an itibariyle gökyüzünün delindigi sehirdir. arka arkaya bu kadar şiddetli gökgürültüsü ömrü hayatımda gördügümü duydugumu hatırlamıoyrum, inanılmaz bir hızla yagmur yagıyor.
izmir kaşlarını almayan, saçına başına önem vermeyen, giydiği kıyafete özen göstermeyen ama bunlara rağmen güzel olduğu belli olan bir kız gibidir. Bide bu güzelliğini işleyebilse herkesin gözünü kamaştıracaktır.
gündüzleri parfüm, geceleri alkol kokusunun yoğun olduğu bir semtinde yaşadığım, azıcık uzak kalsam özlediğim ve gereksiz bir şekilde sahiplendiğim şehir.
Bu gece yine pek mi pek güzel. öperim gerdanından.
ayrıca; benim için fakültedeki en hava kızdır izmir. asla binemediğim lüks otomobildir. peşinden koştuğum ancak bana yüz vermeyen kızdır izmir. yaşantımın her döneminde izmirli arkadaşlarım oldu. anlattıkça anlattılar. ben sadece izmir hatırası havlularla yetindim. efsanevi hikayleri ile büyüdüm. dönem dönem nefret bile ettim. sokucam ne izmirmiş arkadaş dedim kendi kendime. sikseler gitmem diyordum. sonra gitmem gerektiğini görmem gerektiğine inandırdım kendimi. balıkesre falan gittim hatta sırf o yüzden. 31 çekmek gibi bir şeydi yani. neyse gidiyorum yüksek ihtimalle haziran başı. görecez bakalım.
bilen bilir yurt dışından türkiye'ye gelindiğinde insanların memnuniyetsizliği göze çarpar. izmir de işte bu açıdan türkiye içinde yurt dışı gibidir. memnuniyetsizlik arasında güneş gibidir.
benim deli dolu memleketim.
güler yüzlü insanları, açık görüşlülüğü, çeşit çeşit insanlarıyla
her ismini gördüğüm de andığım da aklım da nedense baharatlar figürü oluşmasına sebebiyet verir.
bir alsancak bir karşıyaka ya adım atıldığın da dahi aklınızdan envai çeşitteki her türlü derdinizi alıp götürür.
mayısı da yarıladıktan sonra, insanı iyice içkiye sürükleyen şehir. gerçekten ne zaman alsancak'a gitsem, insanlar içmeyeni dövecekmiş gibi bakıyor. eskiden bu şehirde bol bol zirve yapardık. gerçi gene yapılıyordur fakat ne zamandır sözlüğe girmediğimden pek bi uzak kaldım sanırım. kordon'da bi maklube bira yapmak farz oldu aslında. zirveci gençler bana ulaşsın, bir şeyler düzenleyelim. *
Devlet-i alimizin uyguladigi sanayi yatirimlari tesvik sistemiyle ici bosaltilan, zaten iki gidim olan sanaysini de manisa'ya kaptiran zavalli sehir. Soyle ki; manisa 3. Bolge, izmir 1. Bolge. Sektor bazli yatirim destekleri de var. Durum boyle iken, izmir'den basta en buyuk sanayi olmak uzere, firmalar akin akin manisa'ya kaciyor. Manisa izmir'in bir ilcesi gibi oldu artik. Bu sayede insanlar mis gibi sehir olan izmir'de yasayip manisa'da calisabiliyor. Ama izmir cokuyor. Gencler is bulamiyor, istanbula gocuyor. Lan 1. Bolge sehrin burnunun dibinde 3. Bolge sehir olur mu? Onu da gectim, manisa 3. Bolge olacak kadar az gelismis bir sehir mi? Neymis efendim, izmir turizm sehriymis. Lan sanaysiz sehir olur mu? Hadi yeniyi gectim, olani niye kaciriyorsun?
Butun bunlar secimde akp cikmadi ve boyle giderse hicbir zaman da cikmayacak diye sehrin belini kirmak icin mahsus yapilmiyorsa ben de ne olayim. Sehri iyice dibe batir, sonra ben yatirim yapicam diye gel kahraman ol di mi? Olumu gosterip sitmaya razi etme taktigi. izmirli de mal, ruhu duymuyor. Eee tuzu kuru olmak baska tabii. Ben tabii orta sinif insaniyim bi dereceye kadar normaldir ama tanidigim izmirliler arasinda yazligi olmayan adam yok vallahi. Oh amk hayat size guzel. Uyanin oglum ayakta s.k.yolar lan sizi