ingiltere amaç, türkiye araçtır. her türk genci için, türkiye'de belli bir eğitimden geçtikten sonra ingiltere'de bir ailenin yanına yerleşmek, bir kafeteryada iş bulup çalışmak, hem "dilini ilerletmek", hem de hayatı öğrenmek en büyük amaçtır. hele bir de burs ayarlanırsa o amaç bir "kızıl elma" misali avuca düşmüş sayılır. türkiye işte bu amaca hizmet ettiği kadar değerlidir...
ne yazık ki sıcak kanlı, cesur türk insanı ve mükemmel coğrafyasının yetersiz kalacağı türkiye'nin büyük farkla kaybedeceği çekişme.
(bkz: türk insanı gibisi yok)
(bkz: sterlin gibisi de yok)
edit: yanlış anlaşılmaya mahal vermemek içindi bu.
ingiltere, kültürüne son derece bağlıdır, yanlış da olsa değişiklik yapmaz ve ağır milliyetçidir.
türkiye, kültür karmaşası içinde kalmış, kültürün bir kısmını kabul ederken bir kısmını redder duruma gelmiştir. milliyetçi geçinir ama ne olduğu belli değildir.
her şeye rağmen, bizim için yaşanası tek yer türkiye'dir. yemeği, havası, suyu, hatta insanı; tüm aksiliklere rağmen değişilmezdir.
ingilizler ucuz tatil için türkiyeye akın eder. türkler yıllarca para biriktirip dil okuluna ingiltereye gider, orada okullara kabul edilmek için uğraşır. bir hava atma ve üstünlük statüsüdür.
ingiltere aslan ise türkiye kuzudur.
Zira dünyanın yarısından çoğunu (kanada, avusturalya, afrikanın ve güney amerikanın bir bölümü) ingiliz toprağıdır ve doğrudan kraliçeye bağlıdırlar.
Dünyaya iş verdiğimizi söyleyen, Türkiye'yi kıskandıklarını, dünya lideri olduğumuzu söyleyen amcaların vb. sözünden yola çıkarsak; komik olan karşılaştırmadır. CcC Osmanlı CcC Fazla söze gerek yok. (!)