topraklarında dünyaya gelmiş ve zamanla şekillenmiş her insanın içinde bitmeyen bir aşktır. başlı başına bir tarifsizliktir; ne bırakıp gidebildiğin ne de yakınmadan durabildiğindir. kendisini psikopatça sevdirendir. sayısız unsurdan oluşan fakat aynı zamanda onlardan da ayrı bir karaktertir. ondan geçen tüm insanlığın sevincini, hüznünü, anılarını omzunda taşıyan 2500 yılı aşkın bir tarih, bir bilgedir. başkadır..bambaşkadır..
Tarih boyunca dünyanın en önemli şehri.Dünyanın her yerinden bu kadar turisti çekmesi de bunun bir ispatı niteliğinde olmaktadır.Gezmeyi bilen herkes hala istanbul un güzelliklerini görebilir.Eğer göremiyorsa kendi bileceği iştir.Tarihlerin birleştiği tek şehirdir.Birçok kültürün olgusuna rastlamak mümkündür.
doğup büyüdüğüm ama üniversite dolayısıyla 4 *yıl kısmen uzak kalacağım ama mesafelerin yakınlaştırması durumunun ben ve istanbul arasında anlam bulduğunu farketmemle daha da sevdiğim benimsediğim cennetim.
(bkz: istanbul'daki sevgiliye söylenen sözler)adı altında bir başlık açsam daha mı iyi olurdu bilmem. bu arada açayım. istanbul sensiz anlamsız. benim çocukluk arkadaşımdın, her zaman vardın sanki. Ömrümü seninle geçirmiş gibiydim. Uzun süren sömestr tatillerinde kartopu oynamışım, karne heyecanı yaşamışım, sen sürekli saçımı eteğimi çekip kaçan yaramaz arkadaşımmışsın gibi. Biraz daha büyüyüp Kazan'da bira içmiş, Barbaros kafede martılara karşı bilardo oynamışız gibi. Deniz Müzesinin arkasındaki parkta kek var badem var diyen amcadan bir şeyler alıp karnımızı doyurmuşuz gibi. Bizi selamlıyormuş gibi eğilen ağaçların altından Ortaköy'e yürümüş, köprü ayağında balık tutmuşuz, yaz aylarında Karadeniz kenarında Riva'da Şile'de kamp yapmışız gibi. Ne bileyim işte, anlıyorsun değil mi? istanbul her daim adamı aşık eder. ***