trafik keşmekeşi nedeniyle, mümkün olduğunca -özellikle metro, marmaray ve metrobüs gibi trafiğe takılmayan türden- toplu taşımadan istifade edilmesinde yarar olan metropol kentimiz. geçen hafta oradaydım; otobüste biraz sıkıntı yaşamakla birlikte, diğerleri epeyce işime yaradı.
Ne sikim varsa bi tek buraya gelir, diğer şehirlere gelmez, ulan şu kodumun şehrine herhangi bir film geliyor, başka şehre gelmiyor. Burda yaşayanlar insan diğer şehirdekiler hayvan anasını satayım. Amına koyayım senin gibi şehrin.
istanbul'un yakın tarihte bölünüp, taşınacağını ve yerine alternatif kentler kurulacağını ummuyorum. emme istanbula hızlı tren ya da uçak seferleri kolay ulaşılabilir olursa o vakıt bir nen düşünebilirim.
Osmanlı Devleti’ndeki nüfus sayımlarına ilişkin bilgilere göre, 1906-14 yılları arasında nüfusunun büyük kısmını %74 ile Müslümanlar, %13,5 ile Rum-Ortodokslar, %5,03 ile Gregoryen Ermeniler, %3,65 ile Bulgarlar oluşturmaktaydı.
1921 döneminde istanbul’un nüfus sayımına bakıldığında ise, %62 ile Müslümanlar, %20 ile Rumlar, %3,92 ile de Ermeniler nüfusta büyük yer tutmaktaydılar.
istanbul Rumlar ile ilgili Patrikhane’nin verileri 300 bin dolaylarında oluğuydu. Ancak Osmanlı resmî sayımına göre sayı 300 bin değil aksine 110 bin dolaylarında olduğuydu.
istanbul nüfusu ile ilgili Konstantin Rentis’in, Yunan Başbakanı Venizelos’un talebiyle yaptırdığını bildirdiği sayımdaki rakamlar ise; istanbu’un 1 milyon 173 bin dolaylarında nüfusa sahip olduğu ve bu nüfusun içinde 450 bin Müslüman, 365 bin Rum, 160 binin Ermeni olduğu yönündeydi.
Rum Patrikhanesi ve Yunan Devleti’nin ortaya koyduğu rakamların, Osmanlı resmî sayımlarından bu denli farklı olmasının sebebini, istanbul’da hak iddia edebilmenin kolaylaşması olduğu söylenmektedir.
“Adını 'istanbul Mektubu' koyacaktım bu yazımın. Sonra düşündüm, beğenmedim. istanbul'u mu anlatacağım ben? Bana mı düşmüş istanbul'u anlatmak? Siz onu şairlerden dinleyin. Güzelliklerini, eğlencelerini, cana can katışını söyleye söyleye bitiremiyorlar. Doğrusu, ben pek göremiyorum o güzellikleri; ama inanırım. Neme lazım, şairlerle tartışmaya mı gireceğim? Söz ebesi onlar, onlarla başa çıkabilir miyim?”
Kurtulmak istenen ama sonra da deli gibi ozlenen vazgecilemeyen şehir. Daha önce de böyle düşünüp 2 sene uzaklaşmistim kendisinden ama sonra götüme baka baka geri döndüm. Şimdi yine kendisini terk etme sevdası içerisindeyim. Belki bu sefer giderim ve dönmem lanet olası şehir.
Kimlere kimlere yedi kat yabancılara saadet izzet ikbal verdin de şu öz evladına paryalığı reva gördün be istanbul.. beni izmir sahiplendi be istanbul..