herşeyden önce memlektim, yurdumun güzel şehri. daha sonra ise sahili, kumrucuları, karşıyaka çarşısı, ilkokul arkadaşları, akrabalar, yaz akşamları diye devam eden kelimelerin mekan sahibi.
yazlık mekandır. en azından bu yazar kişisinin aklında "izmir, bir yazlık mekan"dır.
artık farklı, yazlık havasını bıraktı orası. yağmur yağıyormuş. güneş'in yaktığı yapraklara basarak yürüyen ben, artık yağmur yağarken toprak kokusunu, deniz kokusunu içime çekmek istiyorum. mümkün mü? imkansız. çünkü kirli, pis istanbul'un, bir şekilde yeşilliğine basarak dersaneye gitmek, okula gitmek gibi sorumluluklarım var -birçoğunuz gibi-.
izmir, orada olmasam bile ağlama isteği uyandıran şehir olarak kalmıştır kafamda. hiçbir yerde duyamadığım deniz kokusunu, yosun kokusunu bana verendir. orada doğmasam da, "memleket nere?" sorusuna cevap olarak vermek istediğimdir.
insanları, havası, kokusu, toprağı farklıdır, doğası farklıdır. sevdiklerini düşünürken "ah be, keşke onunla/onlarla da izmir'e gidebilsem" dediğimdir.
"anne ben üniversiteye izmir'de başlıcam" deyip anneyle papaz olma sebebidir. "sen çalış bi çalış gir bi sınava sonra konuşuruz"la muhabbeti kapatırız. herkesin -ailem de dahil- izmir'i kendimden çok sevdiğimi öğrenmesidir.
izmirli olduğunu öyle içine işletir ki bu şehir, başka şehre ayak bastığına inanamazsın. deniz olmayan bir şehre gittiğinde hep yürürsün denizi göreceksin, alsancak kokusunu içine çekeceksin diye. böyle bir şehirdir izmir.
karşıyakalıların çarşılarıyla ve tüm izmirlilerin uygarlıklarıyla övündüğü ama maç günleri o kadar kalabalığın arasında rakip takıma ana avrat küfredebilecek kapasitede yaratıkları bünyesinde barındıran sıradan bi ege şehri.
yeşili hala olan şehir. karşıyaka, bostanlı, alsancak sahilleri, buca hasanağa bahçesi, fuar alanı, balçova doğal yaşam parkı, hatay'daki hemen hemen her sokak arasındaki minicik parklarındaki ağaçlarıyla...
edit: bornova ege üniversitesi kampüsü ve büyükpark ile, buca dokuz eylül üniversitesi kampüslerini unutmuşum bir de.
ikinci edit: bir üstteki entry "abartıldığı kadar yeşili olmayan şehir, sırf beton" gibisinden bir şeyler yazıyordu tanım olarak, o entry gidince benimki de anlamsız kalmış.
periyodik olarak ''ben neden istanbul'dayım?'' sorusunu tokat gibi yüzünüze yapıştıran;denizi kız,kızı deniz; sokakları hem kız hem de deniz kokan şehrimiz... (ben neden istanbul'dayım?)
Maalesef söylendiği gibi istanbuldan güzel olmayan memleketim. Ama yinede bir başkadır izmir helede Manisadan yukarı çıkıldığındaki görüntüsü vardırki insana huzur verir.
otogarından tc nin tüm yerleşim birimlerine araç bulabilmek mümkünken ilçesi seferihisar ı hor görmesi enteresandır. hava kararmadan küfürlerle üçkuyular ın yolunu tutarsınız. ama küfürleri tasarruflu kullanın. çünkü yine hava kararmadan gideceğiniz en yakın yer oraya yarım saat mesafedeki özdere dir. işte böyledir izmir de ulaşım