ne havasına ne kızlarına ne yollarına ne kadınlarına ne erkeklerine ne alışveriş merkezlerine ne metrosuna ne dolmuş şoförlerine ne patlıcan kahvenin yanında duran akasya ağacına ne üç yolda meydanı gözetleyen palmiyesine... hiç bir bokuna güven amına koyayım.
batılılar gibi davranarak kişisel gelişimlerinin tamamlandığını ve kendini şekillendirdiğini zanneden insanların pek sevdiği şehirdir. Sevmeyeni döver bunlar.
kişisel gelişimi, batılı olmak ile kendileri ilişkilendirdiği halde başkası bunu söyleyince ağzlarından salyalar çıkarcasına insanları yobaz, zonta, cahil diye yaftaladıkları şehir. Az önce batılı olmayı medeni olmak sayan biri vardı ne oldu ona?
Kendi görüşünden olmayanlara dayak atmanında bir medeniyet göstergesi olduğunu zanneden insanların yaşadığı şehirmiş ayrıca.*
faşizmin başkenti. insanları diğer görüşlere karşı oldukça katı ve duyarsızdırlar. başı açık kadın sayısının ne yazık ki türkiyede en fazla olduğu yerdir. devamlı sizle, yolda normal normal yürürken gözgöze gelmeye çalışırlar. yani kadınları seks ararlar yollarda devamlı, doyumsuzdurlar. hatta bir keresinde yanımdaki arkadaşıma benim yanımda utanmadan seks teklif eden bir kevaşeyle karşılaştığım ucube şehir.
izmiri sevmeyene yobaz etiketi yapıştırıldığını sananların anlayamayacağı şehir.
izmir de neden dayak atılır?
1- Galiz bir şekilde ırka, dine, namusa göz dikersen dayak yersin.
2- toplumun huzurunu kaçıracak şekilde ilkel davranışlar sergilersen uyarılırsın, devam edersen dışlanırsın, ısrar edersen dayak yersin.
3- izmiri anlamadan faşist, özenti, barbar gibi yakıştırmalar yaparsan çok dayak yersin.
sonuç olarak verilen cevaptan cımbızla kelime çıkartıp aleyhte kullanan insanların yaşayamacağı yerdir izmir.
izmirli severde döverde.
ötesi yok.
hazmedemeyene de yer yok.
uğrunda 5 yıllık odtü maceramı noktalamama sebep olan il.
dünyanın en yaşanılası yeridir gözümde. anlatılanların hepsi yalandır. anlatılanlarla sevilemez izmir. insan yaşamalıdır, havasını solumalıdır. kordon' da birkaç yudum bira içip buzlu badem yemelidir. denizin kokusunu içine çekip, bir sigara yakıp karşıyaka' ya doğru hayallere dalmalıdır burada yaşamanın ne demek olduğunu anlayabilmek için. karşıyaka' dan vapura binip izmir' in silüetini seyretmelidir. inciraltı' nda balığın yanına rakıyı yudumlamalıdır. kızlarına aşık olmalıdır en önemlisi.
ne istanbul' da yaşamak gibi eziyettir izmir'de yaşamak, ne de ankara' daki gibi resmiyet. tutkudur burası bir insan için. asla vazgeçemeyeceği bir tutku.
sahilde gevrek camekanlarının güzel satış yaptığı şehrimiz. evet evet biz izmir'de yaşayan insanlar olarak aramızda simite gevrek demekteyiz. ve gevrek tarzı kumrumuz vardır.
kim bilir kaç kuşak izmirli olup izmir'de doğup izmir'de büyüyen biri olarak; ne kordonuna aşığım, ne midyecisine ne de buzlu bademine, keza yemedim de özellikle kordonda... evet aşığım bu şehre ve spesifik sebepler üretmekten yoksunum ayrıca... yaşamak, izmiri yaşamak lazım... ne paraya bakıyor bu, ne lükse, ne içkiye... sıkıntı ve baş ağrısının dibine vurulan havanın tabir-i caizse deşildiği bir pazar günü belediye otobüsünün o iğrenç nemli kokusunu ciğerlere istemeden doldururken çevrene baktığın anda yine de, her şeye rağmen hissettiğin o duygu işte... sıkıntıyı alıp götüren... yaşamak lazım izmir'i.