ben o donem 44 bedendim.
o is yerinde bir sene calıstım.
ince uzun topuklular. mini elbiseler. mini etek bluzlar. falan giyiyordum hep.
bir cocuk yanıma geldi:
-gulmekicinyaratılmıs abla. biraz etine dolgunsun. ben normalde zayıf kadın severim. ama senin her giydigin yakısıyor. cok endamın var.
bi kankamla flört özel bi durumum olmuştu. onun bana ilgisi olmuştu ama ben baskasına asıktım tam o dönem, olmadı. uzun hikaye. başka zaman anlatırım.
sanırım hayatımdaki en iyi iltifat can kankamdan geldi.
o dönem onla ilgilenen biri vardı. istemez misin onu diye sordum. dedi ki:
-aynı şey değil. o anlamıyor. sen anlıyorsun.
Geçen de eski fakbadim Sermin ile koltukta rakı içiyorduk bana baktı yüzüme, ne guzel yapardın aslanım dedi. Birden bir guldum popomla. Dedim seni bu yüzden seçtim.
geçen gün ilkokul arkadaşımla yemeğe gittik.
yeri çok ayrıdır bende. çok severim.
pizza yedik. şarap içtik. sohbette harikaydı. ben tabi mutluyum, 32 disimle sırıtıyorum.
çocuk bana dedi ki:
-hayatında ilk defa pizza şarap görmüş gibi bi mutlulukla yiyorsun. çocukça bi neşen var. seni bu yüzden seviyorum.
tabi ki insani cok mutlandiran bi sey..
hele ki askindan geliyorsa.
benim aldigim beni en mutlu edenlerden biri bir fransiz erkeginden johnny deep e benzeyen:)
gunlerden bir gun bi arkadasin dugunundeyiz.
ozlem diye dunya guzeli bi kiz bize muffin getirdi. kendi yapmis.
sevgilime dedim ki:
ne kadar guzel, ne kadar tatli ve ustune ne kadar hamarat ve cici bi kiz.
sevgilim dedi ki:
-biz buna dogal seleksiyon diyoruz. arkadasim bu sebeple o kizla evleniyor. ve ben de ayni sebeple senle evlenicem.
onunla sicim teorisi hakkında tartismistik. yarım saat sonra bir kıza konuyu açtı. kız:
-ben hiç anlamam böyle şeylerden. kapat konuyu.
gözlerini kaldırıp bana baktı. anladım.
bir kız arkadaşıma bı çocuk şiir yazmıştı. kız ben sevmem böyle şeyleri, bı daha yazma demişti.
bir arkadaşıma çocuk gül almıştı, kız bundan ne güzel gül reçeli yapılır demişti.
bir kız arkadaşıma çocuk gitarla şarkılar çalmıştı, kız ben sıkılıyorum, bı daha çalma demişti.
eski esim donemi -5 sene aynı evde yasadık- ben hep cok bakımlıydım. her sabah muhahkak dus, bazen aksam da dus, hep hafif makyaj, saclar hep yapılı, hep topuklulular, hep cicili bicili mini elbiseler.
her gun yemek de yapardım. cok severdi yemeklerimi. bazen ise de yapardım, beslenme kabında ise gotururdu, afiyetle yedigini cok sanslı oldugunu soylerdi.
suprizler de hazırlardım sık sık, supriz yemekler, supriz hediyeler, supriz a sından z sine organıze ettigim haftasonu kacammakları farklı sehirlere. bana hayatımın nesesisin derdi. en cok bana soyledigi sey buydu.
ama temizlik yapamıyordum. icimden hic temizlik yapmak gelmiyordu. temizlikci abla alarak idare etmeye calısıyorduk. bu konuda o donem eksiktim. -simdi gecti, son 10 senedir her gun temizlik yapıyorum-
velhasılı bi gun evi dip bucak saatlerce temizledim. 3-4 cesit yemek yaptım. kek yaptım.
kapı caldı. isten geldi. allalede kapıyı acıp iceri aldım. dedim temizlik yaptım, yemek de var. ama normalde o geldiginde her gun sevincle kocagına atlarım ve kocaman hosgeldin diye gulumserim, o da beni havada dondurur, rutinimiz budur. keyfim yok. soguk davrandım.
bana dedi ki:
-evi temizleme. kadın alırız. yemek yapma. dısardan soyleriz. ben seni gulen yuzun icin aldım. ben seni nesen icin aldım. bana guleryuzlu ol!!
Kız çocuğu gibi utanıyorum valla. Saç, üst baş gibi dış görünüşe edilince hoşuma gidiyor da; yaptığım bir yemeğe tatlıya veya ne bileyim doğuştan olan birşeye değil de benim elimden çıkan birşeye iltifat edildiğinde böyle ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok komik değil mi lan hahah. Sanki şeker almış çocuk gibi utanıyorum valla. Bizim evdeki hıyarlarda bunu farketmiş olacak ki devamlı iltifat etmeye başladılar.
bugün çok fazla dozda aldığım ve alışkın okmadığım şey.
normalde bağlı halde duran kısa ve dalgalı saçları düzleştirip açık bıraktım diye tüm gün yeteri dozda aldığım şey.