birleşmiş milletler görüşmelerine gitti erdoğan malumunuz.
new york metro sisteminin gazetesi olan metro'ya 2 tam sayfa erdoğan defol temalı ilan vermiş insan hakları derneği (human rights foundation).
tutuklu gazetecilerin isimleri sadece tam bir sayfada yazılmış, diğer sayfada ise khklar ile işten atılanlar, türkiye'deki tutuklulara yapılan tecavüzler, işkenceler, vs. bahsedilmiş ve Erdoğan'ı protesto etmeye davet edilmiş insanlar.
"diktatörler hiç bir demokratik ülkede hoş karşılanmamalı! özellikle Amerika'da..." mealinde yazılar da var.
1789 fransız devrimi sonrası, "hadi artık insan haklarını da garantiye alalım" moduna giriyorlar. bunun üzerine 26 ağustos 1789’da ulusal meclis’te insan ve yurttaş hakları bildirisi patlatılıyor. o da yetmiyor, 1791 anayasası’na önsöz olarak iliştiriyorlar ki "bak kardeşim, temelimiz bu" mesajı net olsun.
bildiride denilen şeyler özetle şu:
- insan dediğin özgür doğar, eşit yaşar,
- zulüm gördün mü? direnmek hakkındır,
- egemenlik dediğin milletin elindedir, öyle bir kişi ya da grubun tekeline bırakılamaz,
- devleti yönetenler halka karşı sorumludur, keyiflerine göre takılamaz,
- kimsenin dini ya da sosyal inancı yüzünden linç edilmesi kabul edilemez.
olayın özü şu: bildirge 1 tane önsöz + 17 maddeden oluşuyor. içerikte neler var derseniz;
- her insanın doğuştan gelen devredilemez hakları var: özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve zulme karşı direnme,
- hukuk ve kanun önünde herkes eşit (prens de olsan, köylü de olsan aynı muamele),
- devletin güçleri tek elde toplanamaz, yasama–yürütme–yargı üçlüsü ayrılmalı. bu da montesquieu’nun “kanunların ruhu” kitabında ısrarla söylediği şey zaten.
yani aslında bildirge, “kardeşim kimse kral falan diye kafana basamaz, hakkını bil, diren, eşitsin” mottosunun resmi şekilde kâğıda dökülmüş hali.
bildiri maddeleri
fransızlar işi bayağı ciddiye almış, ulusal meclis “millet habersiz, yönetim bok gibi, hadi bir bildirge patlatalım” demiş. ortaya çıkan şey de önsöz + 17 madde:
- madde 1: herkes özgür ve eşit doğar. sosyal farklar sadece ortak fayda varsa geçerli,
- madde 2: devletin amacı, özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya direnme haklarını korumak,
- madde 3: egemenlik milletin elinde. kimse ulustan kaynaklanmayan güç kullanamaz,
- madde 4: özgürlük, başkasına zarar vermeden istediğini yapmaktır. sınırları yasalar belirler,
- madde 5: yasa sadece topluma zarar verecek şeyleri yasaklar, geri kalan serbesttir,
- madde 6: yasa genel iradeyi yansıtır, herkes eşittir, yeteneklere göre görev verilir,
- madde 7: keyfi tutuklama yok, yasaya uymayan cezalandırılır, yasaya uyan suçsuzdur,
- madde 8: ceza ancak yasada önceden belirtilmişse uygulanır,
- madde 9: suçlu olduğu kanıtlanana kadar herkes masumdur; ceza yasaya uygun olmalıdır,
- madde 10: inanç yüzünden kimse cezalandırılamaz,
- madde 11: düşünce ve ifade özgürlüğü kutsaldır, kötüye kullanım sorumluluk getirir,
- madde 12: hakları koruyan güç, herkesin yararı için vardır, özel çıkar için değil,
- madde 13: vergi zorunludur, herkes olanaklarına göre öder,
- madde 14: verginin gerekliliği ve kullanımı, halk tarafından belirlenir ve denetlenir,
- madde 15: kamu görevlilerinden görevleriyle ilgili hesap sorulabilir,
- madde 16: hak güvence altında değilse ve güçler ayrılığı yoksa anayasadan bahsedilemez,
- madde 17: mülkiyet kutsaldır, yasalar izin vermeden kimse el koyamaz, tazminat ödenmelidir.
hakim ve savcılarını korkutup, satın alamadığın her hangi bir ülkede olağan şeyler bunlar. kendimiz seçtiğimiz halde, bizi yönetenleri eleştirme hakkımızın olduğunu çoktan unuttuk.
israil denilen katil devletin destekçisi Amerika'da bu garantör katil devleti değil de Tayyib'i protesto etmek. Tayyip'i sevmesem de bu protestonun hiçte masum olmadığı kanaatindeyim
yahu amerika dediğin koca kıtada, her gün, hemen her şey protesto ediliyor amk. şimdi başlıkta bunu gördün diye ülkede başka bir şey konuşulmuyor sanıyor olamazsınız di mi.