sıcak dediler; buz gibi, kızları güzel dediler; soğuk hava gibi, şehir güzel dediler; kızları gibi gidecek hiçbir yer yok.. kısaca şinanay da yavrum şina şinanay.
istanbul'un tüm dezavantajlarına sahip olup, hiçbir avantajına sahip olmayan, son 15 yıldır en ufak bir gelişme bile gösteremeyen öylesine bir il.
doğal güzelliği dışında hiçbir albenisi yoktur.
daha dün istanbuldan misafirlerim gelmişti. adam tutturdu ben izmir'e yerleşicem diye. şimdi ev arıyoruz kendisine. bir hafta kalıp buraya yerleşmeyi düşündü kendisi. güzel izmir, güzel insanlar, güzel iklim...
öyle serin
öyle huzur dolu,
Şu cümleyi kurduran şehir :
Esiyor ama çok üşümüyorsun
Sıcak ama çok bunalmıyorsun,
Rüzgar yakışıyor buraya,
ne güzel esiyor bu akşam.
denizliden otobüs ile 3 saat 15 dk uzaklıkta olduğu için biz öğrencilerin o senelerde günübirlik gelip gittikleri şehirdir. vapuru ve gün batımında içilen çaylar dışında sevemedim izmir'i.
bir çok insan tarafından çekilemeyen şehirdir. yaşamın kendisidir. samimidir. özlenendir. hiçbir yerinde kendini yabancı hissetmediğin yerdir. insanların birbirine önyargıyla yaklaşmadığı, birbirne gülümseyerek baktığı şehirdir. özlemdir, hasrettir. özlemdir, hasrettir.
doğduğum, büyüdüğüm, büyümeye devam ettiğim, yıllarca kıymetini bilemediğim, her şeyinden şikayet ettiğim ve gün gelip aşık olduğum şehrim. her bir köşesini çok erken keşfettiğim ve büyük ihtimalle de bu nedenle erken tükettiğim izmir bir zamanlar benim için adeta bir cendereydi. sıkılıyordum, boğuluyordum.
ama gün geldi, pek çok zaman, bir o kadar da insan geçti bu şehirden ve ben bu şehri sevmeyi öğrendim. kız başına diye tabir edilen durumla izmirde at koşturmayı sevdim, gecenin bir yarısı çıplak ayakla alsancak çimlerde dans etmeyi sevdim, sabahları bostanlıda kahvaltı yapmayı sevdim, göztepe sahilde yürümeyi sevdim, en fazla bir saat içerisinde çeşmede, foçada, dikilide, çandarlıda, seferihisarda, urlada olmayı sevdim, tanımadığım insanlara bile gülümsemeyi sevdim, cumbalı evlerin merdivenlerine oturup bira içmeyi sevdim, kıbrıs şehitlerinde apodan midye çalıp kaçmayı sevdim, gavur olmayı sevdim..
öyle büyük hayallere kapılmayın, düz ve güzel bir hayat var burada..
kendini şehir zannetmesine rağmen bir köyden ibaret olan yerleşim birimidir. denizden 1 kilometre uzaklaşıldığı zaman böbreklerinizi alacaklarından korktuğunuz teneke mahalleleri vardır. denizi çıkarırsanız köy dahi olamaz.