Sırılsıklam ıslanmalık yağmur yağan şehir.. lakin bir sigara içip, uyumayı planlıyorum. 2 günü aşan uyumamanın sonuçları pek iyi değil. Umarım, durmaz da sedasıyla sızarım.
adına yazılan onca şiirin, söylenen onca şarkının, hatrına çekilen onca filmin yine de az geldiği şehir. her daim dilemma; hem lanet, hem lütuf. her daim çok güzel.
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır
Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır
Deniz, martılar, deniz, simit, deniz, karman çorman bi gece hayatı, deniz, trafik çilesi, deniz, boğaz manzarası, deniz, Ortaköy kumpir kokoreç, deniz, yabancı milyonlarca yüz ve deniz. Deniz iyi ki var.
yahya Kemal'e:
Ankara'nın nesini seviyorsun? diye sormuşlar.
Yahya Kemal:
-istanbul'a dönüşünü...
yine aynı şairin
seni dün bir tepeden seyrettim aziz istanbul
görmedim gezmediğim sevmediğim hiçbir yer
ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul
sade bir semtini sevmek bile bir ömre bedel
.....
eni üç metre olan bir caddenin iki farklı dünyayı ayırdığı, adaletsizliğin kol gezdiği, şerefsizliğin para ettiği, namussuzluğun kar ettiği, her sabah kalkışımda ulan istanbul senin ben diye başlayıp ardına onlarca kelime sıralayarak sövdüğüm akşam olunca aşiyan sahilinde oturup bir bardak çay bir dal sigara ile gönlümü alıp ettiğim küfürlerden utandıran kevaşe bir sevgili gibi olan. her seferinde seni aldattığını bile bile her gece seni koynunsa avutan, gönlünü alan dünya da gördüğüm onlarca şehirden bir tane daha benzeri olmayan yorgun ama dirayetli, kirli ama bakımlı, cesur ama çekimser, uğruna milyonların can verdiği tüm dünya ülkelerinin nazarlarına karşı defalarca kurşun döktürmemiz gereken, nir tarafında tüm ihtişamıyla patrikhanesi öbür tarafında usul usul akan haliç'i karşısında Türkiyede kabe kadar değer gören Eyüp Sultan camisini, bir tarafında bok çukuru, kanalizasyon ırmaklarının her yağmurda felakete uğrattığı kağıthanesi* 5 km geçmeden bize toprak ananın kucak açtığı her daim genç ve diri belgrad ormanlarını barındıran şehir.
Talan edilen şehir. Oldukça acı bir sona gidiyoruz. Bu kadar kötü yönetilen bir şehir ancak depremle temizlenecek. Bu şehir 20 milyon insanı kaldıramaz. Her metre karesine beton mu dökeceksiniz?
Kimse kusura bakmasın doğa kendine her zaman bir yol bulur. Dua edin de aklı başında bir hükümet zamanında olsun yoksa bağımsızlığımız dahi tehlikeye girer.