zamanında türkiye'nin en büyük ikinci şehri idi. zamanla başkent olması sebebiyle köy olan ankara uçmuş ve izmir'in ikinciliğini almıştı. günümüzde ilk 3'ün değişmesi gibi bir şey söz konusu değildir fakat bazı açılardan izmir gibi bir şehir ile ankara arasında bu kadar fark olmaması gerekir. eğer expo 2020 alınır ise izmir hakkettiği kalkışı yapacak ve uçuşa geçecektir. yıllardır süre gelen akp iktidarından chp'nin yönetiminde yine de fena bir konumda değildir orası ayrı. "melih gökçek için çalıyor, götürüyor diyorlar ona rağmen ankara böyle ise çalmasa ne olacakmış" diyen, izmir'in artık hakettiği değeri alması için iktidar partisine oy vermeyi düşünen tanıdıklarım olmuştu ama iktidar akp iken elleri ampule gitmedi ondan gelecek hayır allah''tan gelsin dendi.
her neyse inşallah bu sefer expo!yu alıp hak ettiği yere gelme yolunda önemli bir adım atacak güzel izmir'im yoksa o adım ne zaman gelir bilemiyorum.
çok büyük expo yatırımları yapılan şehit. kocaman balonlar falan asıyolar gökyüzüne. bide balık tuttum, geçen gün çeşmealtında. mercan. 700 gramı var, izmirin denizi çok güzel.
çamur atmak falan değilde, gerçekten şehirin merkez kısımları, yerleşim yerleri çok bozuk**, çirkin beton yığınları ile dolu. ancak denizi ve ormanları kusursuz.
kültürel dejenerasyonunu gördüğüm zaman içimi sızlatan güzel şehir. muhterem izmirliler; o yüce bayrağı taşıdığınız kadar az da Türklük şuuru ve bilinci taşısanız daha iyi olurdu. avrupa özentiliği ve amerikan mandacılığıyla bir yere varamıyoruz maalesef, fakat siz bunu hala anlayamadınız. türk'ün türk'ten başka dostunun olmadığını öğrenemediniz.
geçen izmir'de bir arkadaşımla buluşacaktım. otobüse bindim. zaten izmir'in otobüslerinde boş yer olmaz genelde. ayaktaydım. hemen arkamda orta yaşlarda 2 kadın vardı. biri sarışındı, diğeri esmer. sarışın olan arkadaşına şunları anlattı:
"O gün hasan beni aradı. nerde olduğumu sordu. söylemedim. ısrar etti. illa ki gelmek istiyomuş. söyle söyle söyle dedi. ben de söyledim. hadi gel dedim. neyse geldi bu. çerez filan almış. o gün maç vardı. beraber izledik. takımı yenildi morali bozuldu filan. yanıma geldi. masaj yapıyım mı dedi. hadi yap dedim. masaj yaparken, seni çok özlemişim dedi. sarıldı. öptü. sonra beraber olduk. ahahah"
şimdi bana kadınları mı dinliyorsun diye sorabilirsiniz. dinlemeye gerek kalmıyordu. çünkü kadın o kadar yüksek sesle anlatıyordu ki otobüsteki herkes onları dinliyordu.
bu arada bu kadının anlattıkları bilinçaltımda nasıl yer etmişse, bütün konuşmalarını aynen yazdım buraya. *
rahat olmak tabi ki güzel bir şey ama her şeyin fazlası da zarardır.
kazma gericilerin şehri kuşatmak için derinden ve sessizce büyük planlar yaptığı ve hedefe milim milim yaklaştığı, yerli halkının ve sonradan adapte olan diğer kesimlerinin de içi boş ve mesnetsiz zihniyetlere sahip olduğu 'sıradaki' şehir. Buranın yerlileri, her cümle içerisinde Atatürk'ü kullanarak memleketi kurtardıklarını zanneder, çekirdeğe çiğdem deyince ve çimenlere yayılıp öküz gibi içince cool olduğunu zanneden bir anlayış mevcut gençlerinde. Elindeki bayrağı sokaklarda sallayarak Cumhuriyetine sahip çıktığını sanan orta yaş popülasyona sahip. şehir kendi habitatında 'kurtarılmış bölge' şeklinde ifade edilse de, bir kaç dönem sonunda akp boyunduruğuna gireceği gün gibi ortada.
Boyoz adında lezzetsiz ve bir o denli sahiplenilen tuhaf bir yiyeceğe sahip. Şehirde adamakıllı bir kütüphane yok. Çarpık kentleşme hususunda kolay kolay eline su dökülemez.
Memleketin en güzel kızlarının bu ilde yaşadığı iddiası ise oldukça gülünç. Yok öyle bişey.
bdp mitingini engellemek adina tum spor klupleri birlesmis bit halde ve internet uzerinde organize olarak bdp mitingine hazirlanan sehir. bizi izleyin! resmen milli mucadele yapiyoruz tum cemiyetler tek cati altinda toplaniyor hesabi.