bu şekilde mutlu olalım bre, hadi gari bunuda çok görüvemeyin bize akp kardaşlarım )
sabah sabah bize, böyle bir kar topu savaşı yaşattığı için artık daha da çok sevdiğim şehir olmuştur.
(bkz: 1 cm kar ile kartopu oynamak)
(bkz: görmemişlik)
napalım lan çukurovalıyız.
rüzgarın uçurduğu şehir. yürürken arkanızdan iteleyip koşmaya zorlayan hafif bir meltem var sağolsun; soğuk derinin tüm katmanlarına yayılabilsin diye. bırrrr.
--spoiler--
sen 9 eylül dersin iki kelime,
ben değişen yazgı anlarım,
özgürlük anlarım,
bağımsızlık anlarım.
sen "izmir" dersin iki heceyle,
ben sevinçten ağlarım.
sen 9 eylül dersin iki kelime,
ben onurlu bir halk anlarım,
rüzgarın çevirdiği sayfa anlarım.
sen izmir dersin iki hece,
ben saygıyla ayağa kalkarım.
--spoiler--
bozyaka'dan konak'a gelinceye kadar kimseden kentkart bulamadığım, daha doğrusu içerisinde fazla bakiye bulunmadığını söyleyen (bunu söylüyor ama en öndeyim makinede ne kadarlık kontörü kaldığını görebiliyorum ve gözümün içine baka baka yalan söylüyor pezevenkler) insanlara sahip olan şehir. bilinki üç kişi kentkatını uzatıyorsa ya uzatılan kişi kadındır ya da nesli tükenmekte olan insanlara denk gelmiştir ki bu kişi hemen gidip herhangibir şans oyunu oynamalıdır.
insanları bambaşka olan şehrim. dün bunu bir kez daha anladım. dizüstü bilgisayarımı metronun içinde unuttum, 1 saat sonra gittiğimde güvenlikten alabildim bilgisayarımı. bu izmir farkıdır bence. insanlarının farkıdır. başka şehirde olsa kıçındaki donu senden habersiz alır götürürler.