ilker başbuğ

entry864 galeri69
    263.
  1. yahudirir değildir, bu fotoğraf onundur veya değildir. zerre kadar sikimde olmayan eski genelkurmay başkanı.
    adam görevini kanuni çerçevede, kimseyle dalaşmadan, kimseye hakaret etmeden, şerefli bir şekilde ifa etmiş mi?
    etmiş.
    atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalmış mı?
    kalmış.
    söz bitmiştir.
    ha eğer sayın başbuğ'da "ırak'ta savaşacak abd askerleri için dua edin" deyip akabinde "israil filistinde katliam yapıyor" tarzı söylemlerde bulunsaydı kendisine hiç çekinmeden "aşağılık şerefsiz" derdim.
    hoş bunları söyleyene bizim halkımız alkış tutuyor şerefsiz diyeceğine ya neyse.
    o şerefsizin kim olduğunu herkes biliyor azizim.
    0 ...
  2. 262.
  3. 12 eylülden bu yana devlet şeref madalyası verilmeyecek ilk genel kurmay başkanı olacakmış kendisi.
    Genelkurmay Başkanlığı'ndan ayrılan ilker Başbuğ'a "devlet şeref madalyası" verilmeyecek. Çünkü 30 Ağustos saat 17.00 itibariyle Resmi Gazete'de Başbuğ için bir karar yayınlanmadı. kaynak:http://www.zaman.com.tr
    1 ...
  4. 261.
  5. Kendisi artik sivil olup yargilanmasi beklenen isik kosanerden onceki genelkurmay baskanidir.
    2 ...
  6. 260.
  7. akp ve pkk yandaşlarının sevmediği şerefli bir devlet adamı ve paşasıdır.
    3 ...
  8. 259.
  9. 66 yaşında orduevi ve askeri kamplarda çılgın atması beklenen eski genelkurmay başkanı. ilginç tabi.
    1 ...
  10. 258.
  11. koltuğunu ışık koşanere devreden genelkurmay başkanıdır.
    1 ...
  12. 257.
  13. tarih onu, "en çok konuşan ama en beceriksiz olan komutan" olarak yazacaktır.

    tabii, tarihi şimdiye kadar olduğu gibi askerler yazmazsa!
    2 ...
  14. 256.
  15. geçen gün "elveda ordu, merhaba orduevi ve askeri kamplar" diyerek genelkurmay başkanlığına veda etmiş paşa.
    1 ...
  16. 255.
  17. şafak doğan güneş diyen, çok zor bir dönemde tsk nın başında bulunmuş (eski) genelkurmay başkanı.
    2 ...
  18. 254.
  19. 253.
  20. akıllarda psikolojik asimetrik harekat şeklindeki terkibi kullanan adam olarak kalacaktır.

    (bkz: adam haklı beyler)
    1 ...
  21. 252.
  22. aktütün, dağlıca ve hantepe de şehit olan çocuklarımızın hesabını vermeden emekli olan genelkurmay başkanı.

    üstüne bir de kendisine madalya verdik...
    3 ...
  23. 251.
  24. kelimeleri aşırı şekilde vurgulayarak konuşmakla sivil toplum üzerinde psikolojik baskı uyguladığını düşünen bir amca.
    1 ...
  25. 250.
  26. bir konuşmasında iyi bir askerin tanımını yaptı. bir sürü ahlaki terim saydı, bir sürü erdem saydı. insan etkileniyor tabii böyle konuşmayı duyunca. asker görünce 'sayın asker sayın asker' diye peşinde dolanası geliyor.

    bi çift laf edene kadar tabii.
    2 ...
  27. 249.
  28. görevde bulunduğu süre içinde dilinden düşürmediği cümle: "asimetrik psikolojik harekât" olmuştur. iddiasına göre, türk ordusu bu yöntemle yıpratılmaya çalışılmıştır. ancak sayın başbuğ'un görev süresi içerisinde, tsk'dan türk halkına yansıyanlar bu iddianın doğru olmadığını gösteriyordu.

    şöyle ki;

    başbuğ, 2008 yılı ağustos ayında, daha göreve gelir gelmez, ergenekon yapılanması konusunda haklarında çeşitli iddialar ortaya atılanların değil; o olayların bilgi ve belgelerini kamuoyuna sızdıranların peşine düştü. ve bu konuda epey de mesafe aldığını 25 ocak 2010'da medya mensupları ile yaptığı görüşmede açıkladı.

    başbuğ'un bu açıklamada verdiği bilgiye göre; bilgi sızdırılması kapsamında tam 61 soruşturma açılmıştı. bunun dokuzu yargıya intikal etmiş ve bir tanesi de sonuçlandırılmıştı. aynı kapsamda çeşitli rütbelerde bulunan 10 kişi ise tutukluydu.

    bu ne demek oluyordu? şayet sızan bir bilgi yoksa ve ortalıkta dolanan bilgi ve belgeler sahte ise, bu telaş niyeydi? yoksa bu telaş, ergenekon soruşturması kapsamında sızan bilgi ve belgelerin doğru olduğunun bir kanıtı mıydı? evet kanıtıydı çünkü, en az belgeler ve bilgiler kadar sızdıranlar da askeri yargıya intikal edecek ve tutuklanacak kadar gerçekti.

    başbuğ, eğer sızdıranlar yerine sızanların üzerine gitseydi ve daha o günlerde, haklarında bilgi ve belgeler çıkan askerleri açığa alsaydı, belkide emekliliğinin geldiği şu günlerde "türk halkının takdir ettiği başarılı bir general" olarak alkışlanıyor olacaktı.

    gerçi, o dönemde yaptığı bir basın açıklamasında: "silahlı kuvvetler'de hata yapanlar olabilir. hata yapanlar olursa biz silahlı kuvvetler içinde barındırmayız. bu yapılanmalarla ilgili bazı konularımız var." demişti demesine ancak bu söz, "baki kalan şu kubbede, hoş bir seda" olmaktan öteye hiçbir zaman geçemedi.

    görev süresi boyunca başbuğ'un hedefinde, menfi fiil işlediği iddia edilenler ve bu konularda hakkında -kurumlardan onaylı- belgeler ortaya çıkanlar değil, o olayları dışarıya sızdıranlar yer aldı.

    göreve başladığı ilk günlerde, belkide yaşamının ve kariyerinin en büyük hatasını yaparak; kocaeli'nde görevli olan korgeneral galip mendi'yi, kandıra cezaevi'ndeki ergenekon sanıklarından hurşit tolon ve şener eruygur'u ziyarete gönderdi. bu tutumu, selefinin "tanırım iyi çocuktur" gafından daha da tehlikeli bir hareketti. açıkça hukuka göz dağı veriliyor, hakkında soruşturma açılanlara ise "yanınızdayım" deniliyordu ve bunu yapan bir ülkenin genelkurmay başkanıydı.

    albay dursun çiçek'in imzasını taşıdığı kriminal incelemelerde anlaşılan "irtica ile mücadele eylem planı" ortaya çıkmış ve sayın başbuğ, bu plana "kâğıt parçası" demişti. ancak zaman, bu planın kâğıt parçası olmadığını ortaya çıkardı.

    her yerde, toprak altından silah ve mühimmat çıkıyordu. bu mühimmatların seri numaraları mke'ye sorulduğunda ise mke: "orduya teslim edilen mühimmatlarla aynı seriden" cevabını veriyordu. poyrazköy'de çıkan mühimmatlar da bunlardandı ve başbuğ, bir law silahını eline alıp: "boru bu boru" demişti. ne gariptir ki, çok geçmeden başbuğ'un yine yanıldığı anlaşıldı. çünkü söylediği gibi o mühimmat bir "boru" değildi.

    döneminde, ergenekon soruşturması muvazzaflara kadar uzanmış, ayrıca emekli üst düzey pek çok general soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmıştı. halkın ve hukukun yanında olması beklenen general, ifadeye çağırılan askerlere arka çıkmış, özellikle saldıray berk konusunda işi adalete bırakmadan açıklamalar yapmıştı. ülkenin genelkurmay başkanı, üstü kapalı bir şekilde hukuka baskı yapmayı bir türlü bırakamıyordu.

    mit'in tespitlerine göre, subaylar arasında geçtiği iddia edilen bir konuşmada: "heronları düşürelim, çok zayiat veriyoruz" sözleri geçmişti. bu skandal patladığı zaman yeryerinden oynamış ve sayın başbuğ'dan tatmin edici bir açıklama beklenmişti. peki o ne yaptı? ses kaydında adı geçen tuğgeneral mustafa ilhan'ın insansız hava araçlarının bağlı bulunduğu diyarbakır'daki 8. ana jet üssü'ne komutan olarak atadı.

    başbuğ sessiz bir insan değildi; onun döneminde kuvvet komutanları hep susuyor o ise hep konuşuyordu. ancak ne gariptir ki, "bilgi sızdırdıkları için ceza alan ve ordudan atılanlardan" bahsettiği kadar "kağıt parçası, boru, heron, aktütün, dağlıca ya da pkk'lıları çoban zannedip dokunmayan veya kekik toplayan vatandaşları terörist zannedip öldürenlerle ilgili" bir türlü konuşamıyordu.

    ve hazin son!

    gidiyorsun ey komutan! kısa bir süre sonra yaptırdığın o muhteşem köşküne çekilecek ve ardında bıraktığın şu fotoğrafı denizden esen serin yellerin eşliğinde seyredeceksin... ama unutma "hesap sorucu olarak allah yeter!"
    5 ...
  29. 248.
  30. Ekonomisi tamamen dışa bağımlı hale gelsin diye bütün üretim, hizmet kalemleri özelleştirilmiş, Borsası tamamen yabancıların eline verilmiş ülkenin genelkurmay başkanı olarak göreve başlamıştır.

    milli egemenliğin öncelikli koruyucusu halk, sonrasında ise halktan oluşan ordudur. halkın iradesi bahsettiğimiz yabancı sermayeyle beslenen medya ve tarikatlar tarafından çok rahat manipule edilir hale gelmiş, Halktan oluşan ordunun manipulasyon içerisindeki halkına karşı hareket etme olasılığı kendi kendini bitirmesi demek olacağından ilker Başbuğ'un eli kolu bağlanmıştır. Bununla beraber gözünü karartıp "Milli egemenliğin" yeniden tesisi için elini masaya vursa bile bu sefer yabancı sermaye tarafından ekonomik sıkıntılara hapsedilecek ülkede olan yine Halka olacak, haliyle Milli egemenlik de ordu da kısa vadede güçlü hale gelse de uzun vadede yine kendi kendini yiyip bitirir hale gelecektir.

    O yüzden ilker Paşa'ya kimse kızmasın. Kızılacak kişiler kasıtlı bir şekilde iktisadi olarak ülkeyi bağımsızlığından alıkoyanlardır. Ülkeyi bu bağımsızlığından alıkoyanların Demokrasi, eşitlik teraneleri yapmaları ise hayli düşündürücüdür. Ulan bağımsız olmadan kiminle eşit oluyorsun? kime demokrasi götürüyorsun? bağımsız olmadan bunlar olur mu? Çok uluslu bir şirket ülkeme gelip emeğimi sömürmeye geldiği zaman benim işçim grevini yaparken demokrasiyi hala destekleyecek misin? O şirkete postayı koyup işçimin haklarını koruyacak mısın? Bir öğretmen "Milli egemenlik" kavramını gerçekten öğretmek istediği zaman ve çok uluslu şirketlere posta koyacak öğrenciler yetiştirmesine izin verecek misin yoksa o hocaya yapmadığını bırakmayacak mısın?
    Üniversitelerde Türban'a izin verilmesini demokrasi olarak nitelendirirken camilerde, gerçek islamın öğretilmesine o gavur sermayesi izin verecek mi? Dindarlara ne yapacaksın o zaman? Bu mudur bağımsızlık.

    Neyse konu dağıldı, AKPlilerin sikindirik çelişkileri yaz yaz bitmez.
    10 ...
  31. 247.
  32. makamının sefasını sürememiş , genelkurmaylık dönemini sıkıntılarla boğuşarak geçirmiş ve bu yüzden yüzünü gülerken göremediğimiz artık eski olacak genel kurmay başkanımız.
    1 ...
  33. 246.
  34. Benim ve benim gibi düşünenler için tam bir hayal kırıklığı yaratmış olan komutan. Oysa ki o sert görünüşünün altından neler neler çıkmasını bekliyordum. Kendi kadrosuna söz geçiremedi neredeyse. Allak bullak oldu. iktidarın orduyu yıpratma savaşı karşısında pek bir aciz kaldı. ilk olarak Mümtazer Türköne tarafından ortaya atılan "TSK'yı lağvedelim ve yeni bir ordu kuralım" tezlerine karşı hiçbirşey yapmadı. Böylece nihai amaçlarına ulaşmak için önlerinde en büyük engel olarak gördükleri orduyu yoketmek isteyenlerin karşısında aciz kaldı. Atılan iftiralara karşı sesini yükseltemedi. Kurmay kadronun olası her türlü savaş ihtimaline karşı senaryolar ürettiğini biliyoruz ama anlaşılan içten gelen tehdite ve tehlikelere karşı yeterli önlemleri almamışlar. Ayrıca kendilerine karşı atılan iddiaların da cevapsız kalması insanların kafalarında soru işareti oluşmasına neden oldu. Nitekim Türkiye kamuoyu hala insansız hava aracı Heron'ların PKK'ya zarar vermesini engellemeye çalışan bir üsteğmenin bir albay'la konuşması var mı yok mu, öğrenemedi.

    PKK'nın Dağlıca, Aktütün ve Gediktepe'deki askeri mevzilerimize baskını sırasında görevini yapmayan komutanlar oldu mu ve olduysa bu komutanlar hakkında neler yapıldı öğrenilmedi.

    Bütün bu konular içinde en korkuncu 19 Temmuz 201o akşamı Çukurca - Hantepe'ye yapılan PKK Baskını'ndan, komuta kadememizin haberdar olduğu halde gerekli müdehalede bulunulmadığı iddiasıdır. Bu iddia da ilker BAşbuğ tarafından karşılıksız bırakıldı. Umarız ki yeni Genelkurmay Başkanımız bu iddiaları yanıtlar. Ama Başbuğ bu kadar pasif kalınca aklıma bu adamlar bunu neresinden kıstırdı ki ağzını bile açamıyor diye düşündüm.
    Pekçoğumuz gibi...
    3 ...
  35. 245.
  36. sert basın açıklaması yapıp, medyayı fırçalamaktan ileri gidemeyen adam. özkök varken büyükanıt'ı, büyükanıt varken, başbuğ'u, şimde de koşaner'i bekliyoruz.
    3 ...
  37. 244.
  38. 26. genelkurmay başkanı.

    talihsiz bir döneme rast geldiğinden dolayı şansızdır. emri altında vazife yapan ve bu ülkenin gerçek bir demokrasi ile yönetilmesini isteyen ihbarcı subayı ve askeri muvazzafların görevlerini suistimal ettiklerini ve hadlerini aştıklarına dair gazete de yayınlanan darbe planlarını kamuoyuna sunan taraf gazetesini ''hainler'' olarak yaftalayan; askeri görevli. bu göreve haiz olmadan önce gazetelerde ağlama duvarı önünde çekilmiş bir fotoğrafı gündemi epey meşgul etmiştir.
    2 ...
  39. 243.
  40. genelkurmay başkanı olmasını sevinçle karşıladığım ama olduktan sonra hiçbir icraatını göremediğim askere karşı bu kadar operasyon yapılırken sesi çıkmayan paşalar kafalarına sıkarken mevzide eyilen genelkurmay başkanı
    ne demişti toroğlu benim genelkurmay başkanım kodumu oturtacak.
    (bkz: masaya yumruğunu vurmak)
    1 ...
  41. 242.
  42. an itibariyle bulunduğu genelkurmay başkanlığı makamını yaklaşık bir buçuk ay sonra kara kuvvetleri komutanı ışık koşaner'e devredecek olan, çok karışık ve zor bir dönemde genelkurmay başkanlığı yapmış olduğu kabul edilmesi gereken komutandır.
    1 ...
  43. 241.
  44. hatayda yanlışlıkla öldürülen 3 yaşlı amcanın hesabını vermesi gerekendir.
    2 ...
  45. 240.
  46. görev süresi boyunca en büyük savaşını bir gazeteye karşı vermiş türk ordusunun komutanı. gazetenin tirajıda 20 bin falan herhalde.
    1 ...
  47. 239.
  48. tsk tarihinin en başarısız genelkurmayı olmaya adaydır. uğur dündar'a verdiği son ropörtajdan öğrendiğimize göre çok koyu bir chp'lidir. halbuki askerin siyasetle alakası olmamalı. bunun acısını yıllardır çok feci bir şekilde yaşadık. genelkurmay başkanı dahil hiç bir subay siyasetle ilgilenmemeli. bütün başarısızlığı bundan kaynaklanıyor.

    açıkça söylemedi ama ima ettiği şey şudur: "akp iktidarını başarısız göstermek için teröre karşı kılımızı kıpırdatmıyoruz". evet açıklamalarından çıkan tek sonuç budur.

    be birader şehit olan bu çocuklardan bir tanesi senin çocuğun olsa yine aynı şeyleri mi söyleyecektin?

    heron'ların yakaladığı görüntüleri işleme koymayan ve göz göre göre karakol baskınına izin veren rütbeli kim, açıklasana.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük