--spoiler--
izmir gibiyim artık ; gülmeyi alsancak'ta bıraktım, coşkuyu göztepe'de , aşkı bornova'da. asansör kadar yorgun , agora kadar yıkık , eşrefpaşa kadar belalı , basmane kadar vedalara alışık , kemeraltı kadar kalabalık , yalı kadar cefakar , karşıyaka kadar vefakar.. izmir gibiyim yani uzaktan ışıl ışıl , ama aslında yorgun ve herşeye ragmen saat kulesi gibi dimdik ayakta...
--spoiler--
cumhuriyet meydanı tarafından kordona girdiğinizde kordonun ilk başladığı kısımda çim alanın hemen köşesinde 4 adet kurumuş ağacın yarattığı manzara bu şehire ayrı bir güzellik katıyor.
an itibariyle hava sıcaklığının alışık olmadığımız şekilde 1 derece olduğu şehir. hissedilen sıcaklık kaç derece bilmiyorum bilmek de istemiyorum. bu ne soğuktur lan böyle.
yaşanılacak, yaşlanılacak şehir. istanbul'a göre en büyük artıları insanının sıcakkanlılığı ve denizinin buram buram kokmasıdır. denizi kız, kızı deniz kokar.
bazen düşünürüm burası şehirse erzurum nedir diye şu an erzurum'da yaşayan biri olarak.
anlayacağınız kalbim ege'de kaldı dostlar, sadece yaz tatilleri kesmiyor buraya olan sevgimi.
doğma büyüme izmirli biri olarak son zamanlarda çok fazla abartıldığını düşünüyorum. yoksa genç üniversite mezunu biri için pekte bir şey ifade etmeyen bir şehrimizdir. güzelliğini bir kenara koyarsak , sosyal aktivite ve nüfusuna göre bazı sosyal hizmetler(sağlık,spor,sanat...) ve gerekliliğinin çok az kaldığını göreceğimiz bir şehrimizdir. yani düşünün metro diye başlanan inşaat bu şehirde ''banliyö'' olarak 10 sene sonra devlet desteği ile sonlanabiliyor , sürekli kaldırımlar değişiyor , özellikle karşıyaka belediyesi bu konuda kesinlikle liderdir. hala daha ikarus marka otobüsler şehirde fink atıyor , yağmur yağdığında kesinlikle sel oluyor , inanılmaz derecede kötü yapılar var , binalar çok çirkin ve gecekondu açısından bir cennet burası. Yani bu kadar keşmekeş'in içinde sadece sahil kesimi güzel , ay ama kordon da bira içmek bilmem ne gibi şeyleri çok seviyorsanız siz bu şehrin genelini değil sadece sahil şeridini seviyorsunuz ve zaten oraları görüyorsunuz demektir. Yoksa işin içinde çokta sevilecek , öyle ölüp bitilecek bir durum yok. içinde yaşayan bu şehri çok seven ve daha da güzel olmasını isteyen bir vatandaş olarak benim ilk anda aklıma gelen şeyler bunlar şehrim hakkında. belki ilerleyen zamanda bir değişim dönüşüm olursa belki sizde genelini görebilirsiniz. Ya demeyeyim diyordum da izmir'i pek bi seviyorsunuz da limontepe'nin , gümüşpala'nın nesini seviyorsunuz be abi lütfen ya * oraları bir görün sonra tartışabiliriz.
kış mevsiminde bulunmaktan hoşlanmadığım il.
yazın sıcaktır, kavurur, kumsalı vardır, candır.
fakat kış mevsiminde gündüzleri sıcak, geceleri aşırı soğuk ve ayazlıdır. gündüzden geceye adeta iklim değiştirirsiniz.
soğunun hakkını da vermez, birçok anadolu iline göre sıcaktır.
hatırladığım kadarıyla şehir merkezine kar en son 10 yıl önce tutmuştu.
Simite gevrek, ay çekirdeğine çiğdem diyen sabahları boyoz denilen poğaça ile kahvaltı eden, ilköğretim sıralarında okuyan kızı tarafından ilk damat adayları ile tanıştırılan(!) babaların yaşadığı, Göztepelilerle Karşıyakalıların nedense birbirinden hazzetmediği, kızlarına, havasına, suyuna güven olmayacağı belirtilen Türkiyemin incisi...