bıktım bu şehirden. insanlarından, trafiğinden, havasından, koşuşturmasından. her gün ayrı bir sorun, ayrı bir olay. istanbul ben küçükken daha güzel gelirdi yüzüme. şimdiler de ise sadece barınak benim için. terk etmek için sadece fırsat kolladığım şehir.
her kesimden milleti barındıran yegane şehir. taşıyamıyor artık bu yükü garibim. bizde değilde batılı bir ülkenin elinde olsaydı bu şehir; paris ten farksız olurdu eminim. gereken kıymetin verilmediğini düşündüğüm şehir. adına türküler yakılmış şehir. orhan veli'nin şiirinde anlatılan şehir. 10 sene yaşadığım şehir.
hayatin pahali, gecinmenin cok zor oldugu, turkiyenin gorunum olarak en guzel sehirlerinden biri, cogu insana gore de birincisi olan sehir. gorunum olarak guzel ama icinde berbat insanlar barindirir. disari ciktigin anda en az iki olayla karsilasirsin bunun nedeni de her yerden cok goc almasidir. kucuk sehirlerdeki insanlar icin korkutucudur cogu zaman. yasamak icin gelirsen istanbula ilk baslarda cok eglenirsin ama zamanla tanik oldugun olaylar seni buradan sogutabilir. ama herseye ragmen cocukluk yillarini istanbulda gecirenlerin ve orada buyuyenlerin kopmayi hic istemeyecegi bir sehirdir. uzerine siirler sarkilar yazilir ve gorenlerin cogunu kendine hayran birakir.
inanılmaz bir altyapı sıkıntısı içerisinde olmasına rağmen yerel yöneticilerin ve hükümetlerin hala nüfusu kanalize etmeye ve istihdam alanı yaratmaya çalıştığı metropol. yüksek olasılık yakın zamanda avrupa'nın en büyük toplu mezarlığı olacak.