şu an benim için yalnızlığınbaşkenti.
insan yirmi milyonluk şehirde nasıl yalnız olur? nasıl yalnız hisseder? bilmiyorum. ama çok yalnız hissettiğim gerçeği canımı fena halde sıkıyor.
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhanelerıyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geciyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
istanbul’u dinliyorum.
adını şiirler, şarkılar yazılan, heryeri buram buram tarih kokan, aşıklar şehri. bazen yaşayanlar için bunaltan, uzağında olanlar için özlenen sevdiğim şehir.
şu an nevizade de midye tava yemek için gerçekten bütün paramı verebileceğim şehir. *
insanı kendine aşık eden şehir, susmayan, uyumayan, bir yandan ağlayan bir yandan gülen harika şehir.
istanbul' un istanbul olmasıdır bence. dünyanın hangi yerinde böyle bir şehir varki, bir tarafı türkiyenin en büyük uyuşturucu merkezlerinden biri, oranın hemen aşagısı istanbul sosyetesi gece kulüpleri hepsi bir arada yaşıyor. zengini,fakiri,sosyetesi,varoşu,hapçısı,kokaincisi,torbacısı,sarhoşu,psikopatı,delikanlısı,ağası,dayısı hepsi aynı yerde yaşıyor. paris gibimi amk yada san francisko mu bağdat mı, madrid mi, berlin mi, londra mı, rio mu, porto mu, tokyo gibi mi hayır hiç birisi istanbul' un yanına yaklaşamaz sözlük o değilde tarihinde dünyaya hükmetmiş 3 büyük imparatorluğun başkenti olmasından değilmidir be sözlük.
her geçen gün daha da çekilmez olan şehir.
trafiğinden mi yakınayım, insanlarının odunluğundan mı bilemedim.
hgahhark pfüü diye önünde balgamını dış dünyayla buluşturan o kadar çok insan var ki bu memlekette, kayıp düşmek an meselesi.
ne kadar iğrençsin insanoğlu yaa.
o değil de;
istanbul, hele ki yalnızsan; çok koyuyor adama. tek bir arkadaşım yok 20 milyonluk şehirde. kader mi bu?
ankara'da yaşayanların ciddi bir sebep yoksa gitmeyi pek tercih etmediği şehirdir.
mesela ben gittim ama sor bir niye gittim. çünkü en yakın arkadaşım orda. onun için gittim ve o orda olduğu sürece de gitmeye devam edeceğim.
bir çok devletin sahip olmak isteyipte olamadığı aynı zamanda peygamber efendimizin istanbul'u fetheden komutan ne güzel komutandır dediği şehirdir. bizans döneminde ismi constantinopolis'dir. bugünki yunanlılar hala bu adı kullanmaktadırlar.
tam da kendisinden hafiften sıkılmaya başladığım ancak bir hafta doğu anadolu da kalmamla beraber değerini anladığım, napolyon un dünya bir ülke olsa başkenti istanbul olurdu sözüne katılmaya başladığım mükemmel şehir. değeri kaybedilince anlaşılıyor tüm güzelliklerde olduğu gibi.
tarihiyle, mimarisiyle, sosyal hayatıyla, eminönünde balık ekmeğiyle, camileriyle, boğazıyla, üç büyüklerin stadlarıyla, kapalıçarşısıyla, daracık ara sokaklarıyla, varoşuyla zenginiyle dünyanın başkentidir.
7 sene yaşadıktan sonra 5 senedir terk etmiş bulunduğum şehir.
kimse inanmadı öylece bırakıp gidebileceğime.
zîrâ suyu pet şişede içilir ama başkadır her sudan..
hasretiyle yandığım fakat mecbur kalmadıkça geri dönmeyeceğim şehir.
varoşları bile bir başkadır. önce herkes size bakıyor sanırsınız,
biliyorlar sanırsınız yabancı olduğunuzu da.
bilirler gerçekten de.
dünyanın en güzel kentidir. yahya kemale göre sade bir semtini sevmenin bir ömre bedel olduğu güzide türk şehridir. peygamber duası ile fethedilen bir yerdir.