senelerdir yüzüne bile bakmadığım ama bana her nasıl olduysa kendi kendine aşık olup gelen; güzellikle reddettiğimde naz yaptığımı, kovarak reddettiğimde yine naz yaptığımı, sövdüğümde yine naz yaptığımı zanneden biri var ki gördüğüm yerde suratına kusmak istiyorum. çünkü bu insan bir ergen değil, 30 küsür yaşında kazık kadar "adam". kendimi son 6 aydır isteyen herkesin sahip olabileceği bir et parçası gibi hissediyorum. çünkü karşımdaki "insan" için ne hissettiğimin hiçbir önemi yok. kendisi seviyorsa alabilirmiş gibi davranıyor. bir gün kendime hakim olamayıp ağız burun gireceğim, karakolluk olacaksak da bir temiz döveyim de öyle olalım, içimde kalmasın diyorum artık.
bu mal sayesinde bir insanın başka bir insandan nasıl midesi bulanır onu da anladım şu ölümlü dünyada. lütfen akıllı birini gönder artık allahım. lütfen.
uyuyamıyorum. günlerdir hatta aylardır tam uyku nedir unuttum. akıllı saatim derin uykuyu 1 saat civarı gösteriyor hep. anıl ve aslı siz olmasanız çoktan ölürdüm.
kimseye tahammülüm yok. anlatmaktan yoruldum. çalışmak istemiyorum. kitap okumak istemiyorum. manyetik alanlar dersine çalışmak istemiyorum. kısacası hiç bir şey yapmak istemiyorum. sadece bana mı oluyor böyle ya.
Sevgili x o son hareketi yapmayacaktin, eger yapmasaydin istanbulda sana evlenme teklif edecektim. simdi benim icin litrelik vodkadan yada rakidan daha degerli degilsin. bazen gercektenkendimi cok sansli hissediyorum.
kaybettiğim bir şarkıyı arıyorum eski depresif dönemlerimden sonra dinlemeyi bıraktığım ama delicesine aradığım halde bulamadığım bir şarkı. kafayı yedirmek üzere burada geçmiş entrylerimde paylamış olduğuma eminim ama bulamıyorum.
kaybettiğim bir şarkıyı arıyorum eski depresif dönemlerimden sonra dinlemeyi bıraktığım ama delicesine aradığım halde bulamadığım bir şarkı. kafayı yedirmek üzere burada geçmiş entrylerimde paylamış olduğuma eminim ama bulamıyorum.
bana oynak diyorlar.
ben aslinda oynak degilim.
bulabilceginiz en sadik kadinim. gercekten. cok kati prensiplerim vardir. gerektiginde.mesafeliyimdir.
neden kimse bunu goremiyor, anlamiyorum.
--spoiler--
intihar ettim edicem.
--spoiler--
bunu yapmayı aklınıza bile getirmemelisiniz.
zamanı gelince herkes ölücek zaten.
insan gebermeyi tercih etmemeli ve buna kalkışmamalı!
arada çok fark var, bilen bilir...
belki de bir şeyler bitecek yanılgısı içersindesiniz ama, bir şeyler yeni başlayacak!
kendinize ve sevdiklerinize yazık olur, vesselam.
Bir sevgilik teklifi aldim. Aslinda gonlum de var.
Ama bana bir ay sure ver. Dusunucem dedim.
Cunku lise pilavina gidicem 15 sene sonra. Benim icin onemli. O gunden evvel hayatimda onemli degisiklikler yapmak istemiyorum.
Ama tabi belki pilava gitmekten cayarim. Sonra da yeni bir sevgilim olur;)
Sikintim kimseye guvenemiyorum.
Gene lise universite arkadaslarima filan guveniyorum. Biliyorum, bana zarar vermezler.
son 6-7 ayı cok kotu yonettim.
daha dogrusu yonetmeyi basaramadım.
simdi 6-7 ay oncesine gidicem.
o donem 1 senedir hayatımda kimse yoktu.
ve cok sık gecmisten adamlar arayıp tekliflerde bulunuyorlardı. ben hepsini sallıyordum. cunku tek dertleri sevismekti.
seni gormeye antalya dan geldigim kahveni icmeye gelebilir miyim diyen de oldu
ben holding patronuyum senin icin sehrin diger ucundan sana gelicem gercekten nasıl istemezsin diyen de
naz severim ama beni 7-8 aydır reddediyorsun bıktım diyen de.
boyle abartıyorsam serefsizim 20 ye yakın teklif aldım o donem.
bu cocuk farklıydı. ilk gorur gormez vuruldum. bambaska bir enerjisi vardı. cok da yakısıklı namussuz. cok da zeki ve donanımlı. ve komik.
cocuk beni aradı. telefonumu kaydet dedi.
birkac haftada bir aramaya basladı.
sosyal medyada her paylasımıma anında kalpler koymaya basladı.
ve bir gun kahveye davet etti iki ayın sonunda.
kahve ictik. birkac saat konustuk. guzeldi. hayatta ne kadar yalnız oldugundan ve benim gibi harika bir kadının ona ne kadar iyi geleceginden bahsetti. cok farklıymısım. hem bambaska bir auram varmıs hem de cok agırbaslıymısım. cok zarifmisim. cok akıllı ve bilgiliymisim.
dibinizin dustugu bir adam boyle konussa siz ne hissedersiniz?
sonra birkac hafta sonra dedi ki sana bayılıyorum senle saatlerce konusabilirim ama teklifimi kabul edersen bir sonraki etaba gecelim. is cıkısları sana geleyim. yiyelim. film izleyelim. seviselim. haftasonları tiyaroya sinemaya gidelim.
yani sevgili olalım demeden sevgililik teklif etti.
ben de dustum.
sonra yakınca gorustuk ettik. ve bi daha aramadı.
en basta ilk tepkim haksızlıga ugrama hissiyatıydı: kız arkadaslarıma hep sunu soyluyordum: -beni kandırdı. bana yalan soyledi.
velhasılı cok cok uzuldum tabi. ara sıra kendi kendime aglıyordum.
sonra o sıra cok hossohbet bi cocuk geldi hayatıma. evliydi. bana simdiye kadar evli adamlardan cok teklif geldi. tatlı sert cok guzel idare ettim. benim bu hikayedeki sıkıntım su oldu. konusmak hosuma gitti. zaten uzgunken kafam dagılıyordu. ben zannettim ki diger adamlar gibi ben kıvamında mesafemi korurum. sıkıntı olmaz. ben onun bana fazla yaklasmasına zaten musade etmem. kendimce boyle de yapıyordum. ona gore konusmalar. ona gore bir mesafe. sadece sohbet vardı. ama onun karısıyla kavgaları buyuyunce olay biraz karıstı. bana cok icini dokmeye basladı. ben yeterince soguk yapamamaya basladım. sonra karısıyla arası duzeldi. neyse sonra topladık. simdi konusmuyoruz bile.
valla bu iki adam son altı yedi ayda psikolojimi bitirdi benim.