hrant dink

entry983 galeri85
    256.
  1. ölümüyle herkesi vicdanlı yapmış ermeni asıllı türkiye vatandaşıdır. "ermeni olmak" nasıl oluyor çok merak etmekteyim, benim bildiğim "ermeni doğulur"... hepimiz ermeniyiz ile derdiniz varsa yunanlara hepimiz türk'üz, türklere hepimiz filistinliyiz dedikleri için de bir zahmet tepki gösterin, sonra konuşalım...
    4 ...
  2. 255.
  3. ölümüyle herkesin bir cinayeti kınamasını sağlamış bir insan. *
    3 ...
  4. 254.
  5. ölümüyle herkezi ermeni yapmış ermeni asırlı türk vatandaşıdır.*
    2 ...
  6. 253.
  7. ermeni soykırımı, resmî tarih söylemi, kabul ve inkar dayatmasının yanlışlığı, inkâr ya da ikrâr değil idrak aşaması, türkiye toplumu gerçeği bilmiyor, doğruyu öğrenme vakti, bürosundaki atatürk fotoğrafı, ermenilerin bütün dünyaya karşı öfkesi, sadece türkiye'nin değil abd, almanya ve fransa gibi güçlerin ahlâk problemi, ermeni sorununun mezeleştirilmesi, vicdanî muhasebe, ermenilerin varlıkları ve dağılan aileleri ile bir belge teşkil etmeleri, ermeni kelimesinin son 30 yılda küfür haline getirilmesi, ermeni dölü diyen bakanların olması gibi çeşitli konularda bir fransa kanalı olan tv5'te 24h00 adlı programda bir mülâkat vermiş türkiyeli ermeni gazeteci.

    http://www.videoara.com/video.asp?id=541

    dailymotion yasaklıysa izleyemeyebilirsiniz.*
    1 ...
  8. 252.
  9. katledildikten sonra "katil devlet" diye bağıranları haklı çıkarmış türkiyeli ermeni gazeteci, yazar, abim.

    ali öz: iğci'ye söyleyin konuşmasın
    http://taraf.com.tr/haber.asp?id=8384

    dink davasında yeni skandal
    http://aktifhaber.com/news_detail.php?id=167041

    öğretmene hrant dink sürgünü
    http://aktifhaber.com/news_detail.php?id=175368

    hayal'in avukatını tutan "hatırlı kişi" ortaya çıktı
    http://taraf.com.tr/haber.asp?id=13404

    katile poster "ödül aldı"
    http://taraf.com.tr/haber.asp?id=13140

    dink vurulurken polis oradaymış
    http://taraf.com.tr/haber.asp?id=13219
    5 ...
  10. 251.
  11. Cinayet, soruşturma, dava hakkında olmayacak bu entry. haberlerde olimpiyatlar için çine giden ekiple röpartaj yaparlerken aklıma geldi. Eğer bir atlet olsaydı, ya da güreşçi, ya da ne bileyim işte, türkiyeyi olimpiyatlarda temsil edecek bir sporcu, ya da kaleci, santrafor, penaltı falan kurtarsaydı.Şimdi toprağın altında olan değil, omuzlarda taşınan bir beden olurdu.
    5 ...
  12. 250.
  13. Zaptiyenin ortbas musambasiyla degil Agos gazetesiyle sarsinlar cenazemi (yazimda bazi problemler olabildiginden bkz. http://www.karakutu.com/News3287/ )

    acinin icinde ve aciya bitamamiye ortak olabilmek o ve ailesiyle birlikte.. bunun duzyazi anlatamaz diye dusunuyorum.. cunku duz yazilar genelde kelimelerin ve cumlelerinden toplamindan biraz fazla olabilir... duygulari izah etmek anlatmak, hakkalyakin yasamak ancak siirle mumkun.. bu nedenle Hrant Dink in vefatindan sonra Agos ta da yayinlanmis, kaynanayan ve tasan duygulari ve bunlarin icindeki dinginligi en iyi siirlestirenlerden biri olduguna inandigim Cahit Koytak in bir siirini buraya yazmak istiyorum.

    /////////////////////////////

    Sevgili eşine yazdığı o, yürekleri dağlayan mektubuyla bu şiire esin veren Rakel Dink Hanımefendi’ye…

    seni tanımıyordum, Hrant,
    yeterince tanımıyordum, evet,
    fakat gördükten sonra o gün
    küskün bir çocuk gibi orada,
    kaldırımda,
    yüzükoyun uzanmış, öyle büyük,
    destansı,
    öylesine tıpatıp kendine, özgürlüğe,
    hak edilmiş onura benzeyen bir
    erinçle
    uyurkenki resmini,

    hani, yalnız kendine değil, hayır,
    ölecekse, ölümü, iyi, güzel ve doğru
    bir şeyler uğruna olsun isteyecek
    herkese,
    yani her ölümlüye benzeyen
    güzellikte…
    ve kuşkusuz, en çok da, mahallenin
    bıçkınlarıyla, efeleriyle
    baş edemediği için
    hırsından gizli gizli ağlayan,
    kendi yüreğini kemiren,
    gün günden budandığını,
    yontulduğunu
    ve lokma lokma yutulduğunu
    hisseden
    mahallenin sessiz çocuklarına
    güç veren dirilikte uyurkenki resmini
    gördükten sonra o gün,

    artık diyorum ki, kendime:
    vursalardı beni de, Hrant gibi,
    ben şahsen, zaptiyenin
    örtbas muşambasıyla değil, hayır,
    Agos gazetesiyle
    örtsünler isterdim cesedimi;

    Agos gazetesiyle örtsünler, ne fark
    eder,
    yalnızca, senin gibi, perçemim,
    potinlerim,
    bir de - biraz iş çıksın diye
    yoksul şairciklere,
    çömez muhabirlere -
    benim de potinlerimdeki
    iki romanesk delik
    görünecek biçimde…

    ki, böylece, resmin geri kalan kısmını
    güvercinler doldursun!
    senin o, isa Peygamber’inkini andıran
    yakışıklı alnını
    kanatıncaya kadar duvara vura vura
    sonunda kalbimizde açmayı
    başardığın
    mucizevi gedikten
    gökyüzüne saçılan güvercinler...

    hani şu, sen susunca, senin o
    koskocaman,
    o, Tanrının eliyle okşanmışçasına
    sıcak
    olduğu anlaşılan yüreğinin sesini,
    ‘sessizliğin sesi’ni, sonsuzluğun sesini
    açıkça işitilir kılan,
    daha gür, daha beyaz,
    daha cesur kanat vuruşlarıyla
    gökleri çatırdatan
    ‘tedirgin güvercinler’...

    seni tanımıyordum, fazlaca
    tanımıyordum, fakat
    vursalardı beni de, Hrant Dink,
    senin gibi,
    her şeyi göze alıp, cenaze namazımı
    Tanrı’nın ‘Meryem Ana’ evinde
    o evin avlusunda
    kılsınlar isterdim, ‘bizimkiler’!
    kılsınlar, ne fark eder?
    kılsınlar ki, böylece, Tanrı’yı
    bir mülk gibi
    çitlerle çevirmeye kalkışan ferisiler
    bütün mülklerin, mabetlerin
    O’na ait olduğunu bilsinler!

    seni tanımıyordum evet,
    tanımıyordum, fakat
    seni, öyle haksız, öyle mızıkçılıkla
    oyundan çıkarılmış bir çocuk
    gibi gördükten sonra, dostum,
    büyük kalkış gününde
    aynı oyuna çağırılan iki kafadar gibi
    kalkıp da koşabilmek için
    sana komşu mezardan,
    belki daha cesur, daha kanatlı şeyler,
    delice mizansenler hayal etmeli
    ve diyebilmeliyim ki,

    vursalardı beni de, senin gibi,
    bu yaşlı şakağımdan,
    benim de, o güvey uykusunun
    tadından,
    o gençlik, güzellik uykusunun
    tadından
    adını, kimliğini unutan cesedimi
    bir ‘karambol’ eseri
    Balıklı Mezarlığı’na defnetsinler
    isterdim;
    üstümü de, meselâ, Lavtacı
    Nazaret’in,
    Hamparsum’un, Nikolaki Ağa’nın
    iyi cins bir vatan toprağı gibi demli
    ve bir rast semai gibi ağır, kederli
    ‘ermeni’ toprağıyla örtsünler!
    evet, evet örtsünler, ne fark eder?

    örtsünler ki, böylece, efeliğin şanını,
    kanın ve kanla karılmış gücün
    verdiği sarhoşluğu burada
    kurtlara, çakallara, şahinlere bırakıp
    büyük göç katarına katılmasını bilen,
    yani senin gibi, Hrant Dink,
    şakaklarında ve potinlerinde delik,
    ama boyunlarında
    ne haç, ne ay yıldız,
    ne süleymanın mührü,
    simurgunu arayan bütün kanatlıların,
    bütün ‘tedirgin’ sakaların,
    bülbüllerin, çayırkuşlarının
    ve güvercinlerin
    orada, ‘eskilerin’ sözüyle,
    ‘sınıfsız ve devletsiz’,
    çitsiz ve çepersiz çayırlarında,
    ebediyetin,
    kendi soylarına soplarına boş verip,
    sabah akşam yalnızca
    Tanrının adını yücelttiklerini
    öğrensin zeolotlar!

    ve simurgun gökçe diriliğini,
    gökçe doğurganlığını,
    ölülere yaşama, taşlara kanatlanma
    tadını veren bir neşide olarak
    eklediklerini
    sabah akşam ötüşlerine…

    CAHiT KOYTAK, 26 Ocak 2007
    “YOKSULLARIN VE ŞAiRLERiN KiTABI’

    Agos
    Hrant'ın Ardından Sayi:567-09 Şubat 2007
    0 ...
  14. 249.
  15. 19 ocak 2007 tarihinde gerçekleştirilen suikastini müteakip, parisin büyük ve ünlü meydanlarından birine, üzerinde resmi bulunan dev bir pankart yerleştirilmiş ve bu pankartın üzerine "1.500.000 + 1" yazılmıştır.
    0 ...
  16. 248.
  17. tablosu öldükten sonra basın müzesinde yer almış, politik bir suikaste kurban gitmiş agos gazetesi yazarıdır. güvercin tedirginliğiyle ayrıldı aramızdan fakat cinayeti ikinci osman'a kadar(!) yolu olan ergenekon soruşturmasında yer almadı...
    müzedeki tablosu serap çota imzalıdır.
    1 ...
  18. 247.
  19. bu ülkenin farklılıklara ihtiyacı varsa işte böyle farklılıklara ihtiyacı vardır insanıydı.

    Katili satılmış basındır. Önce pis kandan girip, çoğu basın yayın organında söz hakkı tanınmayarak, tanındığında da anlaşılmasını engellemek için herşey yapılarak hedef gösterilmiştir. Katil ne ogün samastdır ne de ona tetiği çektirendir.* katil, basının ta kendisidir.
    0 ...
  20. 246.
  21. ürkek bir güvercindi, öldürdük..
    0 ...
  22. 245.
  23. halen insanlara meşru gösterilmeye çalışılıyor.. keşke öldürülmeseydi kahraman oldu şimdi, ülkenin imajı sarsıldı, öldürülmeseydi de türk kanına zehirli dediği için yargılanıp cezasını çekseydi gibi saçma sapan insanlıktan uzak yazılar okuyorum halaa ve kıçımla gülemiyorum malasef.. hiç tanımama rağmen öldürüldükten sonra objektif bir araştırmadan sonra hrant dink i koruyamamanın suçluluğunu hissettim kendimde.. sadece adını bilmeme rağmenülke bir umudunu daha kaybetti ve bizim elimiz kolumuz bağlı kaldı diye kendimden tiksindim...

    ayrıca türk kanına zehirli iddaalarına karşı o yazının bir bölümü.. belki sizlerde suçluluk hissedersiniz.

    "ermeni diasporasi, ermeniler ve asala yillar boyunca yaptiklariyla/soyledikleriyle turk halkinin kalbine oyle kin tohumlari ektiler ki; 'ermeni' kelimesi dusman, 'ermeni dölü' sifati orospu cocugu anlamina gelmeye basladi. turk halkinin damarlarinda akan bu kin ve nefret dolu kanin bosaltilmasi ve yerine doldurulacak temiz kan -yani iyi niyetli normal dusunceler- bu nefret tohumlarini eken ermenistanin ve ermeni diasporasinin yapabilecegi birseydir. bunu yaptigimiz takdirde ermenistan ve ermeniler icin daha huzurlu bir yasam ortaya cikacaktir. tabii turkler icin de" .
    0 ...
  24. 244.
  25. 243.
  26. bayrağımızı yakan, insanlarımızı katleden, karabağ'dan hala çıkmayan ermenileri bağrımıza basmamıza rağmen, yavuz hırsız karşısındaki ev sahibi konumuna düştüğümüzü farkettiren yüce insan.
    3 ...
  27. 242.
  28. öldürülmesi hoş değildir fakat kendisi kahraman hiç değildir,millet değerlerine saldıran hakkında davalar açılan sonra tek kurşunla kahraman olan yada oldurulan ölü insan.
    (bkz: sanal kahraman)
    (bkz: geçmişi unutan aptal)
    2 ...
  29. 241.
  30. Sarı gelin türküsüyle özdeşleşmiş aydın.

    Bizi affet Hrant!
    Seni senden dinleyemedik.
    Körleşmiş bir dostluğu tetiklemeye çabaladığını bilemedik.
    Bizi affet Hrant!
    Seni katillerden daha az sevdik.
    Emeğe yüzü olmayan kollarımızla öldürdük seni.
    Bizi affet Hrant!
    Seninle hiç diyaloğa girmedik
    Seni, sokakta konuştuğumuz yalanlarda öğrendik.
    Bizi affet Hrant!
    Kaldığımız yerden bir adım olsun ilerleyemedik.
    Yıllarca utanacağımız bir cinayet işledik.
    Bizi affetme Hrant!
    Biz bu lafları henüz sana söyleyemedik.
    Tek bir vûcut halinde şu kelimeleri ardından dökemedik.

    by.dionysos
    2 ...
  31. 240.
  32. 239.
  33. kendisini dövmek için konferansına gidenlerin konferans sonrası hüngür hüngür ağladıkları, hrant' a sarıldıkları görülmüştür. o kadar da vicdanlı bir insandı. bizden biriydi, kardeşimizdi. allah gani gani rahmet eylesin, umuyorum cinayetinin hesabını soracağız türkiye olarak.
    0 ...
  34. 238.
  35. kendi başlığının altına yazmayı düşünmüştüm görüşlerimi ama böyle tesadüf etti;

    (bkz: azinliklar yuzunden kotulukleri elestirememek/#3376417)
    0 ...
  36. 237.
  37. --spoiler--
    Dink Cinayetinde Bir itiraf Daha:
    Üstlerimiz Biliyordu!

    Son yaşanan gelişme, Hrant Dink'in katledileceğinden, dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Albay Ali Öz ve istihbarat Şube Müdürü Yüzbaşı Metin Yıldız'ın da haberlerinin olduğunun mahkeme tutanaklarına yansımasıdır.

    Hrant Dink cinayetine ilişkin bilgileri, Dink cinayeti sanıklarından Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun iğci'den öğrendikleri halde hiçbir işlem yapmadıkları iddiası ile yargılanan Jandarma Başçavuş Okan Şimşek ile Jandarma Uzman Çavuş Veysel Şahin mahkemede; "...Albay Ali Öz ve ... Yüzbaşı Metin Yıldız'ın olduğu toplantıda ihbarı anlattık. Albay Ali Öz 'bunu sonra özel görüşürüz' dedi ve konu kapandı" şeklinde ifade verdiler. Şimşek ve Şahin ayrıca; Hrant'ın katledilmesinden sonra da, albay ve yüzbaşının kendilerinden Coşkun iğci'yi "ihbarı bildirdiğini kimseye anlatmaması" için uyarmalarını istediğini söylediler.

    Şimşek ve Şahin'in mahkemeye verdikleri bu ifadeler üzerine, albay ve yüzbaşının hemen gözaltına alındıkları ve sorgulandıkları düşünülmesin. Çünkü böyle bir şey yaşanmadı. Basına, albayın açığa alındığı haberleri yansıdı. Böylesi bir gelişmeye rağmen, halk "açığa alındı, görevden alındı" haberleri ile oyalanmak isteniyor. Ne görevden alması, hemen tutuklanması gerekir.

    Elbette, niyet Hrant'ın katledilmesinin arkasındaki gerçekleri açığa çıkarmak olmadığında, niyet katliamda sorumluluğu olanları cezalandırmak olmayınca katliamda sorumluluğu açığa çıkanlar da tutuklanmıyorlar, sorgulanmıyorlar.

    AKP iktidarı, "Ergenekon çetesini çökerttikleri" propagandası yapıyor. işte, albayın ismi çıkmış, neden gözaltına aldırıp tutuklatmıyorsun, Hrant'ı katlettirenler "Ergenekon" değil mi?

    Hayır tersine, AKP de, Genelkurmay da Hrant Dink cinayetinin arkasındaki gerçekleri saklamak konusunda hemfikirler. Ortaya çıkan gerçeklerin üzerini örtmek için, el birliğiyle çalışıyorlar.

    Hrant Dink cinayeti davasının özü, yargılama değil, uyutmadır. Mahkeme, halkı uyutmak için açılmıştır, gözaltına alınanlar, tutuklananlar hepsi katliamın üzerini örtmek içindir.

    Dün dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek'in, istanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü'nün cinayetteki sorumlulukları açığa çıkmıştı, bugün bu açığa çıkan isimlere, Albay Ali Öz'ün ismi de eklendi. Fakat, bu isimler de en üstteki isimler değildir. En üstteki isimler gizli de değildir, açığa çıkan isimleri hiyerarşik olarak takip etmek, en üstteki isimlere ulaşmak için yeterlidir.

    Bugün bu hiyerarşinin en üstünde Genelkurmay ve AKP bulunmaktadır. Dolayısıyla, Genelkurmay ve AKP Hrant'ın ortak katilleridir. Halk olarak bu katillerden açıklama bekliyoruz.

    Açıklayın: Hrant'ı nasıl katlettiniz? Nasıl Ermeni düşmanlığını geliştirdiniz, nasıl katliam çeteleri örgütlediniz, nasıl Hrant Dink'i katletme kararı aldınız, nasıl Valilik binasında tehdit ettiniz? Ve tehditlerle sindirmeyi başaramadığınızda nasıl katlettirdiniz?
    --spoiler--

    http://www.yuruyus.com
    1 ...
  38. 236.
  39. 235.
  40. akılda kalan son kareler: yerde yatan...ayakkabısının altı delik, üstü gazeteyle örtülmüş bir insan. öldürülmüş!
    3 ...
  41. 234.
  42. yargılanmasına neden olan yazıdan önce hem ismi hem cismi bilinen bir gazeteciydi.
    buralar hep dutluktu ama onun yazıları takip ediliyordu birileri tarafından.

    hatırasına hürmeten çay koyulmalıdır ama ona öldükten sonra sahip çıkanlara, onu kahraman yapanlara ve yok yere vatan haini ilan edenlere çay may yok.
    4 ...
  43. 233.
  44. ülkenin şanssız çocuklarından biriydi, ölümü de öyle oldu. din olarak azınlık, ırk olarak azınlık başlamıştı hayata bunlar yetmezmiş gibi birde öksüz ve yetim.
    hayata kaç sıfır yenik başladın hrant ahparik?
    müslüman ülkede, hristiyan, ermeni kökenli türk ve anadolu çocuğu birde öksüz yetim.
    anlattığın "su çatlağını buldu" hikayesini bu ülkede kaç kişi anlar sandın ki?
    ermeni diasporası için de kötüydün, yeri geldiğinde karşı çıktığın için, ülkemizdeki bazı kesimler için de kötüydün, yeri geldiğinde ırkına sahip çıktığın için. her insan ait olduğu ırkı sever, objektif olamaz kökeni söz konusu olunca, bu hassasiyet herkeste vardır ama sen bedelini çok ağır ödedin.
    yazık oldu sana, ayakkabının altındaki delik yetim ve öksüzlüğünün simgesiydi sanki.
    cansız bedenin yerde yatarken, polislere; "bırakın o benim babam" diye feryat eden kızının hali hala gözlerimin önünden gitmiyor. rahat uyu ahparik.
    1 ...
  45. 232.
  46. yargılanmasına neden olan yazısından önce ne ismi, nede cismi bilinmeyen gazeteciydi.
    buralar hep dutluktu o zamanlar.
    birde badem gözlüydü rahmetli.
    hatırasına hürmeten bir çay koyunda demlisinden içelim hep beraber.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük