iSTANBUL
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.
yaşanılası bir yeri kalmamış, dünyanın en güzel şehridir. en lüks aracınız da olsa trafiktesiniz, görsel zevkinizi bozan semtler ve git gide kalabalıklaşan sokakları ile rahat nefes almayı seven insanlar için zulümden başka bir yer değildir artık. metrekareye düşen insan sayısı almış başını gitmiş, imkanı olanlar hafta sonları çevre illere kaçarken hafta sonu istanbul gezeyim diye gelen insanlar da mültecilerden adım atamıyor.
bu sorunların yanı sıra devasa ekonomisi olan bir şehirdir. umarım önümüzdeki yıllarda dünya güzeli bir bu şehrin sorunları artmaktan ziyade bir nebze azalır.
aylar sonra döndüğüm şehir ve eğer kendisi için kötü şeyler yazdıysam özürü borç bilirim.
dünyanın en yumuşak havasına sahip, insanlığa yüzyıllardır hizmet ettiği için kutsal şehirdir.
alla seni inandırsın, geldim daha ilk gün pamuk gibi oldum.
ne sıcağı skıyor ne nemi.