En sessiz sakin , kuş uçmaz kervan geçmez yerleri bile artık kalabalıklaşan, dışarı çıktığınız zaman insan ve araba görmekten bıktıran, çok yoğun ve de boktan bir şehir. Çok yorucu ve de bütün manevi değerlerin tüketildiği, inşaat firmaları tarafından talan edilen ve de anası sikilen de bir şehirdir ayrıca. Imkanım olduğu zaman bu şehirden gideceğim. Bu kadar kalabalık, sinir, stres bana yeter. Aklı olan buraya gelmesin...
Barajlarındaki su doluluk oranı, "kış" mevisinde %35'i görmüş kent. Bu oran biraz da düşerse anasının hörekesini de görecek.
Barajlardaki su seviyeleri:
Alibeyköy Barajı: yüzde 20.71 Sazlıdere yüzde 20.69, Büyükçekmece yüzde 32.62, Darlık yüzde 36.84, Terkos yüzde 43.34, Istrancalar yüzde 64.95 ve Ömerli yüzde 51.21.
haddinden fazla insanın yaşaması sonucu bütün yaşam zevkini sekteye uğratan ancak güzelliği ve maneviyatı ile dünyanın birçok önemli kentini arkasında bırakacak olan ironik şehir.
ironik diye tanımlıyorum, çünkü hem çok sevip hem de çok kızıp sinirleniyorum.
güzelliği, maneviyatı, tarihi değerleri, boğazı, köprüleri, camileri sahili derken güzelliği alıp götürüyor beni. en muhteşem duygularımla yüzleşeceğim, kendi benliğim ile bile muhabbete geçeceğim yer ki yapmışımdır geçmişte.
ancak aniden kaldırım trafiğinde size çarpan bir vatandaş ve hemen sonra çarpan başka bir vatandaş, yolda beklemekten sabır sınırları yok olmuş sabırsız ve kornacı şoförler, çarpık yapılaşmanın getirdiği bir görüntü karmaşası falan derken de bütün duyguları size tam yaşatmadan yarım kalmasına neden olmakta.
yine de avrupa'nın ve amerika'nın en önemli kentlerini görüp yaşamış birisi olarak çok rahat diyebilirim ki istanbul başkadır. hepsinden farklıdır ve değerlidir.