Evin içinde bir oda, odada istanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada istanbul
Adam sigarasını yaktı, bir istanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada istanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada istanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede istanbul, masada istanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada istanbul
insan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada istanbul
istanbul'un ilkleri ve en'leri:
*ilk deprem; 358 yılında olmuş.
*ilk saray; bugün beyazıt'taki istanbul üniversitesi rektörlüğü'nün bulunduğu bina istanbul'un ilk sarayı. saray, fatih sultan mehmet tarafından yaptırılmış. 1458 yılında tamamlanan sarayın adı 'saray-ı atik'miş.
*ilk köprü; 5. yy.'da haliç'te yaptırılan ilk ahşap köprü (deve köprüsü)
*ilk kahvehane; 1554 yılında tahtakale'de halepli hakem ile suriyeli şems tarafından açılmış.
*ilk eczane;osmanlı döneminde ilk eczane süleymeniye külliyesi içinde kurulmuş. 1557'de inşa edilen tek katlı bir 'daruhane'* binası yapılmış.
*ilk banka; 1846'da sultan abdülmecit döneminde kurulmuş. 'bank-ı dersaadet' adlı bankayı galata bankerlerinden alleon ve baltazzi kurmuş.
*ilk tramvay; ilk elektrikli tramvay 20 şubat 1914 tarihinde karaköy- ortaköy hattında sefer yapmış.
*ilk metro; fransız mühendis henry gawan, 1874 yılında karaköy ile beyoğlu'nu birbirine bağlayan 550m uzunlukta yeraltı tramvayını * yapmış. tünel hala çalışıyor.
*ilk vapur taşımacılığı;boğazda vapurla yolcu taşımacılığını 1837 yılında biri ingiliz, diğeri rus olan iki yabancı şirket başlatmış.sabah sarıyer'den kalkan vapur tüm iskelelere uğrayarak eminönü'ne gelirmiş. akşamüzeri aynı yoldan dönermiş.
*ilk otomobil; istanbul'a ilk otomobil 1895 yılında gelmiş. halk, otomobili ilk kez fenerbahçe'de görmüş. sahibi ise basra mebusu zehirzade ahmed paşa imiş.
*ilk trafik kazası; 1912 yılında bugünkü şişli camii önünde olmuş. kaza italyan elçiliği'nin şoförü tarafından yapılmış. bir arnavut vatandaşa çarpıp kaçan şoför pangaltı'da polis tarafından yakalanmış.
*ilk sinema; istanbul'da halka açık ilk sinema gösterisi weinberg tarafından 1897 yılında galatasaray'daki sponeck birahanesi'nde yapılmış.
*ilk telefon; ilk görüşme telefonun icadından 2 yıl sonra, 1881'de yapılmış. türkiye'de ilk telefon şebekesi, istanbul'da 1911'de bir ingiliz firması tarafından kurulmuş.
*ilk park; batılı anlamda ilk park 1864 yılında çamlıca'da düzenlenmiş. taksim parkı 1868 yılında, tepebaşı parkı da 1877 yılında açılmış.
*ilk balo; ilk balo 1856'da taksim'deki fransız elçiliğinde verilmiş. baloya dönemin padişahı abdülmecit de katılmış.
*deniz içinde inşa edilen ilk yapı; kız kulesi, üsküdar'da salacak'ın 200m açğında, küçücük bir ada üzerine inşa edilmiş. bu adacık, m.ö. 341 yılına kadar boğazın çıkıntısıymış. yüzyıllar içinde dalgaların yıpratmasıyla anakaradan kopmuş. kimi zaman bir anıtmezar, kimi zaman da gümrük kontrol istasyonu olarak hizmet veren kule şimdi bir restoran.
*en yaşlı tarihi eser; mısır'ın bizans'a hediyesi olan dikilitaş'mış. m.s. 400'de istanbul sultanahmet'te dikilmiş.
*en büyük saray; sarayburnu sırtlarında kurulu olan topkapı sarayı'ymış. çevresini 5km. uzunluğunda sur çevirir.
*en büyük elmes; topkapı sarayı'nda sergilenen 'kaşıkçı elması'dır. 68 karat ağırlığında damla biçmindeki elmasın çevresini iki sıra altın montürlere * yerleştirilmiş 48 pırlanta ile süslüdür.
*en değerli ve pahalı minaresi; 500 yıl önce eminönü'nde yaptırılan süleymaniye camii'nin minaresiymiş. harcında afrika madenlerinden getirilmiş elmas, zümrüt ve yakut bulunmaktaymış.
*en çok ismi olan şehir;evliya çelebi' ye göre istanbul'un 31 ismi var. bazıları;
Dünyanın çehresi olan,insanlığın yazmayı çizmeyi öğrendiğinden beri onlara ışık tutan haritalar,taa bu öğrenilişlerin temelinden beri üzerlerine binlerce şehir adı yazdırmalarına rağmen,bu şehirlern hepsine nazaran çok çok daha farklı olan,dünyanın en güzel ve en özel şehri.
istanbul taşı toprağı altın diye akın akın insanların aktığı,insanların umut kapısı olduğu,deniziyle göz boyadığı,filimlere konu olan,sevenlerin kız kulesinde buluştuğu,çamlıcanın tepesinin şarkılara söz olduğu vb.birçok sayılabilecek özelliği olan ama benim aklıma şimdilik bunların geldiği ve ömrümün 17 senesini iyi kötü geçirdiğim bende vazgeçilmez bir geçmiş bırakan tarih kokan eşsiz il.seni seviyorum.
Evin içinde bir oda, odada istanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada istanbul
Adam sigarasını yaktı, bir istanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada istanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada istanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede istanbul, masada istanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada istanbul
insan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada istanbul.
her yerine, her mekanına tapılır. (eğer istanbul anlanır ve sevilirse)
hiç bi şehirde olmayan ayrı bi havası vardır.
en tiki yerinden, en çöpçü mahallesine, en arka ıssız sokaklarından en zengin, lüks semtlerine kadar
1453. entry mi hediye ettiğim başlık. içinde koşuşturmak ve yaşamaktan bunalınsa da, istanbul her şeyi ile bir dünya başkenti ve tarihin babası. türk'ün kalesi.
her nereye gitsem, özlediğim şehir.
fatihin fethederken düşündüğü neydi bilmiyorum ama her günlük güneşlik gün vapura atlayıp bir yakadan bir yakaya geçtiğimde kendimi cennette gibi hissediyorum ***********