hayatımın önemli bi kısmını geçirdiğim harikulade şehir. şimdilerde çok özlüyorum bi ben sığamadım istanbula mılyonlar sığdı ama ben sığamadım neden kahpe kader?
ruhu olan şehir.
bazen benimle yarışıyor, benden intikam almak istercesine beni yoruyor, kendi kendimi sorgulamama neden oluyor bazen de susuyor, karşıma güzel şeyler çıkartıyor, bana umut veriyor, mutluluk veriyor.bir insanın, bir arkadaşın verebileceğinden fazla şey veriyor.
sayısız şarkı, şiir, hikaye, roman ve türlü eserlere sebep ve mekan olduğu göz önünde bulundurulursa diğer şehirlerin kıskandığı bir şehir olsa gerek bu şehir. yıllar boyu aşık olunmuş, artık yaşlı, yorgun bir halde fakat hala herkesin hayran olduğu hafif makyajlı bir kadın...
ülkeye yetecek boyuttaki sorunları bile güzelliğini gölgeleyemez bu şehrin.
peygamber efendimizin hadisinden fatihin fethine, bir çağı açıp bir çağı kapatacak kadar önemli olmasına, mekke medine zaten bizim; alemin gözünde iftiharımız, birilerinin kuyruğuna basışımızdır. allah başka ülke bayrağı dalgalandırmasın orda.
gece lambası ile odayı aydınlatacak kadar kapalı ve hüzünlü bir sabaha merhaba diyen şehirdir, bir de kahvenizi yapmışsanız, yağmurla birlikte pencereden pervarili bulutları izlersiniz.
"üşürtürken ömrümüz rengini paslı yalnızlıklarda kime baksam yanlış hayatlarda hep alabora, sana baksam bir malatya kayısısı gibi unutulmuş dallında, her vagon bir trene kapılmak rüyasında, vagonları orada unutmuşlar"
Aşık olduğumdur, candır, canandır, uğrunda can verilesidir, uğrunda nice canlar verilendir, kirlendikçe ve yaşlandıkça güzelleşendir ,cennettir, cehennemdir, hayattır, boğazdır, trafiktir, kaostur, huzurdur, herşeydir istanbul...ne yapsam, nasıl yapsamda bi kaç sene içinde senin o cennet boğazında bi ev alsam diye türlü planlar, entrikalar kurdurandır.
geçen gün sakız falımda:
"istanbul aşkım diyordun bak,
gönlüne göre veriyor hak,
cihangir'de boğaz gören,
geniş bir evin olacak."
"istanbul yeryüzünün en insani kentidir. ben istanbul'u insanlığın haline benzetirim. onun gibi ezik, yine onun gibi güvenli, inançlı, görkemli. bir yerde daha dedim: istanbul gibi bir kenti olan yazarlar başka bir şey istememelidirler. benim istanbul'a bakışım böyle oldu"
medeniyetin ve medeniyetsizliğin beşiği, kendi içinde çelişen, yaşanılası özenilesi ama nefret edilesi, çok özlenilip hiç unutulmayanı, boğazı.. rakısı balığı * trafiği çilesi. güzel şehirler gibi güzel bir çok ülkeden kalabalık şehir..
sahi;
''istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı'' diyen şair şimdi duyuyor mudur bu şehri?
2010 avrupa kültür başkentliğine yakışmayacak altyapı, trafik, gecekondu gibi sorunları olabilir. bu şehri yöneten yöneticiler bu sorunları yaratarak, bu güzelim şehrin içine sıçmış olabilir. hatta, kalabalık olması ya da her an deprem olma korkusuyla yusuf yusuf ötmeniz, bu şehrin cabası da olabilir. ancak onları göremez ya da görmek istemeyecek hale getirecek kadar güzelliklere sahiptir bu şehir.
güneşli bir bahar sabahı boğazda çay içmek, boğaz turu yapmak, adalara gitmek ya da daha sayamayacağım kadar güzelliklerden sadece birini yaşamak sizi istanbul'a bağlamaya ve onun kusurlarını görmezden gelmenize yeter de artar bile. işte bu sebeplerden dolayı, bu şehir benim için; üniversiteye gelirken içim kan ağlayarak gelmeme sebep olmuş, ancak giderken de ayrıldığım için yine içim kan ağlayarak gitmeme sebep olacak şehirdir.