yaşayanların ikiye ayrıldığı şehirdir.bir kısım tam bir istanbul fetişistidir istanbul'u överek psikolojik bir mastürbasyon yaparlar,diğer kısım ise yaklaşık 16 milyon insandan ve şehrin pisliğinden bıkmış insanlardır ve bir an önce kurtulmak isterler bu şehirden.
mevcut durumda zannediyorum artık bir kandahar ya da bağdat'dan farkı kalmayacak bu gidişle. son 5 yılda bu şehre gelip yerleşen ne kadar yabancı uyruklu insan var ise anasını avradını sikeyim. evet bu kadar net konuşuyorum. hepinizin geçmişini geleceğini sikeyim ki, bu şehirde yaşayan bunca insana hayatı zehir ettiniz orospunun dölleri.
iyisin sanki ama azcık değişmişsin
Yüzünü görmeyeli olmuştu epey
özlemişim, hemen geçti o yüzden.
Belki bir daha geldiğimde tam gelirim
ne sen dertlenirsin ne ben özlerim
Ya da bilemedim...
Yarın sabah gökten bakardım sana ama
çarpıldığın her yere sinirlenirim.
O yüzden boşver ben sadece hayal edeyim.
Edeyim ki sen anılarıma sahiplik ol.
Yarın gelince nerde bunlar demiyeyim.
özle beni, bil, daha fazla yorulma
Aileme ve sevdiceğime iyi bak,
bakarsın durmam dönerim hemen geri.
şimdilik hoşçakal.
doğduğum ve büyüdüğüm şehirdir. yoğun göçler alması, trafik, çarpık kentleşme gibi sebepler insanı soğutur. fakat her şeye rağmen attila ilhan ve nedim'in dediği gibi...
"sokaklarında mohikanlar gibi ateşler yaktık
sana taptık ulan
unuttun mu
sana taptık."
"Bu şehr-i istanbûl ki bî-misl-ü behâdır:
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır."
bir semtiyle bir semti arasında dağlar kadar fark olan megakent. ne zaman bir insan bağlarbaşı, tarlabaşı, kasımpaşa, güngören, esenler, gaziosmanpaşa gibi yerlerini bağrına basarsa o zaman "istanbul çok güzel bir şehir yaa" diyebilir.
E-5 te kaynarca-kartal arasinda surekli sikisan trafigi ile artik nefret ettiren sehirdir. Dunyadaki diger bazi buyuksehirler gibi istanbula da vize uygulanmalidir. Isi olmayan,itlik,serserilik,hirsizlik yapmaya gelenler alinmamalidir.
Ha birde bazi semtleri var ki gercekten kendimi yabanci ve azinlikta hissettim,buna da bir onlem alinmalidir. (bkz: aksaray)
çok güzel şehir.
bu şehre "güzel değil be!" diyenleri anlıyorum da, "çok güzel şehir" diyenlerin ağzının üstüne vurasım geliyor.
her istanbul muhabbetinde "çok güzel şehir yaa" demeyin amına koduklarım. onu biliyoruz.
sefasını ve cefasını çeken iki grup olmak üzere ikiye ayrılır bu şehir. malum cefasını çekenlerdeniz. farklı kültürlerin bir arada olduğu, semtten semte farklı davranmak gerektiği, kafanın ambele olduğu, bohçasını alanın geldiği, trafiğin rezalet olduğu bir şehirdir... ama güzellikleri de o kadar güzeldir ki insan olsun ulan burası istanbul der ve gününü hergün aynı çileyi çekeceğini bile bile eritir bu güzelim şehirde...