yüzde, rahatlamanın verdiği mutluluk ifadesi ile kabinden çıkılır ve fakat o da ne! yan kabindeki kişi de aynı anda çıkar kabinden. az önce oturma esnasında yan tarafta neler olup bittiyse sesli olarak duyulmuştur ve o da seninkini duymuştur muhtemelen. o patırtı, gürültü kulaklarda çınlamaktadır daha. çok fena çok.
saat 14:37 itibariyle hatun melihten özür dilemiş, melih te hatun için bir sürü güzel laflar etmiş, öpüşüp koklaşmışlar olayı tatlıya bağlamışlardır. hatunu nasıl tehtid etti artık allah bilir.
saat 14:40 itibari ile de utanma adamz, #terbiyesizsinmelihgokcek hagstagı ile kendisine mesaj atan herkesten özür bekliyormuş. aşağı bak melih efendi, özrümü aşağıdan görteriyorum ben.
içişleri bakanı idris naim şahin' e lafı dürtmüş televizyon dizisi.
"eğer çok sevindiysen bir takla at ta görelim, 2012 yılında sevgi, takla atarak gösteriliyor" repliğiyle, bakanın geçenlerde bir vatandaşa söylediği "sevindiysen bir takla at ta görelim" sözüne gönderme yapmıştır. sevdim.
"ben kaldırdım, karşıdan bak güzel duruyor mu? olmadı yandan bak, beğenmediysen biraz daha kaldırırım" diyebileceğim durum. ama neyi kaldırdığımı söylemedim daha.
aslında akla mantıklı gelen ancak gerçekte cevabını bulamadığımız durumlardır.
mesela:
"bugün hava sıfır dereceyse ve yarın hava iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olur?" sorusu çok mantıklı ama sayısal bir cevabı olmayan bir paradokstur
gönüllüler takımındaki hasan çok tanıdık geliyor diye düşündüğüm yarışma.
küçük bir araştırma yaptım, adam sultans of the dance' ın baş dansçısıymış meğer. hani onların bir posteri vardır. kaslan bir abi kollarını yana açmış, başı önde falan. işte o abi bu.
her geçen gün yazar kalitesinin düştüğü sözlüktür.
önceden yazar olmanın bir adabı vardı. başlığa entry giren herkes, kendince tanımını yazar, ondan sonra düşüncelerini de altına eklerdi. bir başlık altında aynı kişinin 2 entrisini bulmak neredeyse imkansızdı. yazar neredeyse türk dil kurumunun onayına sunulacakmış gibi dikkat ederdi yazım ve noktalama kurallarına. tüm sözlük kurallarına da uyulurdu.
şimdilerde bakıyorum ne tanım var ne birşey. başlığı açan entry bile tek kelime. forum tadında takılıyor herkes. üstteki entriye cevap mı dersin. tanım bulabilene zaten aşkolsun.
önceden bir film başlığının altına bakınca insan bazen filmde kaçırdığı, göremediği detayları farkediyordu. bir yazar oradaki küçük kıza dikkat ettiniz mi diyordu, başka bir tanesi adamın burnu takmaydı diyordu. şimdi bakıyorum entriler gitmeyin, paranıza yazık, zamanınıza yazık gibi iki kelimelik yorumlar. zaten filmin yarısında çıktığını yazmayan yazarı yazarlıktan atıyorlar herhalde.
birkaç yıl çalışıp emekli olup paşalar gibi emekli maaşı alabileceğiniz mesleklerdir.
milletvekilliği bunun bir numaralı örneğidir. milletvekili seçimi kanununa göre 25 yaşını doldurmuş herkes milletvekili seçilebilir. buna göre bırakın 35' i, 29' da bile emekli olabilirsiniz. böylece ayda 5600 lirayı almaya hak kazanırsınız. ne güzel değil mi?
coca cola company' nin % 100 portakal suyundan arta kalan pulp' u değerlendirmek için piyasaya sürdüğü, herkeste meyve suyu izlenimi bırakan, ancak meyve suyu oranı %10 civarında olan portakal içeceği. resmen pulp içine suyu basıyosun, azıcık ta portakal suyu konsantresi, al sana pulpy portakal.
bu konu pek anlaşılmamış gibi duruyor. işin özü şu şekilde olacak.
güvenli paketler adı altında paketler oluşturulacak ve bu paketlerde bazı kelimelerin aranması taranması, bu kelimeleri içeren sitelere girilmesi engellenmiş olacak. aslında bu bi noktada gerekli birşey çünkü internet artık herkes tarafından kullanılmakta ve çocuklar da bu konuda hiç te azımsanmayacak bir kitleyi oluşturuyorlar. ebeveynler çocuklarını takip etmekte zorluk çekiyorlar bir yerde. tamam bunu engellemek için halihazırda birtakım tedbirler var tabi ama zamane çocukları da bu tedbirlerin farkında ve nasıl çözebileceklerini internette bulmaları birkaç saatlerini alır artık.
istenildiği taktirde bu güvenli paketlerden birine geçilebilecek ama eğer ki siz bir talepte bulunmazsanız internetiniz bugün nasılsa 22 ağustos' tan sonra da o şekilde olacak. yani bu uygulama zorunlu değil isteğe bağlı bir şey. bu kadar abartmaya gerek yok bu durumu.
ygs sınavında "d" şıkkının önünde ":" işareti göremeyen binlerce msn kullanıcısı genç sınavı terketti.. yapılan açıklamada, bu gençlere yeni bir sınav uygulanacağı, bu sınavın msn üzerinden yapılacağı, soruların öğrencilere msn üzerinden tek tek gönderilip 1 dakika içerisinde cevap vermeleri isteneceği belirtildi.
birincisi yakın arkadaşın olan kız seni hep arkadaşın olarak görmüştür ve sen ona içten içe bir aşk beslemişsindir. bunun nedeni yüksek ihtimalle beraberken geçirdiğin güzel zamanlar olur. bu zamanlarda anlamazsın ama bir bakmışsın ki ona diğerlerinden daha farklı bakmaya, daha farklı görmeye başlamışsın.
şimdi artık geçirilen zamanlar daha bir anlamlı olmaya başlamıştır. her an aramak, görmek istersin ve sadece onu aramaya başlarsın artık. tabi bu arkadaş çevrende bir dönem sonra farkedilmeye başlar ve kimi zaman gruptaki diğer arkadaşların sana cephe alırlar. ama senin gözünün gördüğü tek şey o' dur. hatta ölüyorsundur onun için. diğerlerinin ne yaptıklarının farkında bile değilsindir. halbuki daha geçen ay bir tanesi için karakola düşecek derecede kavga etmişsindir ama artık daha az önemlidir o senin için.
ama tam da bu anda pek çok şeyi farkeden başka bir arkadaşın der ki:
"yanlış yoldasın, o seni arkadaş olarak seviyor. hem ya sonuç düşündüğün gibi olmazsa, ya seni reddederse? o zaman ne yapacaksın. aynı ortamda olmak sana acı vermeyecek mi?"
ama söylemezsem de acı verecek sen onu biliyor musun herşeyin farkına varan diğer arkadaş? peki diyelim ki çekindim açılamadım, bir süre sonra bu hatun yanında sevgilim dediği birisiyle gelirse ne olacak peki. o zaman daha mı az acıyacak canım?
işte böyle böyle gidiyor bu durum. sonuçta her türlü acı çekiyorsun. söyleyemiyorsun acı çekiyorsun, söylüyorsun reddediliyorsun acı çekiyorsun, söylüyorsun sevgili oluyorsun, belki birçok kişiyi karşına alıyorsun, neticesinde ayrılabiliyorsun, bu kez arkadaş grubun hayatına kaldığı yerden devam ediyor ama sen dışarda kalıyorsun 2 kat acı çekiyorsun.
ama eğer ki de çok güzel giderse işte o zaman müthiş oluyor ama bu da çok nadir oluyor. vesselam halim duman.