düşman askerleri kordon'a ilk ayak bastığında ilk kurşunu atan ve direnişi başlatan hasan tahsin'i...
anadolu'nun bağrından, birçok kentten izmir'lerini kurtarmak, anadoluyu düşmandan tamamen temizlemek için gelen, ve izmir'de şehit düşen, ve hala izmir'in koynundaki şehitliklerde yatan tüm askerlerimizi...
"ordular ilk hedefiniz akdenizdir, ileri" diyerek izmir'in kurtuluşunu hedef gösteren büyük önder mustafa kemal atatürk'ü...
düzenli ordular kurulana kadar düşman işgalini ve ilerlemesini yavaşlatan egeli efe'lerimizi...
saygıyla anıyoruz.
bu akşam 21'de tüm sahil şeridinde meşale yakarak, insan zinciri oluşturulacak, tüm izmir'lileri de bekliyoruz.
yaşadığım şehir. bir başkadır efendim bu şehir, cidden ama. öyle karı kız martavallarından da bahsetmeyi düşünmüyorum ayrıca. şimdi her yaz gittiğim afyon ile kıyaslamam icap ederse, bu şehrin insanlarının zihinlerine inanılmaz bir görüşlere saygınlık ilkesi yerleşmiş. şöyle ki; ramazanda* sokaklarda sigara içebilirsiniz, yemek yiyebilirsiniz, kimse karışmaz. bu şehrin inançlı insanları bir başkadır. öyle, etliye sütlüye karışmaz. herkes özgürdür bu şehirde, çünkü geleneksel bir düşünce özgürlüğü var burada. bir de çok dikkatimi çeken bir şey daha var, bu şehirde, diğer şehirlerde pek rastlamayan bir mevzu da var aslında kimsenin pek gündeme getirmediği. türkün ve kürdün de en iyi anlaştığı şehirlerden birisidir. misal, kordondaki çimlerde iki arkadaş grubu düşünün. bir grubun kürtlerden, diğer grubun ise türklerden oluştuğunu ele alalım. hiç bir şekilde hangi provakasyonel hareketlerde gelirsen gel bu iki grubu birbirine düşürmek imkansızdır. fakat ben bunu afyonda görmedim. kısır düşünceli anadolu insanıydılar genelde. türkmenler ve attallar anlaşamıyordu bir türlü, hep kavga hep kavga. fakat izmir de çiçekçi roman teyzelerle bizim çiftlerin aralarında öyle muhabbetler dönüyordu ki, hani demezsiniz bunlar farklı kültürlerin insanları nasıl olur da falan ?. ama yok, herkes de bir beraberlik söz konusu. ben gezi olaylarında, yıllardır kanlı bıçaklı olan, gözgöz-ksk ikilisini aynı otobüsle izmir'den taksim'e doğru yola çıktığını gördüm. keza aynı serüvenler istanbulda da oldu tabi inkar edemem, ama daha bir farklıydı. neyse çok yazdım, karnım acıktı, gidip boyoz alacağım köşedeki al yanaklı muhterem kemal amcadan.
izmir Anarşi inisiyatifi kendisini deklare etmiştir.
Bizler insan için insana ihtiyaç olmayan bu acımasız çağın tanıklığından payına düşeni yeterince almış ve bir adım daha öteye geçerek gerçek, vicdan ve yaşam hakkı gibi temel meseleler etrafında buluşmuş\ortaklaşmış anarşistler olarak bir araya geldik.
kalabalık insansızlaşmanın karşısında dayanışma ve ortak yaşamlar kurma arzusunun direnç ve mücadele alanları oluşturacağına olan inancımız birlikteliğimizin temelini oluşturur.
hiç durmadan tüketmeyi öneren, öven ve onların eli kolu olarak çalışanlara karşı mücadeleden haz ve ilham alır. tüm türler, cinsiyetler ve oluşlar adına var olmanın bir gereği olarak, bütün sömürücülere karşı otoritesiz bir dünya hayali kurar. devletin ve şirketlerin bir daha işlemez olacağı o gün için yaşamı örgütleme çabasının zaruri karşılığı olarak solumaya başlayan izmir Anarşi inisiyatifi merhaba der.
izmir Anarşi inisiyatifi;
herhangi bir otorite tanımaz,
devleti ve bütün baskı araçlarını reddeder,
kapitalizm ile talan edilen bütün alanları kendisi gibi gözetir,
cinsiyet ve rollerin yapaylığına inanır,
yok edilen doğanın bir parçası olduğu bilincini taşır ve bu saldırıları kişisel algılar,
türler ve kültürler arasında otoriteye değil farklara inanır.