Eski soğuk günleri, karlı yolları özlenilen şehir. Bembeyazlığın yakıştığı bu şehri aralık ayında güneşli görmek üzücü. Her şeyin zamanı güzeldir,umarım o günler gelir.
londra'da master yapan endonezyalı bir arkadaşım istanbul'a gezmeye gelmişti. koca gün gezdirdim; taksim, beşiktaş, eminönü, galata, boğaz deniz ne varsa gördük. akşam oteline bırakırken nasıl buldun istanbul'u dedim büyük bir beklentiyle. bana londra ve jakarta'dan farkı yok dedi soğuk bir suratla.
aslında evet, herhangi bir ülkenin başkentinden, herhangi bir metropolden farkı yok istanbul'un. metrolar, köprüler, trenler, kalabalık, gösterişli mağazalar, meydanlar, trafik... tamamen aynı. ve istanbul'un kendine has, nevi şahsına münhasır denebilecek hiçbir şeyi yok. kocaman, büyük bir şehir. o kadar.
istanbul, avrupa'nın ve türkiye'nin en büyük şehri ve kültürel anlamda en önde gelen şehirler arasındadır.
aynı zamanda türkiye'nin bir çok konuda taşıyıcı şehridir.
beklenen büyük istanbul depremi için yeterli önlem alınmazsa bu taşıyıcı büyük zarar görür ve toplarlanması oldukça uzun sürer.
bu sırada türkiye'nin en büyük taşıyıcısı devrilmiş olacağı için türkiye ekonomisi de daha beter olur...
Covid-19'un şu an zirve yaptığı şehir olarak söyleniyor. Bu duruma kalabalığın yanında istanbul'dan yapılan ülkeler arası uçuşlara bağlıyorum. Her ne kadar önlemler alınıyor olsa da o uçaklar gidip geliyor. Bir yerden giriyordur.Diğer şehirlerden farkı da bu bana kalırsa.
tartışmasız dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. fakat sırf para kazanmak için, şehri berbat etmişler. artık görmek istediğimiz istanbul masallarda kaldı.